19 Haziran 2009 Cuma 00:00
140 Okunma
İç politikamız, AB'den gelen talimatlarla şekillenmektedir
Özellikle AB sürecinde, dış politkada bağımsızlıktan vazgeçilerek "AB'den gelen talimatlar" doğrultusunda bir iç politika anlayışı ortaya konmuştur. ~|~

 

Ülkemiz AB yolunda taviz üstüne tavizler vermek zorunda bırakılmıştır. Türkiye'de tek gündem AB olmuştur. AB'ye üyelik hayali, "tek hedef" olarak gösterilmektedir. Bu yolda Anayasa'mızın üstünde bir "üst hukuk mercii" şeklinde altına imza atıp kabul ettiğimiz uluslararası anlaşmalar sözkonusudur.

AB, milletimizi azınlıklara bölmek istemektedir
"Tek millet" olarak yıllardan beri beraber yaşadığımız farklı etnik kökene mensup vatandaşlarımız, AB uğrunda, Lozan'a aykırı olarak "azınlık statüsü"ne sokulmak istenmekte; her etnik gruba kendi dilinde eğitim, TV yayını? vs. haklar gündem edilmektedir. Ki bütün bunlar, parçalanmamıza zemin hazırlamaktadır.

Suriçi devlet hedefi alenen bilinmektedir
Yine Lozan'a aykırı olmasına rağmen "ekümenik" sıfatını kullanan Fener Rum Patriği'nin nihai maksadının, İstanbul Suriçi'nde Vatikan benzeri bir oluşum meydana getirmek olduğu halk arasında konuşulacak kadar alenileşmiştir. Dahası, AB yolunda bunu kabul etmek zorunda bırakılmaktayız. AB, tarihi bir yalan olan Ermeni soykırımını tanımaz
isek; yani böyle bir katliam yaptığımızı kabul etmez isek, bizi arasına almayacağını ifade etmektedir.

Fırat-Dicle havzamız talep edilmektedir
AB şartları bağlamında, Fırat?Dicle havzamızın ve GAP bölgemizin yönetiminin uluslar arası bir kurula devredilmesi seslendirilmektedir. Öte yandan Güneydoğu bölgemizde dış güçlerle desteklenen terörist hareketler, açıkça devletimize meydan okumaktadır. Çekiç Güç'le tohumları atılan PKK'nın, ABD'den aldığı siyasi ve lojistik destekle hareket ettiği artık tüm dünyanın malumudur. Hiçbir hukuki dayanağı olmayan Irak işgalinde, tezkerenin reddine rağmen, ABD'ye hava ve kara sahalarımız açılmış, nihayet ABD güneydoğu komşumuz olmuştur. Yanıbaşımıza karton Kürdistan devleti oluşturulmuştur. Bu bağlamda iyi bilinmelidir ki, BOP'un nihai hedefi Türkiye'nin parçalanmasıdır.


SOSYAL DEVLET - MİLLİ DEVLET  /
Prof. Dr. Haydar Baş'ın kaleminden


SOSYAL DEVLET - MİLLİ DEVLET İÇİN NE DEDİLER

Ahmet Kaşamoğlu / Azerbaycan Bilimler akademisi
Avrupalı profesörler, Prof. Baş'tan akıl alıyor
Prof. Dr. Haydar Baş'ın eserlerini değerlendirirsek. "Sosyal Devlet Milli Devlet" ve "Milli Ekonomi Modeli" kitaplarının özü nereye dayanmaktadır diye düşünürsek şunu görmekteyiz: Prof. Dr. Haydar Baş'ın bu kitapları insanlık tarihine dayanır ve insanlık kültürüne dayanmaktadır. Bir şeye daha dikkatinizi çekmek istiyorum. Bu kitap dünyanın istifade edeceği bir kitaptır. Dünyanın farklı farklı ülkelerinden gelerek özünüz gördünüz ki burada, batılı bilim adamları diyor ki, "bizim, içimiz özümüzü yandırır dışımız başkalarını yandırır." Yani bizim içimizde de problemlerimiz çok demektedirler. Bu kongreye birçok bilim adamı Almanya'dan geldi. Bu akademisyenler, "Türkiye'deki siyasiler, gidip Avrupa Birliğinden ve Avrupa'dan ne yapalım diye sorunca Avrupalı profesörlerin de Prof. Dr. Haydar Baş'a soralım size cevap verelim" dediklerine orada şahit oldular. Bu da Prof. Dr. Haydar baş'ın ortaya koyduğu bu kitabın dünyanın kitabı olduğunu göstermektedir. Son olarak ifade etmek isterim ki, bu kongre dünyanın her yanında kan döküldüğü bir zamanda dünyayı daha iyi yönetmek mümkün demenin adıdır.

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100