Bu haber kez okundu.

İSMMMO: Ocak ve Şubat bütçe açığı dikkatle izlenmeli
İstanbul Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler Odası'nın (İSMMMO) raporunda, Ocak ve Şubat ayı bütçe açığının dikkatle izlenmesi gerektiği belirtilerek, bu dönemde kamu giderleri kontrol altına alınmazsa açığın durdurulmasının mümkün olmayacağı savunuldu ~|~

İSMMMO için Merkez Bankası, Hazine ve TÜİK verilerinden yararlanılarak hazırlanan ''2007 Yılı Türkiye'nin Risk Haritası'' başlıklı rapor yayımlandı.
Raporda, bugün gelinen noktada doğru adımlar atılmazsa önümüzdeki dönemlerde kriz doğurabilecek ekonomik ve sosyal sorunlara yer verilerek, aşırı değerli YTL, yüksek reel faiz, işsizlik, seçim ekonomisi ve oluşabilecek siyasi istikrarsızlık ile cari açık, krizi besleyen unsurlar olarak sıralandı.

Resmi rakamlarla Türkiye'deki işsiz sayısının 2,5 milyon görünse de gerçekte bunun daha yüksek olduğu tahminine yer verilen raporda, şu öneriler yer aldı:
''Türkiye'nin önünde sosyal bir yara ve kriz potansiyeli taşıyan işsizlik sorunun çözümü için 'istihdamı' teşvik edici politikalar uygulanmalı. Bunun için kaynak olarak TOBB tarafından da daha önce dile getirilen ve toplam 25 milyar YTL biriken İşsizlik Fonu kullanılabilir.
Kayıt dışı istihdamı önleyecek ekonomi politikaları gündeme getirilmedi. İstihdam teşviki kayıt dışının önlenmesinde önemli bir adım olabilir. Bu çerçevede vergi ve prim yükleri düşürülebilir. Çalıştırılan işçi sayısına bağlı olarak prim ödeme oranları gündeme gelebilir.

Aşırı değerli YTL, Türkiye'yi ithalat cennetine çevirmiş durumda. Bu da dış ticaret açığını ve cari açığı besliyor. Bu nedenle ithalat talebi kontrol altında tutmalı.
Ocak ve Şubat ayı bütçe açığı dikkatle izlenmeli. Bu dönemde kamu giderleri kontrol altına alınmazsa açığın durdurulması mümkün olmayacak. Cari açığın krize yol açmamasında kamu harcamalarının kısıtlanması ve bütçe açığının belli seviyede tutulması önemli rol oynuyor. Bu nedenle seçim ekonomisi uygulamalarına bir an önce son verilmeli.''

''Türkiye dış şoklara dayanıksız''
Raporda, zamanında ve gerekli adımlar atılmazsa Türkiye'de krize neden olabilecek ana sorunların; aşırı değerli YTL ve yüksek reel faiz, işsizlik, cari açık ve seçim ekonomisi olduğu belirtildi.
Aşırı değerli YTL'nin, Türkiye'yi dış şoklara karşı dayanıksız kıldığı ifade edilen raporda, geçen Mayıs ayında dünya piyasalarına bağlı olarak yaşanan sarsıntının, aşırı değerli YTL'nin aslında ne kadar güçsüz olduğunu ortaya koyduğu kaydedildi.
Dalga öncesinde yüzde 14'lere kadar gerileyen Hazinenin ortalama iç borçlanma faizlerinin yüzde 22'lere tırmandığı, piyasayı ürkütmemek için Türk hükümetinin yabancıların Hazine iç borçlanma kağıtlarından vergi almaktan vazgeçtiği belirtilen raporda, ''Sadece Mayıs ayında çıkan para 4 milyar doları buldu. Bu örnek de gösteriyor ki yüksek reel faiz politikasından vazgeçmez ve gerçekçi kur politikasına dönülmezse, Türkiye 'dış şoklar' karşısında dayanıklı olamayacak. Komşumuz İran ile ABD arasında yaşanan gerginlik ise dış şokların çok da uzak olmadığını gösteriyor'' görüşüne yer verildi.
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100