12 Mayıs 2009 Salı 00:00
76 Okunma
Kapitalist anlayışlarda devlet, küresel güçlerin çıkarına çalışmaktadır
Üretimle para kazanmanın yerine, para ile para kazanmayı teşvik eden kapitalist modeller, faizi, sistemlerinin merkezine oturttuğu için, gelir dağılımında büyük uçurumların olması kaçınılmazdır. ~|~

 

Bu sistemlerde devletlerin, ekonomilerdeki ağırlığı azaltılırken; global sermaye sahipleri adına vatandaşlarından topladığı vergi gelirlerini bu sermaye gruplarına faiz ödemeleri adı altında aktaran devlet anlayışları ortaya çıkmıştır.

Devlet ile çokuluslu şirketler yer değiştirmektedir
Özelleştirme adı altında ise devletlerin en kârlı ve stratejik kurumlarının, piyasa değerinin çok altında satılmasıyla; devlet ile çokuluslu şirketler yer değiştirmektedir. Global şirketler, satın aldıkları bu kurumlar vasıtasıyla ülkenin zenginliklerini kendilerine aktarırken; bu gelirlerden mahrum kalan milletler ise, açlık sınırının altında yaşamaya zorlanmaktadırlar.

Bir tarafta küresel zenginler bir tarafta bir doları bulamayanlar
Yukarıda değindiğimiz üzere global firmaların ciroları hatırı sayılır büyüklükteki devletlerin GSMH'sından daha fazla bir noktaya gelmiştir. Burada bizim dikkat çekmek istediğimiz nokta, bazı firmaların neden çok kazandığından ziyade, dünyadaki gelir dağılımındaki çarpıklıktır. Bir tarafta trilyon dolarlar ile oynayanlar, diğer tarafta ise "bir dolar"ı dahi bulmakta zorlananlar olduğu sürece, dünyada sosyal huzurun oluşması imkansızdır. Milli Devlet'in ekonomi modelinde paraya ve devlete getirdiği tarif ve yüklediği görevler, gelir dağılımında dengesizliği ortadan kaldırmaktadır. Zira, adil bir gelir dağılımını sağlamak, Milli Devlet anlayışında devletin asli görevlerinden biridir. Milli Devlet, her vatandaşının aynı gelir seviyesinde olmasını hedeflemez. Önemli olan, fertler arasındaki servet ve gelir uçurumlarının kapatılması ile, en üst gelir grubu ile en alt gelir grubu arasında belli bir dengenin olmasıdır. Özellikle en alt gelir grubunda bulunan bireylerin asgari bir gelire sahip olmaları gerekir. Bu gelir, onların kimseye muhtaç olmadan yaşamalarına imkan tanımalıdır.


SOSYAL DEVLET - MİLLİ DEVLET  /
Prof. Dr. Haydar Baş'ın kaleminden


SOSYAL DEVLET - MİLLİ DEVLET İÇİN NE DEDİLER

Prof. Dr. F.R. Grabau / Magdeburg Üniversitesi?Almanya
Bu tez kimseyi hayal kırıklığına uğratmayacak
Almanya'da "Sosyal harcamalar bütçenin % 18'idir ve yetersizdir. Konumumuzu korumaya çalışıyoruz ama bu mümkün gözükmüyor. Almanya yüksek vergiler konusunda lider. Mali kurumlar güçlü vergi sistemini savunmaktadır. Bu da Alman vatandaşlarının yüksek vergilerin altında ezilmesi sonucunu doğurmaktadır.
Hâlbuki Prof. Dr. Baş'ın Sosyal Devlet?Milli Devlet tezinde, sosyal devlet projeleri çerçevesinde vatandaşa kaynak aktarılması isteniyor. Bu son derece doğru bir yaklaşımdır. Prof. Dr. Haydar Baş'ın "Milli Ekonomi Modeli" tezinde ifade ettiği "belirli bir gelirin altındakilerden vergi alınmaması" formülünü destekliyorum.
Prof. Dr. Haydar Baş çarpıcı son eseri, "Sosyal Devlet ? Milli Devlet" ile devletlerin dış boyunduruğa girmeden kendi gücüyle nasıl ayakta durabileceğini açık bir şekilde ortaya koymuştur.  Almanya için de modelin sahibi Prof. Dr. Haydar Baş'tan yardım istememiz gerekeceği kanaatindeyim. Özellikle "vatandaşlık maaşı" Alman vatandaşlarının da yarasına merhem olacak ve Almanya'daki tartışmalara ışık tutacaktır. Model, yalnızca Türk vatandaşlarına karşı değil, tüm dünya insanlarına karşı sorumluluk taşıyor.

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100