Bu haber kez okundu.

Maliyetli parayla yapılan kamu harcamaları ülkeyi batağa sürükler
Tüketimin eksik kalması yani üretim karşısında yetersiz olması, zaman içerisinde üretimi de azaltacaktır. Azalan üretim gelirlerinin azalmasına ve tüketimin daha da düşmesine neden olur. Bu, zincirleme reaksiyon gibi devam eder. ~|~



Çözüm olarak kamu harcamalarını arttırmak anlık bir çözüm getirir. Oysa asıl olması gereken bu zincirleme tüketim daralmasını tetikleyen daha önce ifade ettiğimiz problemleri çözüme kavuşturmaktır. Ayrıca belli bir hesap dahilinde yapılmayan, hele hele faizle alınan maliyetli para ile yapılan kamu harcamaları ekonomileri borç ve faiz batağının içine sokmaktadır.

Buna mukabil arttırılan vergiler sonuçta daha fazla bir tüketim daralması ve aynı zamanda maliyet enflasyonuna sebebiyet vermektedir. Bunun adı da stagflasyondur.

Üretim mukabili piyasada bulunması gereken beli bir para miktarı vardır. Para bahsinde bunu formülize etmiştik. Ancak tüketim sadece piyasadaki para miktarına değil aynı zamanda hane halklarının gelir düzeyine de bağlıdır. Para miktarının artması demek tüketimin aynı paralellikte artması demek değildir. Bu para miktarının aynı zamanda herkesin sahip olacağı şekilde ekonominin çarkları içerisinde dolaşımda olması zaruridir. Ancak bu şartla tüketim harcamaları piyasayı dengeleyecek seviyeye ulaşabilir.

Özetle istenilen tüketim harcamalarının yakalanması için hem belli miktarda paranın dolaşımda olması, hem de gelir dağılımında belli bir dengenin kurulması gerekir.


Milli Ekonomi Modeli'nin sahibi /
BTP Genel Başkanı Prof. Dr. Haydar Baş


MİLLİ EKONOMİ MODELİ İÇİN NE DEDİLER

Prof.Dr. Fehim Üçışık Marmara Üniversitesi:
İnsan hakları MEM'le yaşanır
Fikrimizce, Milli Ekonomi Modelinin iş ve sosyal güvenlik hukuku yönünden İnsan Hakları Evrensel Bildirgesiyle karşılaştırılması, bu Modelin anılan Bildirgedeki ilgili haklara tamamen uygun olduğunu ve bu hakların en iyi şekilde tatbikini sağlayıcı ayrıntılı esaslar içerdiğini ortaya koymaktadır.
Milli Ekonomi Modeli'nde kaynakların sınırsız, ihtiyaçların sınırlı ve fakat ihtirasların sınırsız olduğu kabul edilmektedir. Buna göre, insanın yemek, içmek, ısınmak, giyinmek, barınma vb. çok karmaşık olmayan sınırlı ihtiyaç kalıpları vardır. İnsan Hakları Evrensel Bildirgesine göre, her şahsın gerek kendisi gerekse ailesi için yiyecek, giyim, mesken, tıbbi bakım ve gerekli sosyal hizmetler dahil olmak üzere sağlığını ve refahını temin edecek uygun bir hayat seviyesine hakkı vardır (m.25/I).
Milli Ekonomi Modeline göre, dar gelirli insanlara verilen destek aynı zamanda yeni bir tüketim artışına sebep olduğu için bu daha fazla üretim, daha fazla istihdam imkanı sağlayacaktır. İnsan Hakları Evrensel Bildirgesine göre, çalışan her kimsenin kendisine ve ailesine insanlık haysiyetine uygun bir yaşayış sağlayan ve gerekirse her türlü sosyal koruma vasıtasıyla da tamamlanan adil ve elverişli bir ücrete hakkı vardır (m.23/III)...

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100