Bu haber kez okundu.

MB'den hükümete uyarı
Cari açığın rekorlar kırdığı şu dönemlerde, AKP hükümetinin "açık finanse edildiği sürüce sorun değildir" sözlerine Merkez Bankası Başkanı'ndan tokat gibi cevap geldi ~|~







Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Başkanı Durmuş Yılmaz, ''Cari açık her zaman bir risk unsurudur, (cari açık finanse edildiği sürece sorun değildir) gibi söylemin arkasında değiliz'' dedi.

MÜSİAD'a konuk olan Durmuş Yılmaz, Türkiye ekonomisinin yapısal olarak cari açık veren bir ekonomi olduğunu, bu yılın ikinci çeyreği itibarıyla cari açığın milli gelire oranının yüzde 7,5 seviyesinde gerçekleştiğini, ağustos ayı itibarıyla da cari açığın yıllık bazda 30,1 milyar dolar olduğunu söyledi.

İthalatın yapısına bakıldığında ise yüzde 71'nin ara malı olduğunu ve burada enerji faturasının çok yüksek olduğunun görüldüğünü ifade eden Yılmaz, ithalatın yüzde 16,5'inin sermaye malı, 12,1'nin ise tüketim malından oluştuğunu, bu yapının büyüme oranlarından fedakarlık yapmadan kısa dönemde cari açığın küçülmesini engellediğini kaydetti.

''AB'ye girip onların bizi hazmedebilmesi için büyümeye ihtiyacımız var'' diyen Yılmaz, kesintisiz olarak önümüzdeki 10 yılda yüzde 7?8 civarında büyüme rakamı elde edildiği zaman, Yunanistan, Portekiz'in seviyesine ulaşılacağını kaydetti. Bugün yüksek cari açığın altında yatan nedenlerin geçmiştekinden farklı olduğunu vurgulayan Yılmaz, sıcak paranın cari açığa oranının 2002'de yüzde 89,7 iken bu yılın ağustos ayında yüzde 14,6'ya gerilediğini, uzun vadeli borç ve doğrudan yabancı sermaye yatırımlarıyla cari açığı finanse ettiklerini anlattı.

Yumuşak karın
Dalgalı kur rejimi ve güçlü finans sisteminin cari açığın olumsuz etkilerini azaltan unsurlar olduğunu kaydeden Yılmaz, şunları söyledi: 'Bugün ülkemizde dünya ile artan finansal entegrasyon ve makro ekonomik temellerdeki sağlamlaşma, daha yüksek cari açıkların sürdürülebilmesine imkan tanımaktadır. Ancak cari açık, Türkiye ekonomisinin her zaman hassas noktası olmuştur. Orta ve uzun vadeli yapısal önlemlerle kontrol edilmelidir. Her zaman bir risk unsurudur. Her risk gibi yönetilmesi gerekir. Özellikle özel sektörün, artan borçlanmasıyla birlikte risk yönetim ilkelerine azami dikkat göstermesi şarttır.

Fiyat istikrarı sağlanamadı

Yılmaz, ''Fiyat istikrarı henüz sağlanmadı, fiyat istikrarının sağlanabilmesi için önümüzde epeyce uzun bir yol var'' dedi.

Daha güvenli para çıkaracağız
Yılmaz, ''YTL'den Y'yi atarken daha fazla güvenlik özelliği olan bir parayı piyasaya çıkarmayı amaçlıyoruz'' dedi.

Dövize müdahaleler başlıyor
Merkez Bankası Başkanı Durmuş Yılmaz, Mayıs ayında döviz alım ihalelerine ara verdiklerini belirterek, ''Bugün itibariyle döviz alım ihalesine başlamadık ama önümüzdeki dönemde başlamak durumundayız'' dedi.

Merkez Bankası Başkanı Durmuş Yılmaz, Merkez Bankasının finansal istikrarı sağlamaya yönelik çalışmalarından bahsetti. Döviz kurunun, taşıdığı önem itibariyle finansal istikrarın bir parçası olarak TCMB'nin her zaman dikkatle izlediği bir değişken olduğuna işaret eden Yılmaz, bankanın destekleyici amacı olan finansal istikrar çerçevesinde finansal piyasalardaki gelişmeleri dikkatle takip ettiğini ve gerekli tedbirleri aldığını söyledi. Yılmaz, 2002 yılından bu yana finansal alanda çok sayıda reformun hayata geçirildiğini, TCMB'nin bu reformların destekleyicisi veya uygulayıcısı olduğunu kaydederek, ''Süregelen reform süreci, finansal sistemin sağlamlığını giderek artırmaktadır. Öte yandan, ekonomilerin ve finansal sistemlerin sağlamlığı yaşanan şoklarla sınanmaktadır. Mayıs ve Haziran'da olduğu gibi'' görüşünü aktardı.

Durmuş Yılmaz, bu dönemde küresel likiditenin gelişmekte olan ülkelerden çıkarak, gelişmiş ülkelere doğru yöneldiğini ve küresel piyasalarda bir dalgalanma yarattığını belirterek, bu dalgalanmanın Türkiye'yi güçlü bir biçimde etkilediğini ve Mayıs ayı başından Haziran ayı sonuna kadar olan dönemde yurt dışına sermaye çıkışlarına bağlı olarak Türk parasının yaklaşık yüzde 29 oranında değer kaybettiğini, faiz oranlarında da yaklaşık 7 puanlık bir artış görüldüğünü bildirdi. Yılmaz, şunları söyledi: ''Yaşanan bu dalgalanma, Türkiye'ye özgü bir durum değildir ancak Türkiye bu dalgalanmalardan diğer ülkelere kıyasla daha fazla etkilenmiştir.

Burada da en önemli faktör cari açıktır. Makro ekonomik temellerde bir bozulma olmadığı halde yabancı çıkışlarından kaynaklanan piyasa hareketleri, enflasyon, cari açık ve siyasi konulara ilişkin yurt içi risk algılamaları nedeniyle, güçlü bir biçimde hissedilmiştir.''
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100