01 Ocak 2009 Perşembe 00:00
234 Okunma
Latin Amerika da sözde yapısal reformlarla yabancıların kontrolüne girmiştir
1980 yılından itibaren, ağırlıklı olarak IMF destekli global sermayeden borç para almak zorunda kalan Latin Amerika ülkelerine, bunun karşılığında yapısal reformlar adı altında finansal piyasalarını global tefecilere teslim edecek yasal düzenlemelerin yaptırılması sağlanmıştır. ~|~

 

? Faiz oranlarının serbestliği,
? Munzam karşılıkların düşürülmesi,
? Yabancı bankaların finansal piyasalara girmesinin önündeki
engellerin kaldırılması vb. kararlar ile, piyasalar, global sermayenin kontrolüne devredilirken; yerli bankalar da bu sistemin taşeronluğunu yapmışlardır.

Hep aynı yöntem kullanılıyor
Yurt dışından alınan kısa vadeli krediler, içeride yerli paraya çevrilmiş ve yüksek faizle devlete satılmıştır. IMF talimatları ile bu tarz bir modeli hayatına geçiren Latin Amerika ülkelerinde, başta Arjantin ve Şili olmak üzere krizler artık normal karşılanmaktadır.

Meksika krizi örneği ülkemiz açısından önemlidir
1994 yılında çıkan Meksika krizi ise ülkemizin bugünkü durumuna ışık tutması bakımından son derece önemlidir. Kriz öncesi tabloyu kısaca değerlendirelim?
Yabancı sermaye artışı, son derece yüksek seviyelere çıkmış; 1990 yılında 18 kamu bankası özelleştirilmiş, kamu kurumlarının özelleştirilmesi nerede ise tamamlanmış, enflasyon % 10'un altına son yirmi yılda ilk defa inmişti. GSYİH ortalama % 4 büyüme trendi yakalamış, NAFTA'ya Meksika'nın girişi kabul edilmişti.
Piyasalarda hiçbir kriz beklentisi yokken, 22 Aralık'ta Pezo, dalgalanmaya bırakılmak zorunda kalınmıştır. Çünkü yabancı sermayenin çıkışına Meksika Merkez Bankası'nın rezervlerinin cevap vermesi mümkün değildi. "1993 yılında Meksika'nın rezervleri 25.110 milyar dolar iken, 1994 yılı sonunda 6.278 milyar dolara düşmüştür". Sonuçta gecelik faizler yükselmiş, menkul kıymetlerin değeri dibe vurmuş,ekonomi büyük bir krizin içine itilmiştir.



SOSYAL DEVLET - MİLLİ DEVLET  /
Prof. Dr. Haydar Baş'ın kaleminden


SOSYAL DEVLET - MİLLİ DEVLET İÇİN NE DEDİLER

Prof. Dr. Juhani Tamminen / Finlandiya:
Kurtuluş projesi, barış, adalet ve kalkınma modeli
Avrupa birliği'nin ortak para politikasına direnemeyerek Euro bölgesine girilmesi Finlandiya için günümüzde ağır sorunların başlangıç noktası olmuştur.
Finlandiya'da Prof. Dr. Haydar Baş'ın Milli Ekonomi Modeli'nin birçok enstrümanları koruyucu tedbir olarak uygulamaya alındı. Örneğin, bazı dev Fransız şirketleri uranyum madenlerini topyekün almaya kalkıştı. Ama hükümet yerinde müdahalelerle bu ve bunun gibi olaylara meydan vermedi.
Kongremizin temelini oluşturan sevgili meslektaşımın eseri, Finlandiya gibi milli varlığını korumanın güçlükleriyle boğuşan ülkeler için son derece kıymetli bir rehber teşkil etmektedir. Diyebilirim ki, yeni sömürgecilik arayışlarına karşı koymak isteyenlerin elinde artık pratik ve kapsamlı bir rehber, bir doğru yanlış çizelgesi vardır. Bu rehber, sadece Türk milleti için değil, hiçbir din ve ırk farkı gözetmeksizin bütün insanlık için bir kurtuluş projesidir, barış, adalet ve kalkınma modelidir. Bu modelin sahibi Prof. Dr. Baş'ı yürekten tebrik ediyorum.

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100