Bu haber kez okundu.

 MEM, insan onuruna yakışmayan toplumsal tabloya son verecektir
Milli Ekonomi Modeli'nde gelir düzeyinde uçurumlar yerine toplumun en üst gelir grubu ile en alt gelir grubu arasında belli bir denge olacak, asla açlık sınırının altında yaşayan insanlarla, aynı anda tüketim çılgınlığı bir anda olmayacaktır. İnsan onuruna yakışmayan tablolar sona erecek, çöplüklerde gıda arayan insan manzaraları tarih olacaktır. ~|~


 

Milli Ekonomi Modeli'nin vergi politikası ise gelir dağılımını düzelten pratik uygulamalarıyla alt gelir grubunda bulunan insanları koruyan bir yapıya sahiptir. Özellikle tüketim üzerinden tahsil edilen dolaylı vergiler, dar gelirli insanların gelirini daha da düşürerek üst gelir grubuna mensup fertlerle aradaki gelir farkını daha da açmaktadır. Yıllık geliri 100 000 YTL'nin altında olan kesimden vergiyi kaldıran vergi politikası, sosyal devlet anlayışı ile birlikte uygulandığında dar gelirli kesim her iki açıdan da desteklenecektir. Böylece hem dar gelirli kesimin gelir düzeyi yükseltilerek istenilen seviyeye çıkarılacak, hem de bu kesimin istenilen düzeylerde tüketmesi, üretici için ihtiyaç duyulan pazarın da oluşmasını sağlayacaktır.
Devlet ekonomiye müdahale etmeli mi? Yoksa etmemeli mi? Edecekse ne kadar etmeli. Belki de iktisat tarihinde üzerinde en fazla tartışılan konulardan biri de devletin ekonomideki rolü olmuştur. Liberal anlayışa dayanan kapitalist modeller ekonominin kendi kendine dengeye gelebileceğinden yola çıkarak, devletin ekonomiye karışmasına karşı çıkmışlardır. Serbest piyasa hareketlerinin önünde bir engel olarak devlet görülmüş, küçültülmesinden yana tavır konulmuştur.
Sadece durağan dönemlerde piyasanın canlanması için kamu harcamalarını arttırıcı maliye politikaları izlemesini savunan Keynes bu harcamaların kaynağını faize dayandırdığı için sonuçta piyasada söz sahibi olan yine devlete para satan sermaye grupları olmuştur. Yani klasik model direkt devletin müdahalesine karşı çıkarak piyasayı belli sermaye gruplarının kontrolüne terk etmiş, Keynes modeli ise uyguladığı faiz anlayışı ile piyasaların ve hatta devletin belli başlı grupların kontrolüne girmesine zemin hazırlamıştır. Biz konuya çok farklı bir açıdan yaklaşacağız.

Milli Ekonomi Modeli'nin sahibi /
BTP Genel Başkanı Prof. Dr. Haydar Baş


MİLLİ EKONOMİ MODELİ İÇİN NE DEDİLER

Prof.Dr. Hasan Meybullayev Azerbaycan Devlet İktisat Üniversitesi:
MEM herbir ferdin refahını hedeflemektedir
Çağdaş Dünya'da küreselleşmenin hızla devam ettiği uluslararası emek ayrımının derinleştiği bir durumda Milli Ekonomi Modelinin ortaya koyduğu yaşama ve gelişme prensiplerinin tahlili çok önemli bir meseledir. Nitekim bu yönde devamlı araştırmaların yapılması bilimsel tartışmaların ve fikirlerin devam ettirilmesi büyük önem arz eder. Milli Ekonomi Modelinin yaşanması ve yaşatılması çok önemlidir. Milli Ekonomi Modeli hayata geçtiğinde, ilk olarak insan ihtiyaçları ile doğal kaynaklar arasındaki oranı esas almasından dolayı, ülke vatandaşlarının birey olarak mevcut iktisadi güçleri gerçekleştirmesi esastır. Yani ülkenin bütün vatandaşlarının iktisadi potansiyelleri çerçevesinde refah seviyesinin yükseltilmesini esas almaktadır. Bu esastan yola çıkarak denilebilir ki, Milli Ekonomi Modelinin kurulmasının ilk prensibi, bir manada tabi kaynakların ve para kitlesinin bir grup ellerde toplanmasının mümkün olmayacağını, bütün toplum fertlerinin refahının temin olunmasına imkan oluşturan bir projedir. Refah seviyesinin yükseltilmesi projesi kesin olarak her bir ülkede insan varlığının yükselişi manasına gelir.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100