Bu haber kez okundu.

IMF, pek çok ürünün üretimini yasaklayarak Milli tarıma zarar vermektedir
Gelişmiş ülkeler, az gelişmiş ülkelere Dünya Bankası ve IMF kanalı ile yaptıkları tavsiyelerde "milli tarım"a büyük zarar veren, yetiştirilen pek çok ürünün üretimini yasaklayan, çiftçiye ve tarıma yapılacak yardımları tamamen ortadan kaldıran, kısacası, tarımı yok eden ve tarım ülkelerini dahi tarım ürünleri konusunda dışarıya bağımlı ve pazar haline getiren projeler sunmaktadırlar. ~|~

 

Türkiye tarımda dışarı bağlı hale geldi
Türkiye örneğinde de gördüğümüz gibi; bu programların uygulanması, IMF kanalı ile alınacak krediler karşılığında mutlaka uygulanması zorunlu kaidelerdir. Nitekim Dünyanın kendi kendine yeten yedi tarım ülkesinden biri olan Türkiye, IMF kredileri alabilmek için yapılan kısıtlamalar ve getirilen kotalarla, gelinen noktada neredeyse tüm ürünlerini dışarıdan ithal eder hale gelmiştir. Geçmiş yıllarda tütün, buğday, şeker pancarı, çay, mısır vs. ürünlerin ekimine getirilen ciddi kısıtlamalar halen devam etmektedir.

10 milyon insan tarladan uzaklaştırılacaktır
Ülkemizde 1932 yılında buğday ile başlayan taban fiyat uygulaması,1992 yılında 26 ürüne çıkartılmışken;
5 Nisan 1994 yılında alınan kararlarla başlayan süreçte önce destekleme "hububat, şeker pancarı, tütün ve çay ile sınırlandırıldı"; bu arada tarım satış kooperatiflerinin hazineden aldığı desteklere de son verilerek tarım tamamı ile sahipsiz bırakıldı. AB direktifleri doğrultusunda hazırlanan 2013 Stratejik
Kalkınma çerçevesinde 10 milyona yakın kişinin tarım sahasından çıkarılması hedeflenmektedir. Gelişmiş ülkeler ise tarıma çok yüksek oranlarda destek vermekte; böylelikle hem gelişme yolunda olan geri kalmış ülkelerin kalkınmaları için gerekli olan tarımsal alandaki rekabet şansları ellerinden alınarak kalkınmaları engellenmekte, hem de işsizliğin bu ülkelerde artmasına sebep olunmaktadır.mdadır"

SOSYAL DEVLET - MİLLİ DEVLET  /
Prof. Dr. Haydar Baş'ın kaleminden



SOSYAL DEVLET - MİLLİ DEVLET İÇİN NE DEDİLER

Prof. Dr. Cahit Babuna / İstanbul Ünv. emekli öğr. üyesi
Yepyeni ufuklar açmaktadır
Demokrasi  DEMOS ?HALK VE KRASİ?  İDARESİ demektir. Yani kısaca halka   hizmet için  kurulan devlet manasını taşımaktadır. Ancak  şu ana kadar kurulan demokrasilerde devamlı olarak halkın adına ve sosyal devletten yana konuşulmakta, ancak dünyanın hiçbir yerinde tam manasıyla bir sosyal Devlet henüz  fiilen kurulamamıştır. Çünkü sosyal devletin kurulması için bazı fikir ve zihniyet uygulama zeminlerinin  hazırlanması gerekmektedir. Öte yandan Sosyal Devlet, sosyal görüşleri olan Milli Devletle ancak kurulabilir. Küreselleşme sistemi, olanca  gücü  ve ağırlığıyla tüm dünyayı tam manasıyla sermayeyle işgal etme çabasındadır. AB ülkeleri de Türkiye'miz de maalesef günümüzde bu sisteme bağlanmış ve onun içinde yer almaktadır. Böylece Ülkemiz de faiz ve borç yükü altında  ezilmektedir. Onun  için onların tümü kenara itilip yepyeni  bir ekonomik modelin uygulanması gerekiyor. Bu yeni modelle, halka dönük ve halk için, insana dönük  bir sisteme ?idari  modeline geçmek  gerekiyor. Bu yeni yönteme de PROF.DR. HAYDAR BAŞ  tarafından  yazılan  "SOSYAL DEVLET ? MİLLİ DEVLET"  kitabı ile girilmektedir. Bu kitap yepyeni  sistemi  önermektedir. Yepyeni ufukları açmaktadır. Çünkü İnsana dönük bir MİLLİ DEVLET  idaresini ve SOSYAL EKONOMİ sistemini tarif etmektedir.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100