16 Eylül 2009 Çarşamba 00:00
256 Okunma
Küresel kriz, sel gibi yıkıp geçti

Aralık 2000'de ABD'de başlayan küresel kriz, yatırım bankası Lehman Brothers'in 15 Eylül 2008'de çökmesiyle dünya krizi olmaya başladı. Kriz, bir yılda dünya ekonomisini sel gibi yıkıp geçti.
~|~

 

Küresel mali krizin fitilini ateşleyen ünlü Amerikan yatırım bankası Lehman Brothers'ın iflasının üzerinden tam bir yıl geçti. Bu süreç dev finans kuruluşlarını birbiri ardına yıkımın eşiğine getirdi.

Yaklaşık 20 aydır dünya ekonomisini yıkıma uğratan ve Aralık 2007'de ABD'de başlayan küresel ekonomik krizin etkileri aynen sürüyor. Krizin 'küresel'leşmesi ise ünlü Amerikan yatırım bankası Lehman Brothers'in 15 Eylül 2008'de çöküşüyle birlikte oldu. Bu çöküşle birlikte başta Türkiye olmak üzere Avrupa ve Asya ülkeleri 'durgunluğa' girmeye başladı.

Tarihler 2008 yılının Eylül ayının ortalarını gösterirken, finans piyasalarının gittikçe derinleşen krizin etkilerinden sıyrılabilmesi ve piyasaların rahatlatılması amacıyla Amerikan finans dünyasının önde gelen isimleri New York'ta bir araya geldi. Dönemin ABD Hazine Bakanı Henry Paulson, daha sonra görevi ondan devralacak olan Timothy Geithner, uluslararası yatırım bankaları Goldman Sachs ve Morgan Stanley'nin yönetim kurulu başkanları bu toplantıda hazır bulundu. 14 Eylül Pazar akşamı toplantıdan çıkan karar kamuoyuna açıklandı: Wall Street'in en büyük aracı kurumlarından Merill Lynch, Bank of America'ya satılacaktı. Bank of America'nın Yönetim Kurulu Başkanı Ken Lewis, kameralara kendinden emin bir ifadeyle şu açıklamayı yapıyordu: "İşimizin çok zor olduğunu biliyoruz, ancak biz de tam olarak bu konuda iyiyiz. Dünyanın en iyi devir işlemiyle, yine dünyanın en iyi finans hizmetleri kurumunu oluşturacağız."

Piyasalara bomba etkisi
Ancak, bu sözler mali piyasaları sakinleştirmedi. Zira sadece bir gün sonra, 15 Eylül 2008 Pazartesi günü dünyanın en köklü yatırım bankası Lehman Brothers'ın iflas ettiği haberi piyasalara bomba gibi düştü. Wall Street, daha piyasalar açılmadan güne 300 puanlık kayıpla başladı. Deneyimli borsacı Arthur Cashin bir yıl öncesini şu sözlerle anlatıyor: "O sabah içeri girdik, her şey bana 1987 yılının Ekim ayını hatırlatıyordu. Gözlerinizi açıyorsunuz ve o gün tüm dünya piyasalarının yerle bir olacağın biliyorsunuz. O günün büyük bir tehlike olduğunu bile bile çalışmaya devam ediyorsunuz."
158 yıllık finans devi Lehman Brothers, iki dünya savaşı atlatmış, 1929 yılındaki Büyük Buhran'da bile ayakta kalmayı başarmıştı. Ancak son yıllarda portföyünün büyük bölümü riskli, tutsat destekli menkul kıymetlerden oluşan banka, krizin etkilerini hissettirmesiyle birlikte zora girmişti. 

Lehman Brothers niye kurtarılmadı?
Amerikan yönetiminin Lehman Brothers'ın iflasına seyirci kalması birçok eleştiri aldı. Finans dünyasında o günden bu yana "Henüz altı ay önce yatırım bankası Bear Stearns kurtarılırken, Lehman Brothers'ın iflasına nasıl izin verilebildi?" sorusu soruluyor. Wall Street çalışanları bu konuda şu görüşte: "ABD yönetimi kime yardım edip etmeyeceğini artık seçmeye başlamıştı. Bu aşamadan sonra serbest piyasa ekonomisinden söz edilemez. Bu normal bir süreç değildi. Süper güçlerin, kime yardım edilmesi, kimin iflasa terk edilmesine karar verdikleri bir süreçti. Bear Stearns'a yardım ettiler, ancak Lehman Brothers için hiçbir şey yapmadılar."

Krizin bilançosu
Finans sisteminde büyük bir yıkım yaratmakla sınırlı kalmayan kriz, son 30 yılın en büyük durgunluğunu beraberinde getirdi. 7 milyon kişi işini kaybetti, 1 milyon gayrimenkul icra yoluyla satışa çıkarıldı, yaklaşık 26 milyar dolarlık tasarruf zarar gördü.
Daha büyük bir felaketi önlemek için yalnızca ABD değil, Avrupa'da vergi mükellefleri, trilyonlarca dolarlık yükü omuzlamak zorunda kaldı. Önlem paketlerinde sözü edilen,  bankaların spekülasyonlarına son verecek, uluslararası mali denetleme kurumlarının oluşturulması için ise henüz somut adım atılmadı. Büyük ekonomiler krizde toplam 10 trilyon dolar harcadı. Krizde, en çok harcamayı ABD ve İngiltere yaptı. İngiltere'nin yaptığı harcamalar gayri safi yurtiçi hasılasının yüzde 94'ünü, ABD'nin ise yüzde 25'ini teşkil ediyor. Bu da İngiltere'de kişi başına 30 bin sterlin (50 bin dolar), ABD'de ise 10 bin dolar harcama yapıldığı anlamına geliyor. Özel mali sektörün varlık silmelerinin toplamı 4 trilyon doları bulurken, bankacılık sektörünün 10 yıllık karını buharlaştıran bu büyük varlık silmeler, bankaların sermaye yapısını tekrar oluşturarak, borç verir hale gelmelerini de zorlaştırdı.
Dünya ekonomisinin bu yıl yüzde 2,3 (1 trilyon dolar) küçülmesi bekleniyor. Dünya ekonomisinin normalde yüzde 2 büyüdüğü düşünülürse, durgunluktan kaynaklanan kayıp 2 trilyon doları buluyor.
Öte yandan, hükümetler, büyümeyi artırmak için teşvik fonlarına milyarlarca dolar aktardılar.

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100