04 Nisan 2009 Cumartesi 00:00
110 Okunma
Milletlerin geleceğe güvenle bakmaları, aile müesssesi ile mümkündür
Neslin devamı için aile şarttır. Neslin istenilen düzeyde yetiştirilmesi için aile şarttır. Milletlerin geleceğe güvenle bakmaları, hayatlarını devam ettirmeleri için aile şarttır. Ahlakın korunması için aile şarttır. ~|~

 

İnsanların sevgiyi ve merhameti yaşaması için aile şarttır. Bireylerin toplum içerisinde huzurlu bir hayat sürmeleri ve yalnızlıktan korunmaları için aile şarttır.

Peki öyleyse Batı toplumunda, aile içerisinde, neden kadın ezilmiştir!? Bunun sebebi, aile kavramının yanlışlığı değildir. Aileyi oluşturan fertlerin eğitimsizliğindendir. Burada eğitimden kastımız, sadece zihinsel eğitim değildir? Gerçekte insanı insan yapan duygusal eğitimi kastetmekteyiz.

Zaten insanı diğer varlıklardan ayıran, iç dünyasında taşıdığı duygulardır. Merhameti, aşkı, cömertliği, vefayı, dürüstlüğü vb. duyguları içinde barındırmayan insan, "görünüşte insan" olmakla birlikte, aslında taşıdığı değerler itibarı ile "insan olmaktan oldukça uzak"tır.

Sosyal Devlet/Milli Devlet, her şeyden önce evlilik müessesesini teşvik etmekte; gençlerin evlenmeleri için önlerinde bulunan maddi engelleri kaldırmaktadır.
Toplumdaki evlilik yaşının ilerlemesinde maddi imkansızlıkların payı büyüktür. Milli Devlet'in gençlere temin ettiği faizsiz, bir yıl ödemesiz ve uzun vadeli yuva kredisi ile, erkeklerimizin ve kızlarımızın erken yaşta kendi yuvalarını kurmaları sağlanacaktır.

Evlilik, aynı zamanda çiftlerde sorumluluk duygusunun da gelişmesini sağlayacaktır. Aile, nesillerin eğitiminde en önemli müessesedir. Sağlam nesiller, milletlerin varlıklarını devam ettirmeleri için en önemli unsurlardandır.


SOSYAL DEVLET - MİLLİ DEVLET  /
Prof. Dr. Haydar Baş'ın kaleminden



SOSYAL DEVLET - MİLLİ DEVLET İÇİN NE DEDİLER

Prof. Dr. Sabden Orazalı / Kazakistan Bilim Adamları Kurul Başkanı
Bu tezi uygulayan devlet ayağa kalkar
Globalleşme sonucu kazanan kim? Hakikatte kazanan gelişmiş ülkeler ve onların fertleridir ve aslan payını Amerika kazanmaktadır. G7 ülkeleri uluslararası kuruluşların siyasetini belirlemektedirler. Globalleşme sürecinde Türk devletleri, geri kalmış diğer ülkeler, bu sürece nasıl karşı koyabilirler? Büyüyen ve gittikçe hazımsızlaşan bu süreçle kendi iktisatlarımız ne derecede rekabet edebilirler? İşte bu noktada elimizde bir tez var. Milli ekonomi modeli tezi ve bu tezin sosyal devlet anlayışı: Ülkelerin gerektiğinde her türlü mal ve hizmeti üretebilme gücüne sahip olmasının, kendi içlerinde dengeli ticareti geliştirebilmelerinin, iç ve dış harcamalarını borçlanmadan temin edebilmelerinin yollarına yapılan saptamaları burada görüyoruz. Burada, ülkelerin ve milletlerin kalkınmasının ve ekonomik bağımsızlığının ayakta tutabilmelerinin, globalleşmenin kötü etkilerinden kurtulabilmelerinin yolları anlatılmaktadır. Bu sayede öncelikle devletin kendisi ayağa kalkacak ve sonrasında bu durum sosyal devlet anlayışıyla vatandaşa yansıyacaktır. Dengeli, müreffeh ve gelişmiş, dünya ile rekabet edebilen bir ülke oluşturmak mümkün olabilecektir.

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100