15 Şubat 2010 Pazartesi 00:00
417 Okunma
Mucit vatandaş

Maaşlar 'yerinde sayarken ya da çok az miktarda artarken', hayat pahalılığı her alanda kendisini hissettiriyor. Vatandaşlar, A'dan Z'ye kullandıkları her üründen ya da hizmetten tasarruf etmenin yollarını buluyor.
~|~

 



Küresel ekonomik krizin etkilerini azaltmak için ucuz yaşam formülleri uygulayan şirketler, aylık giderlerinde yüzde 50'ye varan oranlarda, vatandaş ise yüzde 20?30 oranında tasarruf sağlayabiliyor. Geçim sıkıntısı çekmesi nedeniyle akla hayale gelmeyecek 'ucuz yaşam formülleri' üreten vatandaş, elektrikten doğalgaza, akaryakıttan gıdaya kadar her alanda tasarruf yapmanın bir yolunu buldu.

Maharetli ev kadınları
Özellikle tasarruf konusunda mucizelere imza atan ev kadınları, marketlerdeki indirimleri yakından takip ederek, raf ömrü dolmak üzere olan tavuk, süt, yoğurt, salça, ketçap, meyve suyu, bisküvi gibi ürünleri yarı fiyatına satan marketlere gidiyor. Şofben veya kombiden sıcak su gelene kadar akan soğuk suyu biriktiren kadınlar, çamaşır makinesini düşük ısıda çalıştırıyor, çamaşırı nemliyken ütülüyor, daha ucuz olduğu için kırık yumurta, kırık peynir, kırık pirinç alıyor, sağlığını riske atarak kızartma yağını birkaç kez kullanıyor, kış yiyeceklerini yazdan hazırlıyor, salça, turşu, reçel gibi yiyecekleri satın almak yerine evde yaparak ucuza getiriyor, sütü, kapıdan alıyor, yoğurdu kendisi yapıyor.
Televizyon izlerken ışığı kapatan vatandaş, saçını, fön makinası yerine havlu ile kurutuyor, kimi aileler de günün belli saatlerinde indirim imkanı sağlayan 'akıllı sayaç' kullanıyor, çamaşır ve bulaşık makinasını 22.00?06.00 saatleri arasında çalıştırarak yüzde 55 civarında tasarruf sağlıyor.
Konutlarda ısı yalıtımı yaygınlaşıyor, tüm aile bireylerinin işe ya da okula gittiği zamanlarda evlerde kombiler kapatılıyor ya da iyice kısılıyor, kullanılmayan odaların radyatörleri tamamen kapatılıyor ve sobalı evde oturan alt gelir düzeyindeki vatandaş ise sokaklardan odun parçaları, sebze ? meyve kasaları, karton kutu, gazete toplayıp yakacak yapıyor.

Market iğndirimleri sıkı takipte
Geçim sıkıntısının tasarruf yapmaya zorladığı ailelerin dikkat ettiği diğer hususlar ise şöyle: 
* Vatandaş marketlerin indirimlerini sıkı bir şekilde takip ediyor.
* Emekli vatandaşlar marketleri tek tek dolaşarak fiyat araştırması yaparken, dolaşmaya vakti olmayanlar indirim kataloglarına bakıyor. İndirimleri yakından takip ediyor.
* Ucuz elektronik eşya almak isteyen tüketiciler elektronik market zincirlerinin indirimli açılışlarında geceden sıraya giriyor.
* Marketler, alım gücü düşük müşterileri için kendi isimlerini taşıyan ucuz ürünlere de raflarında geniş yer veriyor.
* Kalabalık aileler, belediyelerin ürettiği ucuz ekmeği tercih ediyor.
* Kimileri 'halk ekmek' büfeleri önündeki uzun kuyruklara girerken, kimileri de ucuz bayat ekmek satan fırınlara yöneliyor.
* Sürekli artan akaryakıt fiyatları karşısında bocalayan vatandaş, akaryakıt giderlerini paylaşmak için, işyeri aynı güzergahta olan yol arkadaşları buluyor.
* Benzin masrafları ile baş edemeyen sürücüler araçlarına LPG taktırıyor. Dolayısıyla, araçlarda LPG kullanımı giderek artıyor.

Eğlencede 'korsan'a rağbet
* Dar gelirli vatandaş, bütçesinden sinemaya pay ayıramayınca, sinemayı eve taşıyor. Sinema biletine vereceği parayla 5?6 adet korsan DVD?VCD satın alarak ya da internet sitelerinden film indirerek evinde izliyor.
* Vatandaş ücretsiz olduğu için satılık otomobil, satılık ve kiralık ev gibi ilanlarını gazetelere değil bu amaçla kurulmuş internet sitelerine veriyor.
* Orta gelir grubu ise giysi, çanta ve ayakkabı gibi ihtiyaçlarını karşılarken markalı ürünler yerine, sosyete pazarlarında satılan taklit ürünleri tercih ediyor. Outlet ve spot mağazalar da orta gelir grubunun alışveriş yaptığı yerler arasında yer alıyor.

Et gramla
* Kemer sıkan vatandaş, et, kıyma, pastırma gibi pahalı gıdalardan gramla alıyor.
* Alt gelir grubundaki vatandaşlar eski kazakları bile söküp paspas, elbezi, lif örerek değerlendiriyor.
* Kaçık çoraplardan bulaşık bezi, eski tişört, atlet, havlu ve çarşaflardan toz bezi ya da yer bezi yapılıyor.
* Köyü ile bağını koparmayan düşük gelir düzeyindeki ailelerin kışlık erzakı memleketten geliyor.
* Sofraya kırmızı et koyamayan, beyaz et ya da sakatat alıyor.
* Çocuğuna hazır mama alamayan pirinç unundan mama yapıyor.
* Kira giderini karşılamakta zorlanan çiftler aile büyüklerinin yanına taşınıyor ya da aile büyükleri evlerini kapatıp çocuklarının yanına taşınıyor. Aile büyüklerinin emekli maaşı da haneye ek gelir olarak giriyor.
* Büyük şehirlerde, bekarlar aynı evi paylaşıyorlar. Böylece kira, elektrik, su ve doğal gaz faturaları hafifliyor.
* Ev kiralanırken kombili, kapıcısız ve asansörsüz olanlar tercih ediliyor.
* Dar gelirli vatandaş, grip, nezle, soğuk algınlığı için doktora gitmek yerine bitki çaylarıyla, şifalı otlarla ya da ucuz ve bilindik ilaçlarla kendi kendini tedavi ediyor.
* Çocuğunun dişini kendisi çekiyor.
* Çocuğuna okul harçlığı veremeyen alt gelir düzeyindeki aileler ise 'beslenme çantası' dönemine geri döndü. Pek çok dar gelirli aile çocuğuna harçlık vermek yerine sandviç hazırlıyor.
* Dar gelirli çiftler düğün yerine sade bir nikah töreni ile dünya evine giriyor. Düğünü evde ya da apartmanın bahçesinde yapıyor. Çiftler balayı yerine memleketlerine gidiyor.

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100