Bu haber kez okundu.

İşveren ve işçiden kesilen para işsizliği artırıyor
Ülkemizde paranın yılda 16 kez elden ele dolaştığını düşündüğümüzde; işçiden kesilen her 1 birimlik pirim, ekonomide 16 birimlik bir tüketim ve buna bağlı üretim daralması oluşturmaktadır. Bu daralma da kapasite kullanımında azalmayı ve işçi çıkarımlarını beraberinde getirmektedir. ~|~

 

İşsizlik fonu uygulaması işsizliği artırıyor
Ülkemizde İşsizlik Fonu son yıllarda uygulamaya konmuştur. Fonda 2006 Nisan ayında 19.298.349.394.450 katrilyon TL para bulunmaktadır. Sözkonusu fonda toplanan paralar, işçi ve işverenden kesilen primlerden oluşmaktadır. Ne kadar ilginçtir ki, işsizlik fonunun devreye konması yukarıda izahını yaptığım açıdan olaylara baktığımızda ki, ?doğrusu budur? işsizliği daha da arttırmıştır. Eğer bu para, dar gelirli kesimden alınmamış olsa idi. Bir yılda 16 misli tüketim artışı olacak, buna bağlı olarak da üretim artacağı için yeni iş alanları ve istihdam oluşturacaktı.

İşçilerden yapılan kesintiler tüm toplumu etkiliyor
Sosyal Güvenlik kesintileri adı altında özellikle işçiden alınan prim veya vergiler, bu kesimin gelirlerini olumsuz yönde etkilemektedir. Dolayısıyla kendi ihtiyaçlarını karşılamakta yetersiz kalan bireylerden oluşan bir ekonomide yaşanan resesyon, toplumun bütün kesiminin sosyal güvenliğini tehdit etmektedir.

Sağlıklı tüketim olmadan işsizlik çözülmez
Tüketim artışı yetersiz olan ekonomilerin yeterli istihdam üretmesi beklenemez. En büyük sosyal risk de elbette işsizliktir. Sosyal Devlet/Milli Devlet'in tarif ettiği "Sosyal Devlet" anlayışının finansmanına değinmeden önce şunu da belirtmek gerekir; vatandaşların tamamının her hangi bir ücret ödemeden Sosyal Güvenlik'ten istifade etme hakkı vardır. Devletin sağlayacağı sosyal güvenliğin maddi karşılığı, hane halklarını normal geçim çizgisinin üzerinde yaşatacak ve hiç kimseye muhtaç olmadan hayatlarını devam ettirecek düzeyde olmalıdır.


SOSYAL DEVLET - MİLLİ DEVLET  /
Prof. Dr. Haydar Baş'ın kaleminden


SOSYAL DEVLET - MİLLİ DEVLET İÇİN NE DEDİLER


Prof. Dr. İbrahim Arslanoğlu / Gazi Üniversitesi Öğretim Üyesi:
Milli Devlet, fakir fukarayı koruyacak
Milli devlette eğitim, devletin görevleri arasında olduğundan eğitimin finansmanı devlet tarafından karşılanacaktır. Ne yazık ki, bugün devletin burs imkanları kasıtlı olarak sınırlı tutulduğu için Türk gençlerine dışarıdan desteklenen bazı cemaatlar veya Hıristiyan misyonerleri ile işbirliği içinde olan kuruluşlar tarafından burslar verilmektedir. Bu doğrudan doğruya ülke gençlerinin yabancıların  denetimine alınması anlamına gelmez mi? Batı'nın milli devleti, zenginlerin çıkarlarını korurken köklerini Türk tarihinin derinliklerinden alan Prof. Baş'ın milli devleti, fakir ve  fukarayı koruyacaktır. Milli devlette mal, can, namus ve din güvenliği sağlanmakla kalmayacak ayrıca bireyler insanca yaşayabilecek asgari gelir sahibi de yapılacaklardır. Milli devlette üretim ve tüketim için sıfır faizli kredi verilerek vatandaşa fırsat eşitliği sağlanacaktır. Ayrıca üreticiye pazar imkanı da devlet garantisinde olacaktır. Milli devlet, bu imkan ve garantiyi "tüketim yanlısı analiz" ile  milli ekonomi modeli ile sağlayacaktır.  Sosyal devlet projeleri ile donatılmış milli devlette, şimdi olduğu gibi Türk toplumunun gıda güvenliği sömürgecilerin insafına bırakılmayıp bütün vatandaşların gıda ihtiyacı karşılanarak topyekün hayat seviyesi yükseltilecektir

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100