Bu haber kez okundu.

İnsanların hakları vu hukukları çiğnenmektedir
BM 1945 yılında kurulduktan sonra 10 Aralık 1948 yılında Evrensel İnsan Hakları Bildirgesi kaleme alınmıştır. ~|~

 

1953 yılında ise Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi AİHS üretilmiştir. Bu sözleşme, 10 Mart 1954 yılında 6366 sayılı yasa ile TBMM tarafından onaylanarak ülkemiz tarafından da kabul edilmiştir. Uluslar arası hukukun sağlanması için çeşitli uluslar arası örgütlerde kurulmuştur; örneğin, Uluslar arası Adalet Divanı, Uluslar arası Ceza Mahkemeleri gibi... Ancak günümüzde her zamankinden daha fazla uluslararası sahada hukuk çiğnenmekte ve ayaklar altına alınmaktadır. Bunu daha çok örneklendirmek elbette mümkündür.

ABD, başka ülkelerin haklarını ihlal etmektedir
ABD'nin hiçbir hukuki temele dayanmadan Afganistan ve Irak'ı işgal etmesi, BM'de hemen hemen bütün ülkelerin kınamasına rağmen ABD'nin Güvenlik Konseyi'ndeki "veto hakkı"nı kullanmasından dolayı İsrail'in, Filistin ve Lübnan'da yaptıkları örnek gösterilebilir.
Yine 11 Eylül'den sonra ABD, sözde terörizme karşı BM'de ortak savunma mekanizmasını devreye koyarken; yıllardan beri ülkemizin mücadele ettiği terör örgütü PKK için aynı mekanizma işletilmemektedir. Yeri gelmişken ifade edelim ki, terörizm birkaç sapkın düşünceli insanın toplumlara kendi görüşlerini dayatmak için giriştikleri öldürücü eylemler değildir.

Binlerce sivil katledildi
Uluslar arası arenada terörün varlığı, onu ayakta tutan uluslararası finans ve silah desteğini zorunlu kıldığı gibi, terör örgütlerinin arkasında bazı devletlerin varlığına da işaret etmektedir.
Uluslar arası Ceza Mahkemesi'nde Nikaragua'da yaptıklarından dolayı yargılanan Nikaragualı Albay Edgar Chamorro şunları söylemektedir: "Bize sandistleri (Nikaragua'da yönetimi elinde tutan ABD karşıtı hükümet) yenilgiye uğratmanın tek yolunun CIA'in başka yerlerdeki komünist isyancılara karşı kullandığı yöntemleri uygulamak olduğunu söylediler; "öldür kaçır, soy ve işkenceden geçir." Pekçok sivil soğukkanlılıkla öldürüldü.


SOSYAL DEVLET - MİLLİ DEVLET  /
Prof. Dr. Haydar Baş'ın kaleminden


SOSYAL DEVLET - MİLLİ DEVLET İÇİN NE DEDİLER

Prof. Dr. Sekip Sokoloviç / Saraybosna Ünv./Bosna Hersek
Devletin imkanlarından herkes faydalanacak
Milli Ekonomi Modeli gelişmiş ülkelerin aracı olan yüksek vergiler, borçlandırma olmaksızın tüm kaynakları kullanarak insanların ihtiyaçlarını sağlayan bir araçtır. Sağlık reformunu içeren ekonomik özgürlük büyük farklılıkların üstesinden gelmek için çok gereklidir. Milli Ekonomi Modeli insanların yapay değil doğal ihtiyaçlarını karşılamak için gerçek ekonomi, sağlık ve eğitimi sağlar. Milli Devlet/Sosyal Devletin vazifesi toplumun başta eğitim ve sağlıklı olmak üzere bütün ihtiyaçlarını en üst düzeyde karşılamaktadır. Dışardan alınan kredilerle eğitim ve sağlık hizmetini doğru ve eksiksiz yapmak mümkün değildir. Kaldı ki alınan kredilerin nerede ve hangi şartlarda kullanılacağı da ayrı bir problemdir. Bir ülkenin sağlık öncesi yatırımları en üst düzeyde olmalı ki sağlık problemi en aza indirilebilsin. Milli Devlet sağlık sektörünün bütün imkan ve nimetlerini, aile hekimliğini, çevre sağlığını bakıma muhtaç, sahipsiz, kimsesiz çocukların , yaşlıların , emekli, dul ve yetimlerin sağlığını milli bir politika olarak halkına sunmaktadır. Ayrıca Milli Devlet/Sosyal Devlet işsizliği, fakirliği, yoksulluğu temelinden çözdüğü için bunların fert, aile ve toplum üzerindeki yan tesirlerini ortadan kaldırır.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100