06 Haziran 2009 Cumartesi 00:00
145 Okunma
Kardak krizi de Mehmetçiğin kazandığı zaferlerdendir
Kardak krizinde, Türk askerinin onurlu tavrı da yakın tarihimizdeki TSK zaferlerindendir. ~|~

 

Yunanistan'ın, Türkiye'nin uyarılarına rağmen Kardak kayalıklarına asker çıkarması üzerine, Türkiye'nin de derhal ona bitişik kayalıklara asker çıkartmasıyla verilen karşılık; TSK'nın, gerektiğinde hiçbir güçten çekinmeksizin ülke savunması için askeri müdahaleye girişebileceğini, tüm dünyaya Kıbrıs zaferinden sonra bir kez daha ispatlamıştır.

AB, güçlü Türk ordusunu zayıflatmak istemektedir
Bugün, azgelişmiş ve gelişmekte olan dünya milletlerinin "ulus devlet" ufku ve umudu olması bağlamında, en önemli örneğin Türkiye olmasında, dış güçlerin baskısına karşı her an savunmaya hazır ordusunun payı büyüktür. AB'nin, üyeliğimiz önünde TSK'yı bir engel olarak göstermesi, esasında devletin güvencesi olan güçlü orduyu zayıflatmak içindir.

AB'ye göre, Türk askeri Kıbrıs'ta işgalcidir
AB, aynı gerekçe ile, KKTC'nin garantörü olan Türk askerini "işgalci" diye niteleyerek adadan çekilmesini istemektedir. Öte yandan ABD, NATO içerisinde her bakımdan diğer üye ülkelerden asker sayısı ve savunma gücü olarak çok daha fazladır. Özellikle 11 Eylül saldırılarının arkasından askeri yatırımlara daha da önem veren Amerika Birleşik Devletleri'nin savunma bütçesinde ciddi artışlar olduğunu ifade etmiştik. Başkan G. W. Bush, 2002 yılı başında ABD'nin Savunma bütçesinin bir önceki yıla göre yüzde 13 arttırılmasını kongreye önermişti. Bu artış, yaklaşık 48 milyar tutuyordu. Sadece bu artış miktarı bile, Fransa'nın toplam savunma bütçesini geçiyordu.

11 Eylül bahanesiyle Batı hızla silahlandı
AB ülkeleri de 11 Eylül saldırılarından sonra, sözde terörle daha etkili biçimde mücadele edebilmek için yeni yasal önlemler aldılar. Bu önlemler, AB ülkelerinin tamamında geçerlidir. 11 Eylül, NATO bünyesinde de Savunma konusunda değişikliklere yol açtı. İlk defa işletilmeye koyulan 5. Madde ile, yapılan saldırılar, tüm NATO ülkelerine yapılmış sayılacak ve müttefikler, uygun görecekleri yollarla ABD'ye destek olacaklardı.


SOSYAL DEVLET - MİLLİ DEVLET  /
Prof. Dr. Haydar Baş'ın kaleminden


SOSYAL DEVLET - MİLLİ DEVLET İÇİN NE DEDİLER

Prof. Dr. Vugar Seidov / Budapeşte Üniversitesi, Macaristan
Bilim dünyası bu teze sahip çıkmalı
"Sosyal Devlet Milli Devlet" kongresi son derece önemli bir kongredir. Gelecekte daha önce Almanya'da yapılan Milli Ekonomi Modeli kongresi gibi bir kongrenin tekrar Avrupa'da yapılmasını istiyorum. Beni Avrupa'da bir elçiniz olarak kabul ederseniz bundan büyük şeref duyacağımı ifade etmek isterim.  Prof. Dr. Haydar Baş'ın "Sosyal Devlet Milli Devlet" tezi son derece cesur bir girişimdir. Bu kongre küreselleşme hegemonyasını kıracak bir girişimdir. Bilim dünyasının sahip çıkıp, istifade etmeleri gereken bir modeldir.
Bu model teorik bir temeli olan ve pratikteki yolları da açıkça göstermiş yeni bir modeldir. Tez bana özet halinde getirildiğinde, hayran kaldım ve defalarca okudum. Bu kongreyle birlikte yeni bir devlet anlayışının doğuşuna sahne oluyoruz. Bu model, diğer devletlere karşı ekonomik sömürü politikaları uygulayan güçlerin ayaklarını adeta yerden kesmiştir. Tezin ve modelin tüm dünyaya açılıp uygulamaya geçirilmesi için birlikte hareket etme ve çalışma çağrısında bulunuyorum.

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100