Bu haber kez okundu.

Kapitalizm kadını ucuz işgücü olarak görmektedir
Kapitalist dünyanın kadına bakışını anlamak için, kapitalist düşüncenin temellerini yeniden değerlendirmemiz gerekir. Kaynakları sınırlı gören kapitalizm, üretime odaklanmıştır. Üretimi arttırmanın yolunun maliyetleri düşürmekten geçtiğine inanan kapitalizm, işçi ücretlerini düşük tutacak uygulamaları desteklemiştir. ~|~

 

Hiçbir zaman tam istihdamın sağlanmadığı bu sistemde, eksik istihdam veya doğal işsizlik oranları, ekonomiler için faydalı algılanmıştır. Emek talebinin yetersiz olması, yani işsizliğin ortaya çıkması, işçi ücretlerini düşürecektir. O yüzden dikkat edilirse kapitalist modellerin uygulandığı ülkelerde işçi ücretleri, asgari geçim sınırında konumlanır. Liberal?kapitalist modeller, kadının özgürleştirilmesi için onun aile ortamından topluma çekilmesini savunurlar. Burada çok önemli bir noktaya dikkat çekmemiz gerekir; kapitalizm, kadını toplumun içerisinde olmaya davet ederken, onu çalışma ortamına davet eder. Liberal anlayışlara göre kadının özgürleşmesi için fabrikalarda çalışması ve üretime katılması gerekir.

Bu yüzden Batı toplumunda birazdan değineceğimiz örneklerde de görüleceği üzere, kadın, sanayide ve üretimde yüzyıllardan beri en ağır şartlarda yer alarak sözde özgürleştirilirken;
aynı Batı dünyasında İngiltere, Almanya ve ABD'de, 20.yüzyılın başına kadar Fransa ve İtalya'da daha 50 yıl öncesine kadar kadının siyasi hakları yoktu. Liberal?kapitalist anlayışlara göre kadının özgürleşmesi demek, onun çalışma ortamına dahil edilmesi demektir. Yoksa bu özgürlükten maksat, kadının siyasi haklar edinmesi, iktisadi olarak kimseye muhtaç olmayacak bir gelire devlet tarafından kavuşturulması veya sosyal faaliyetlerin ve organizasyonların içinde olması değildir.



SOSYAL DEVLET - MİLLİ DEVLET  /
Prof. Dr. Haydar Baş'ın kaleminden


SOSYAL DEVLET - MİLLİ DEVLET İÇİN NE DEDİLER


Prof. Dr. Cornelia Versreegh / Amsterdam Üniversitesi, Hollanda
Problemleri doğmadan çözüyor
Prof. Dr. Haydar Baş'ın Milli Devlet-Sosyal Devlet anlayışında her devletin ve halkların kendi Milli imkanlarıyla kalkınması öngörülmektedir. Aksi taktirde küresel faktörlerin bağımlısı olmaktan kurtulamazlar. Sayın Baş bu tezi ile her devletin ve ulusun bağımsızlığını esas almaktadır.
Sosyal Devlet modelinde her devletin kalkınması mümkün olacağı için ülkeler arasında dengeleri bozacak sayıda yoğun işçi transferine ihtiyaç olmayacaktır. Ayrıca Millet Devlette Avrupa vatandaşlığı gibi bir takım zorlamalara da gerek yoktur. Haydar Baş bu yaklaşımı ile problemleri olduğu yerde çözerek zorlama çözümlere ve müdahalelere imkan vermemektedir.
Avrupa sosyal eşitsizliklerini nasıl çözebilir? Sosyal sistemine akıttığı 'kıt' kaynakları nasıl yeniden dağıtabilir? Avrupa bu soruların cevabını arıyor, halen daha bulabilmiş değil...
Sayın Haydar Baş, Avrupa birliği anlayışının topluma sosyal adalet getiremeyeceğini ayrıca bu birliğin Milli Devletlere meydan okumak olduğunu çok öncelerden görmüş olacak ki bütün projelerini insan üzerinden sistemleştiriyor.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100