Bu haber kez okundu.

IMF, ABD'nin elindedir
IMF'de en çok katılım payı veren ABD'nin söz hakkı en fazladır. Dünya Ticaret Örgütünde 134 ülke üye olmasına rağmen söz hakkı G7 lerin elindedir. ~|~

 

Toplantılara gidecek masrafları karşılama imkanı olamayan birçok ülkenin bu örgütteki söz hakkı sadece kağıt üzerinde kalmaktadır DTÖ'de en hayati kararlar G7 ülkelerinin gayrı resmi toplantılarda bir araya gelmesi sonucunda oluşturulmakta ancak bundan sonra geniş katılımlı resmi toplantılara formalite olarak taşınmaktadır.

Devletlere tuzak kurulmaktadır
Bu görüşmeler esnasında IMF ve DB'ye borçlu ülkelerin pek bir itiraz hakları da bulunmamaktadır.
Bu yeni anlayışta devlet tamamen yok edilmemekte ve küreselleşmenin önünü açması için bir jandarma gibi kullanılmak istenmektedir. Küreselleşmeye karşı oluşacak her türlü sivil itaatsizlik, grev ve tüketici boykotları gibi toplumsal demokratik hareketlerin devletler tarafından engellenmesi istenmektedir.
Aksi takdirde devletler küresel şirketler tarafından dava edilecek ve büyük tazminatlar ödemek zorunda bırakılacaklardır. Özet başlıklar halinde Milli Devlet ve Küreselleşme meselesinin mukayesesini şöylece yapmamız mümkündür:

Küreselleşme, kapitalizmin ürünüdür
Küreselleşme fikri, kapitalizmin bir ürünüdür. Bilindiği gibi kapitalizm ekonomiyi, "Sınırlı kaynaklarla, sınırsız ihtiyaçların karşılanması" olarak tanımlar. Kaynaklar sınırlı, ihtiyaçlar da sınırsız olunca, gelişmiş ülkelerdeki sermaye ve güç sahipleri, kaynakların tüm insanlara yetmeyeceği saplantısından hareketle, dünyadaki bütün kaynaklara göz dikmişlerdir. Sömürgecilik bu mantığın neticesidir.
Milli Devlet ise, gücünü ve milli ideallerini Milli Ekonomi Modeli'nin esaslarıyla şekillendirir. Milli Ekonomi Modeli, ekonomiyi, "Sınırsız kaynaklarla, sınırlı ihtiyaçların karşılanması" olarak tanımlar.
Mantıken düşündüğümüzde insan, kullandığından ve yediğinden çok daha fazlasını üretme kabiliyetine sahiptir. Yine insan, ihtiyaçlarını karşılama konusunda, tek bir seçeneğe sahip değildir, bir çok alternatiften yararlanabilir. Bu da kaynakların sınırsız olduğunu net olarak göstermektedir.

SOSYAL DEVLET - MİLLİ DEVLET  /
Prof. Dr. Haydar Baş'ın kaleminden



SOSYAL DEVLET - MİLLİ DEVLET İÇİN NE DEDİLER

Prof. Dr. Vugar Seidov / Budapeşte Üniversitesi, Macaristan
Milli Devlet'in Avrupa'da elçisi olacağım
"Sosyal Devlet Milli Devlet" kongresi son derece önemli bir kongredir. Gelecekte daha önce Almanya'da yapılan Milli Ekonomi Modeli kongresi gibi bir kongrenin tekrar Avrupa'da yapılmasını istiyorum. Beni Avrupa'da bir elçiniz olarak kabul ederseniz bundan büyük şeref duyacağımı ifade etmek isterim.  Prof. Dr. Haydar Baş'ın "Sosyal Devlet Milli Devlet" tezi son derece cesur bir girişimdir.
Bu kongre küreselleşme hegemonyasını kıracak bir girişimdir. Bilim dünyasının sahip çıkıp, istifade etmeleri gereken bir modeldir. Bu model teorik bir temeli olan ve pratikteki yolları da açıkça göstermiş yeni bir modeldir. Tez bana özet halinde getirildiğinde, hayran kaldım ve defalarca okudum. Bu kongreyle birlikte yeni bir devlet anlayışının doğuşuna sahne oluyoruz.
Bu model, diğer devletlere karşı ekonomik sömürü politikaları uygulayan güçlerin ayaklarını adeta yerden kesmiştir. Tezin ve modelin tüm dünyaya açılıp uygulamaya geçirilmesi için birlikte hareket etme ve çalışma çağrısında bulunuyorum.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100