Bu haber kez okundu.

Küreselleşme dinlerarası diyalogu
* Dinler arası diyalog projesi ile milletlerin kendi inançlarından kopartılarak kimliksiz ve sömürgeci güçlere karşı "milli dirençten yoksun" hale getirilmesi, ~|~

 

* Kendi dillerinin kullanımı yerine İngilizce kullanımını eğitim ve öğretime sokulması,
* Yabancı kültürlerin propaganda aracı olan yabancı film ve belgesellerin yayınlatılması,
* Sivil Toplum kuruluşlarının NED'lerden yardım almasının önündeki engellerin kaldırılması ve bu kuruluşların halkın inkültüre edilmesi için kullanılması?

Amaç dünyayı mutlu azınlığın kontrolünde tutmak
Bu ve benzeri talepler ve uygulamalar ile, gerçekte yapılan ve yapılmak sitenen, dünyanın daha iyi ve yaşanılabilir bir hal alması değil; aksine dünyanın çeşitli milletleri, açlık sınırının da altında yaşam mücadelesi verirken, dünyanın kontrolünün mutlu bir azınlığın eline geçmesidir.

Ulus devletler tasfiye ediliyor
Bunun sonucu 'ulus devlet'lerin tasfiye edilerek dünyada kaosun hakim olmasıdır. Bu yeni dönemin adına esasında 'kaos üzerine kurulu bir düzen' de denilebilir.
Globalleşme süreci, sadece geri kalmış veya kalkınmakta olan ülkeleri değil, aynı zamanda kalkınmış kabul edilen ülkeleri de bu global odaklara borçlu hale getirmiştir. Bu durum, ABD ve AB ülkeleri için de böyledir. Örneğin 2006 yılı sonu itibarı ile ABD'nin toplam borcu 8.672 trilyon doları aşmış (Editörün notu: Şu anda bu rakam 10 trilyon doları aştı) ve hızla artmaya devam etmektedir.

Devletler zorunlu harcamalarını bile kısıyor
Bugün gelinen noktada görünen o ki, devletler, her geçen gün Sosyal Güvenlik harcamalarını kısmak zorundadırlar. Kamu harcamalarını azaltmak, yatırımlarını nerede ise sıfırlamak zorundadırlar; ama diğer taraftan daha fazla, daha da fazla vergi toplamak ama bu vergiyi başta dolaylı vergiler olmak üzere sıradan halktan almak zorundadırlar. Toplanan bu vergiler, faiz ödemeleri adı altında global tefecilere aktarılırken; globalizmin dünyaya armağanı olarak kara para ve gerçek kayıt dışı off shore ülkeler karşımızda durmaktadırlar.
Yarın: Globalleşme ideolojik temelli bir projedir.

Milli Ekonomi Modeli'nin sahibi /
BTP Genel Başkanı Prof. Dr. Haydar Baş


MİLLİ EKONOMİ MODELİ İÇİN NE DEDİLER

Prof. Dr. Fehim Üçışık:
Sosyal Devlet, Milli devlet Modeli kolaylık sağlıyor
Sosyal Devlet Milli Devlet Modeline göre, " en alt gelir grubunda bulunan bireylerin asgari bir gelire sahip olmaları gerekir. Bu gelir, onların kimseye muhtaç olmadan yaşamalarına imkan tanımalıdır."  Sosyal Devlet Milli Devlet Modeline göre,"asgari geçim standardının altında verilen Sosyal Güvenlik yardımlarını, Sosyal Güvenlik olarak kabul etmek mümkün değildir. Bu nedenle hangi gerekçe ile olursa olsun; bireylerin gelirleri, Sosyal Güvenlik sistemi ile  hiç kimseye muhtaç olmadan hayatlarını idame edecekleri düzeye çıkarılmalıdır" (s.142). Sosyal Devlet, ayrım yapmaksızın bütün vatandaşlarına "vatandaşlık maaşı" verecektir (s.147). Ülkemiz şartlarına göre 2007 yılı Asgari Sosyal Güvenlik Destek Miktarı 2.000 YTL'dır (s. 142). Bir diğer sosyal destek ise, "belli gelirin altında kalan gruplardan vergi alınmaması"dır. "Bu ülkemiz şartlarında yıllık, ?2006 yılı için? 100 milyar ve altıdır" (s.147).
Sonuç olarak,  Sosyal Devlet ve Milli Devlet Modelinin,  Birleşmiş Milletler Genel Kurulunca ilan edilen İnsan Hakları Evrensel Bildirgesinde öngörülen çeşitli hakların uygulanmasında, etkileşim, bütünlük ve kolaylık sağlayabilecek esaslar içerdiğini düşünmekteyiz.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100