Bu haber kez okundu.

Kapitalizm insanı ?iktisadi insan' olarak görmektedir
Milli Devlet insan haklarında yepyeni bir açılımı hayata geçirmektedir. Gerek emniyetler konusuna, gerekse hürriyet ve sosyal hakların bütününe getirilen yepyeni bakış açısı ile Milli Devlet, insan haklarının, adaletin, toplumsal barışın, huzurun, güvenliğin olduğu bir hayatı yeryüzüne indirmektedir. ~|~

 

Kapitalizm, mutlu bir azınlığın ekonomi sistemidir
Kapitalist modelin üzerine inşa edildiği insan tarifi, kendi çıkarlarını en üst düzeye çıkarma amacı güden homo economicus (iktisadi insan)'dır. İnsanın çıkarlarını esas kabul eden kapitalizm zaman içerisinde mutlu azınlığın ihtiraslarına cevap veren bir ekonomi modeli olarak karşımıza çıkmıştır.

Yanlış bakış açısı, Kapitalistleri karamsar yapmıştır
Kapitalizme göre ihtiyaçlar sınırsızdır. Kapitalist ekonominin kuramcıları, başta Malthus gibi karamsar ekonomistler olmak üzere "ihtiyaçları sınırsız, kaynakları sınırlı" gördükleri için nüfusun belli bir oranda tutulmasına gayret göstermişler; böylece doğum kontrolleri, bu ekonomi modellerinin bir sonucu olarak karşımıza çıkmıştır. Gerçek olan şudur ki; insanın yemek, içmek, ısınmak, giyinmek, barınmak vb. çok karmaşık olmayan sınırlı ihtiyaç kalıpları varken; bu ihtiyaçları karşılamak için dünya üzerinde binlerce bilinen ve bilinmeyen kaynak mevcuttur.

Kapitalizm ihtiyaçlarla ihtirasları karıştırıyor
İhtiraslar ile ihtiyaçları karıştıran kapitalizm, insana hizmet etmek yerine eziyet etmektedir. Kapitalizmin insan hakkında bu kadar yanılmasının en temel sebebi insanı tanıyamamasıdır. İnsanı akıldan ibaret gören kapitalizm, insan ile eşyayı birbirine karıştırarak, madde ile ilgili dengenin insanda da olduğunu zannetmiştir. Tabiattaki fizik kimya kurallarının aksine insanın iç dünyasında sürekli bir mücadele ve değişim söz konusudur. Batı dünyasında son yıllara kadar IQ (intelligence quality) zihinsel kaliteden bahsedilirken, daha yeni duygusal zekanın (emotion quality) varlığı dile getirilmektedir.


SOSYAL DEVLET - MİLLİ DEVLET  /
Prof. Dr. Haydar Baş'ın kaleminden


SOSYAL DEVLET - MİLLİ DEVLET İÇİN NE DEDİLER

Prof. Dr. İrina Hundt / Almanya, Dresden Üniversitesi
Borçlanmadan kalkınmak mümkün
Prof. Dr. Baş'ın Milli Ekonomi Modeli, sadece sömürülen halkları ve devletleri değil, aynı zamanda sömürenleri de dengeye taşıyacak kuşatıcı bir model ve tam bir denge ekonomisidir. Bu modelin ülke idaresine yansıması olarak oluşturulan Sosyal Devlet?Milli Devlet tezi, öyle bir ekonomi yönetimi ortaya koyuyor ki, hem millet zenginliğe kavuşuyor, hem devlet güçleniyor, hem üreten sermayedar memnun kalıyor, hem de tüketen kesim güçlendiriliyor. Devlet, halkına hizmet edecek sermayeyi, yabancılardan temin edilecek kredilerle değil, bizzat kendi emisyon hakkını devreye koyarak elde ettiği için, hem devlet sermayesizlikle kıvranmıyor, hem de milletin sırtına maliyet binmiyor, borç yükü binmiyor. Devlet ve millet arasında dengeyi sağlayan bu formül, işyerlerinde işveren ve işçiler arasındaki münasebetleri de dengeleyen bir mikro model getiriyor. Böylece hem makro planda hem de mikro planda adalet ve etik esaslar, mülkiyet, emek ve hak ekseninde kendiliğinden oluşuyor. Bu muhteşem ahenge başka hiçbir yerde rastlamak mümkün değildir. Prof. Haydar BAŞ tarafından formülize edilen Milli Devlet/Sosyal Devlet tezinde de ekonomik ahlakın öneminden sitayişle bahsedilmiştir.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100