Bu haber kez okundu.

Marksizmin insanı ezme açısından kapitalizmden farkı yoktur
Kapitalizmin, sermaye birikimi, mutlak kazanç ve ezici bir serbest piyasa anlayışına dayandığını ve devletin bu mekanizmaların işleyişini sağlayan bir araç olmaktan öteye gidemediğini yukarıda belirtmiştik. Kapitalizmin doruğa çıktığı 19. yüzyılda bu anlayışa karşı bir tepki olarak Karl Marks ve Frederich Engels Marksist felsefeyi ortaya attı. ~|~

 

Marksizmin devlet anlayışı temelden yanlış
Hegel diyalektiği ve Feurbach materyalizmi fikriyle beslenen Marksizme göre, devlet, "bir sınıfın başka sınıfları baskı altında tutmak için örgütlendiği güçtür". Marks'a göre bünyesinde büyük adaletsizlikler ve çelişkiler taşıyan kapitalizm çökmeye mahkûmdur. Marks'ın hayal ettiği toplum, kapitalizmin aksine sınıfsız ve özel mülkiyetin olmadığı sosyalizm, daha sonraki aşamada ise devletin de ortadan kalkacağı bir komünizm idi. Marks, bu dönemi devletin sönmesi olarak adlandırdı.

Kapitalizme tepkileri doğru, çözümleri yanlış
Marksizm, kapitalizme bir tepki olarak doğmuştur. Bu noktada bu ideoloji sahiplerinin kapitalizm tanımlarının doğru olduğunu, ancak bunun karşısında getirdikleri çözümlerin, uygulamada kapitalizmden daha büyük problemlere yol açtığını görüyoruz. Kapitalist devlet, hakim sınıfın çıkarlarına hizmet eden devlettir. Kapitalist devlet için yapılan bu teşhis, doğrudur. Ancak bunun çözümü sınıfsız ve özel mülkiyetsiz bir toplum meydana getirmek değildir. Çünkü, toplumu oluşturan fertler tek tip değildir.

Toplumu meydana getiren fertler arasındaki farklılıkların olması kaçınılmazdır. Bu durum doğuştan getirilen özellikler noktasında da böyle olduğu gibi iktisadi, sosyal, kültürel vb. gibi alanlarda da böyledir. Bu kaçınılmaz ve tabii bir kuraldır. Burada devlete düşen görev, toplumu oluşturan fertlerin tamamına devletin imkanlarını sunmak, bütün sınıfları kucaklamaktır. Sosyal Devlet anlayışında ise ne işçi, "işçi" olarak kalmaya mahkûmdur; ne de insanlar, bir tarağın dişleri gibi "tek tip" olmak zorundadır. Çünkü her iki uygulama da insanın tabiatına aykırıdır. İnsana huzur vermesi mümkün değildir.


SOSYAL DEVLET - MİLLİ DEVLET  /
Prof. Dr. Haydar Baş'ın kaleminden


SOSYAL DEVLET - MİLLİ DEVLET İÇİN NE DEDİLER

Prof. Dr. Juhani Tamminen / Finlandiya
MEM'i koruyucu tedbir olarak kullandık
Avrupa birliği'nin ortak para politikasına direnemeyerek Euro bölgesine girilmesi Finlandiya için günümüzde ağır sorunların başlangıç noktası olmuştur.
Finlandiya'da Prof. Dr. Haydar Baş'ın Milli Ekonomi Modeli'nin birçok enstrümanları koruyucu tedbir olarak uygulamaya alındı. Örneğin, bazı dev Fransız şirketleri uranyum madenlerini topyekün almaya kalkıştı. Ama hükümet yerinde müdahalelerle bu ve bunun gibi olaylara meydan vermedi.
Kongremizin temelini oluşturan sevgili meslektaşımın eseri, Finlandiya gibi milli varlığını korumanın güçlükleriyle boğuşan ülkeler için son derece kıymetli bir rehber teşkil etmektedir. Diyebilirim ki, yeni sömürgecilik arayışlarına karşı koymak isteyenlerin elinde artık pratik ve kapsamlı bir rehber, bir doğru yanlış çizelgesi vardır. Bu rehber, sadece Türk milleti için değil, hiçbir din ve ırk farkı gözetmeksizin bütün insanlık için bir kurtuluş projesidir, barış, adalet ve kalkınma modelidir. Bu modelin sahibi Prof. Dr. Baş'ı yürekten tebrik ediyorum.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100