Bu haber kez okundu.

Milli Devlet, almayı değil vermeyi savunmaktadır
Başkasının elindekine göz diken bir dış politika anlayışı liberal - kapitalist modellerin insanlığa armağanıdır. Başkasının elindekini alarak büyüme modeli bu sistemlerin ürünüdür. ~|~

 

Milli Devlet'e gelince; o, alarak, çalarak değil bilakis vererek büyüyen, verdikçe daha fazla büyüyen bir modeli hayata geçirmektedir. Dolayısıyla dünyada gerçekten barış isteniyorsa, herhalde bunun yolu ikram etmekten ve paylaşmaktan geçmektedir.

Sosyalizm de işgalcidir
Lenin'e göre emperyalizm, kapitalizmin son aşamasıdır. Ancak Marksizm uygulamaya konduğunda yaşananlar, kapitalizmden farklı olmamıştır. Sovyetler Birliği döneminde yayılmacı bir politika izlenmiş, Çeçenistan, Afganistan işgal edilmiştir. 27 Aralık 1979'da Afganistan'a giren Kızılordu, burada milyonlarca insanın ölümüne, sakat kalmasına ve topraklarını terk etmesine sebep olmuştur.

Maksat doğalgaz kaynaklarını ele geçirmektir
Çarlık Rusya'sı döneminden beri süre gelen Rusya'nın Çeçenistan politikası, SSCB döneminde de aynen devam etmiştir. Nitekim komünistler, 1920 yılında Kuzey Kafkasya'yı
işgal ettiler. Sovyetler, sıkıyönetim ilan etti. Aydınlar ve bilhassa din adamları kurşunlandı. 1922'de komünistler, bölgeyi Çeçen vilayeti ilan etti. 1929'da Çeçenistan'da halkın topraklarına el koyma harekâtı başladı. Sovyetlerin yıkılmasından sonra da Rusya'nın Çeçenistan politikası değişmedi. Maksat, Çeçenistan'ı sömürgeleştirerek zengin petrol ve doğalgaz kaynaklarını ele geçirmekti.

Her ikisi de aynı kapıya çıkmaktadır
Bugün de aynı politika, uygulanmaya devam etmektedir. İster kapitalizm, ister sosyalizm olsun, hepsinin dış politika anlayışları "emperyalizm ve sömürgecilik" ekseninde birbirinin aynıdır.

SOSYAL DEVLET - MİLLİ DEVLET  /
Prof. Dr. Haydar Baş'ın kaleminden


SOSYAL DEVLET - MİLLİ DEVLET İÇİN NE DEDİLER

Prof. Dr. Yuri Kadak / Rektör, Sosyal Bilimler Enstitüsü
Prof. Dr. Baş, insanlık ve bilim adına bir yüzakı bilgedir
Özelleştirme hareketine en hızlı katılanlar, sosyalist bloktan ayrılan ülkeler oldu. Rusya ve Baltık ülkeleri başta olmak üzere bütün devlet işletmeleri hızla el değiştirdi. Neoliberal ideoloji, bu ülkelerde öyle kök saldı ki, bugün Avrupa Birliği pazar ekonomisini toplumun ihtiyaçlarına daha duyarlı hale getirmeye çalışırken; Estonya ve Letonya buna direniyor. Bu noktada sayın Prof. Dr. Haydar Baş'ın üç tane uluslar arası kongre yapılan Milli Ekonomi Modeli, bilimsel yol gösteriyor, çözüm ve proje sunuyor, labirentleri ortadan kaldırıyor. Nitekim, Estonya ve Letonya'dan birçok bilim adamı ve ekonomi uzman, Prof. Dr. Baş'ın modeli ve kendileriyle bizzat tanışmak için bu kongrelere iştirak ettiler, hayli istifade ettiler. Estonya ve Letonya, bu Milli Ekonomi Modeli kongrelerinden edindiği yol haritalarıyla kendilerini garanti altına aldılar. Yirminci yüzyıl sonlarında, devlet ve vatandaş arasındaki bağın hiçbir mantıki gerekçeye dayanmadan yıpratılması, hatta koparılmaya çalışılarak dengelerin zorlanması çok ciddi problemlerden biri? Eserde benim en önemli bulduğum yön bu problemi telafi eden bir mekanizmayı somutlaştırması ve formülleştirmesi.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100