14 Ekim 2009 Çarşamba 00:00
211 Okunma
Memurdan hükümete 6 hafta mühlet
Hükümetle 'zam' konusunda anlaşamayan memur sendikaları, 25 Kasım'da bir günlüğüne iş bırakarak uyarı grevinde bulunacak. ~|~

 

Bu noktayı belirledikten sonra yapılması gereken bu seviyenin altında bulunan hane halklarının gelirlerinin bu seviyeye çıkması için ihtiyaç duyulan parasal hacmi saptamaktır. Bu tasarruf seviyesine kadar hane halklarına yapılacak her türlü gelirlerini arttırıcı desteklemeler aynı oranda karşımıza tüketim artışı olarak çıkacaktır. Büyüyen ekonomide piyasaya girmesi gereken para, işte bu kesime ihtiyaç duyulan miktar kadar gönderilmelidir. Bir ekonomi düşünün, üretilen her şeye pazar bulabiliyor, aynı zamanda yeni yatırımlar için ihtiyaç duyulan finansman ise sıfır maliyetle istenilen miktarda sağlanabiliyor, acaba bu ekonominin olabilecek en büyük hızla büyümemesi için bir engel olabilir mi?

Gelişmiş ülkeler deflasyonla boğuşmaktadır
Belli bir gelir düzeyinin üstünde olan hane halklarının davranışına gelelim. Eğer gelir seviyeleri dönemsel artıyorsa bireyler bunu hemen tüketime aktarmazlar gelecek kaygılarından dolayı tasarruf ederler. Ama bu gelir artışı düzenli hale gelmişse elbette bu belli oranda tüketimi artıracaktır.
Burada aklımıza önemli bir soru gelebilir. Yapısı itibarı ile talep arzdan eksik olduğuna göre nasıl oluyor da enflasyon denen hastalıkla karşılaşıyoruz? Dikkat ederseniz belli bir gelir düzeyini yakalamış ülkelerin geçmişlerinde enflasyon sürecinin olduğunu şu anda ise deflasyon ile boğuştuklarını görürsünüz. Çünkü geçmişte kalkınmak için yatırım harcamalarını artıran ülkeler bunu karşılayacak arza sahip oluncaya kadar enflasyon ile karşılaşmışlardır.

Faiz ciddi bir sorundur
Yatırımlar üretime dönüşünceye kadar belli bir kısa dönem için piyasada ürün az talep ise fazla olacaktır. Çünkü yatırım harcamaları talebi arttırır. Kalkınan ülkeler bu talep enflasyonuna hiç yakalanmayabilirlerdi. Ekonomi politikalarını izah ederken Milli Ekonomi Modeli'mizin buna nasıl çözüm bulduğunu açıklayacağız.
Bir diğer problem de faizden kaynaklanmaktadır. Faiz, maliyetleri yukarı çekmektedir. Ayrıca faiz ödemeleri için (büyüme oranlarına bağlı kalmaksızın) dengesiz bir şekilde emisyonu arttıran ülkeler veya kamu harcamalarını bu dengeyi korumadan artıranlar tabii ki talep enflasyonu ile karşılaşırlar. Ekonominin doğası bize tüketim desteklenmediği takdirde deflasyonun normal bir son olduğunu göstermesine rağmen ; enflasyona sebebiyet vermek, hem faizin ne olduğunu, hem de paranın ne manaya geldiğini bilmemekten kaynaklanmaktadır.
Tüketimi artırmak için faizli verilen krediler, ilk anda tüketimi arttırsa bile bu paranın faiz yükü gelecek aylarda zaten eksik olan tüketimi daha da daraltacaktır. Adeta hasta olan bireyler geçici bir düzelme ile karşılaşacak ama bu düzelme ölüm öncesi yaşanan hal gibi olacaktır. Ayrıca teknolojide meydana gelecek değişiklikler tüketim fonksiyonunun daha yüksek seviyelere kadar eğimini değiştirmeden artmasına sebebiyet verir.
Teknoloji insanların ihtiyaçlarını çeşitlendireceği için toplam tüketim miktarını daha yukarıya taşıyacaktır.
Milli Ekonomi Modeli hane halklarının tamamına tüketme kabiliyeti kazandırmayı hedeflemektedir. Bu yüzden bireylerin gelir düzeyinin en azından tasarruf noktasına kadar yükseltecek para ve maliye politikaları, modelimizin ana hedefidir. Aynı zamanda bu hedef sürekli büyümenin sağlanması ve tüketim ile üretim arasındaki dengenin kurulması için şarttır.

Milli Ekonomi Modeli'nin sahibi /
BTP Genel Başkanı Prof. Dr. Haydar Baş


MİLLİ EKONOMİ MODELİ İÇİN NE DEDİLER:

Prof. Dr. Vasım Mehmedaliyev / Bakü Devlet Üniversitesi
Prof. Dr. Baş bir ummandır
Sizin gibi görkemli alimlerin iştirak ettiği mecliste iştirak ettiğim ve değerli Hocamız Prof. Dr. Haydar Baş hakkındaki fikirlerimi paylaştığım için çok bahtiyarım. 1994 Yılında bizim görkemli bilim adamımız Prof. Dr. Haydar Baş bizde doktorluk payesini aldı. 1995 yılında bizim büyük alimimiz Azad Mirzacanzade'ye Hocamızın on beşten fazla eserini gösterdiler. Azad Mirzacanzade: "Bu adam çoktan profesörlüğe layıktır" dedi ve doktorluğa ilave profesörlük payesini vermek üzere çağırdı. O zamandan beri Hoca bizim bölümümüzde çalışıyor. Bakü Devlet Üniversitesi'nin Hocanın timsalinde, Hocanın şahsında çok büyük bir alimi olduğu için çok seviniyorum ve iftihar ediyorum. Hocanın dersleri o kadar şirin, o kadar ilginç, o kadar orijinal geçiyor ki başka fakültelerin mensupları: matematikçiler, biyologlar, kimyagerler vs. Hocanın bilgisinden nasiplenmek için, ondan bir şeyler öğrenmek için derslerine giriyorlar. Siz Milli Ekonomi Modeli özelinde onun dahiliğinin bugün bir tarafını, iktisatçı tarafını görüyorsunuz. Hoca, çok büyük alimdir.
Bu kitap ne kadar büyük bir eser de olsa, ne kadar konseptüal bir eser de olsa, Hocanın muhtelif mevzulara hasrolunmuş otuzdan fazla kitaplarının içinde Hocanın yaratıcılığından bir damladır. Ummandan bir katredir.

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100