Bu haber kez okundu.

IMF'den yeni nasihatlar
IMF uzmanları hükümetlerde yurt dışında eğitim görmüş bakan bulunmasının, yabancı yatırımcılara güven verebileceğini öne süren bir araştırmaya imza attılar.  ~|~

 IMF Araştırma Birimi'nden ekonomist Antonio Splimbergo, "Yurt dışı eğitimden geçmiş bireyler ana vatanlarında demokrasinin teşvik edilmesinde bir rol oynuyorlar mı?" sorusunun yanıtını araştıran "Demokrasi ve Yurt dışında Eğitim" başlıklı bir çalışma raporu hazırladı. IMF'yi resmen bağlamayan ama kurum tarafından yayınlanan çalışma raporunun özetinde, "Büyük özel ve kamu kaynakları harcanmasına karşın, yurt dışı eğitim görmüş bireylerin ülkelerinde demokrasiyi geliştirdiklerine ilişkin sistemli kanıt bulunmamaktadır. Yabancı öğrenciler üzerinde 1950'den itibaren elde edilen verilerden yararlanarak görüldü ki, yabancı eğitim görmüş bireyler gerçekten ülkelerinde demokrasiyi teşvik ediyorlar, ama bu sadece dışarıda eğitim görmüş olma hakkının elde edildiği demokratik ülkelerde oluyor" denildi. Araştırmanın yurt dışında eğitim görmüş bireylerin hangi mekanizmalarla ülkelerindeki demokrasiye değişim getirdikleri konusunu ele aldığı belirtilirken şöyle denildi: "1. Yurt dışı eğitimli teknokratlar birçok ülkede 'kıt bulunan kaynaklardandır' ve demokratik rejim adına kendi tercihlerini empoze edebilirler, diğer bir deyimle, sadece bir ülkede orta düzeyde demokrasi olduğu için işi kabul edecek yurt dışı eğitimli bir bakan görevlendirme alternatifi olmayabilir. Ayrıca, yurt dışında eğitim almış bir bakan yabancı yatırımcılara güven verebilir. 2. Yurt dışı eğitimli liderler demokrasiyi ortaya çıkarmak ve eğitim gördükleri daha gelişmiş ülkelerdekine yetişmesini sağlamak için son derece motive görünmektedirler. Genel olarak liderlerin eğitim seviyeleri yapısal reformları ortaya çıkarma ihtimaliyle bütünleşmektedir.

3. Yurt dışında eğitim görmüş bireyler, anavatanlarında yeni düşüncelerin yaygınlaşmasına karşı baskının yapılması uygulamalarını daha güç kabul edebilmektedirler. 4. Bu kişiler, diktatörlük rejimle inin baskıcı etkinliklerini daha  aliyetli hale getirebilirler. Çün kü dış basınla daha kolay iletişime geçebilirler, dışarıdaki hükümetler nezdinde, ülkelerinde olumlu değişikliklere yönelik lobi faaliyetleri yapabilirler. 5. Dış eğitim uluslar arası demokratik toplumla ortak kimlik duygusunu da aşılamaktadır, bu ortak kimlik duygusunun son derece motive edici bir faktör olduğunu kanıtlamıştır." Çalışma raporunun "Yorum ve Sonuçlar" bölümünde, yabancı eğitimle, değer sistemlerine göre; batılı ülkelerin demokrasilerini güçlendirmeyi umdukları, sosyalist ülkelerin geleceğin sosyalist liderlerini yetiştirdikleri ve Müslüman ülkelerin ise İslami değerlere sahip okulları finanse ettikleri belirtildi. "Büyük kaynaklar yararlı harcandı mı?" sorusu sorulan raporda, çalışmanın yabancı öğrencilere ilişkin bugüne değin yapılmış, tüm dünyayı ve 50 yılı kapsayan en geniş veri tabanıyla gerçekleştirildiği belirtildi.

Yurt dışı eğitim ile anavatandaki demokratik gelişim arasında, yurt dışında "hangi" eğitimin alındığına göre bir "nedensellik ilişkisi" bulunduğu bildirildi. Toplumlarda "elitlerin" önemli değişikliklerden sorumlu oldukları, bunun tarihsel bir gerçek olarak kabul edildiği belirtilen araştırmada, "Bu çalışma, elitlerin aldığı yabancı eğitimlerin tarihin akışını nasıl etkilediğine ilişkin yeni bir kanıt sunuyor" denildi. 115 ülke liderinden 66'sının yabancı bir ülkede eğitim gördüğü, yurt dışı eğitimli lider oranının "gelişmekte olan" ülkelerde üçte ikiye ulaştığı belirtilen raporda, "Bu rakamlar, yurt dışında eğitim gören kişilerin, ülkelerinde çok büyük bir rol oynadıklarını açıkça gösteriyor" denildi. Araştırmanın "yurt içindeki" eğitimle demokrasi arasındaki ilişki ve tartışmaya da katkıda bulunduğu belirtilirken şöyle devam edildi: "Sunulan kanıtlar, yurt dışı eğitimin kalitesinin demokrasi için önemi olduğunu göstermektedir. Yurt dışı eğitimin bir ülkeye etkisi için uzun dönemli diğer değişkenlere de bakılmalıdır. Dışarıda eğitim almış kişiler, içeride eğitim almış kişilere oranla kat kat daha az bir kesimle sınırlıdır." Çalışmanın "21'inci yüzyılda iktidarın nasıl olacağı" tartışmasına katkıda bulunacağı da savunuldu. Önemli bilim adamlarının "diğer politik kurumlar üzerine dolaylı olarak etkide bulunan politik kurum olma yeteneği" şeklinde tanımladıkları, ideolojik ya da kültürel anlamda zora başvurmayan "uysal iktidarın (soft power)" gelecekte önemli rol oynayacağını tartıştıkları kaydedildi.
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100