02 Eylül 2008 Salı 00:00
112 Okunma
Kapitalizm borçların sürdürülmesini ister
Liberal anlayışlar hükümetlerin önüne borçları ödeyecek bir modeli değil, borçların sürdürülmesi adı altında bu esaret zincirini devam ettirecek anlayışları koymaktadır. Bu durum ülkemiz için de farklı değildir. Bu çarpık anlayışa birkaç süslü kelime ile sanki bilimsel bir görüntü kazandırılmaktadır. ~|~

 

Borcun milli gelire oranı şu rakamı geçmezse problem olmaz, faiz dışı fazla belli bir oranın üstüne çıkarsa gelecek yıllarda borç yine döndürülebilir gibi... Dikkat ederseniz bütün bu ifadeler bu ülkelere para satanların parasını korumaya yöneliktir. Toplumun çıkarlarını korumaya yönelik değildir. Dolayısı ile vergi konusunda her şeyden önce tespit etmemiz gereken nokta toplanan vergilerin ne amaçla kullanılacağı sorusudur.
Milli Ekonomi Modeli'mizde her şeyden önce maliyetsiz para modeli hayata geçirileceği için bütçe giderlerinde faiz ödemeleri diye bir kalem olmayacaktır. Toplanılan vergilerin az bir kısmını halkına hizmet olarak sunan devlet anlayışından, topladığı vergiden daha fazlasını halkına hizmet olarak sunan bir sosyal devlet modeli hayata geçirilecektir.

MEM'de devletin tek geliri vergi değildir
Bu konuyu devlet bahsinde ifade etmiştik. Devletin gelirlerinden sadece bir tanesi vergidir, senyoraj gelirleri, ticari işletme gelirleri devleti, halkından topladığından daha fazlasını halkına hizmet olarak sunabilecek konuma getirmektedir ama her şeyden önce sıfır faiz harcaması olmazsa olmaz şarttır. Yani sadece maliye politikası değil onunla iç içe doğru bir para politikası da şarttır. Şimdi cevabını aramamız gereken soru kimlerden hangi oranlarda vergi alınacağı sorusudur. Çünkü vergi bir taraftan tüketimi kısarken diğer taraftan da üretimi kısmakta ve üretim maliyetlerini yukarı çekmektedir. Önce vergi oranlarının tüketimi nasıl etkilediğine ve kimlerden vergi alınması gerektiğine bakalım.

Milli Ekonomi Modeli'nin sahibi /
BTP Genel Başkanı Prof. Dr. Haydar Baş


MİLLİ EKONOMİ MODELİ İÇİN NE DEDİLER


Prof.Dr. Sabden Orazalı / Kazakistan İktisat Enstitüsü
MEM'de birleşmeliyiz
Geçenlerde uluslararası bir konferansa katılmıştım. Orada G8 ülkelerinden üst düzey temsilciler katılmıştı. Bu toplantıda konuşulan sorunlar gündeminde Orta Asya'nın ilaç niyetine bile adı geçmedi. Ben kürsüde sıram geldiğinde dedim ki; Orta Asya'da 100 milyonu aşan nüfus yaşıyor. Hayat şartları, ekoloji, uyuşturucu madde trafiği ve başka birçok sorunları sıraladım. Ama neymiş beyefendilerin gündemlerinde yokmuş. O toplantıda ne mi görüştüler? G8 ülkelerindeki kuş gribi, G8 ülkelerinin enerji hammaddelerinin ülkelerine güvenli bir şekilde ulaştırılması ve eğitim. İşte sadece bu üç sorunu görüştüler. Bunun için biz kendimiz milli ekonomi modelinin oluşturulması ile meşgul olmazsak hiç kimse bizim için başını ağrıtmaz. Bu yüzden mademki Milli Ekonomi Modelini inşa etme gayesini konsept olarak destekliyoruz; o zaman daha fazlasını yapmalıyız. Bu bağlamda birleşmemiz gerektiğini söyleyen bilim adamlarını destekliyorum. Evet, birleşmemiz gerekir. Prof. Dr. Haydar Baş tarafından geliştirilen Milli Ekonomiyi geliştirme modelinin model kanun olması için ve her yerde geçerli olması için mücadele etmeliyiz.

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100