11 Ekim 2008 Cumartesi 00:00
118 Okunma
Nesillerin sağlıklı gelişimi için hayvancılık önemlidir
Bugün ve gelecekte önemi değişmeyecek konuların başında yeterli ve dengeli beslenme gelmektedir. ~|~

 

Bu açıdan bakıldığında hayvansal ürünler taşıdıkları özellikler nedeniyle vazgeçilmez bir konumdadır. Hayvancılık aynı zamanda yeni nesillerin sağlıklı gelişmesi bakımından, orta ve uzun vadede milletlerin gelişimini etkileyen stratejik bir sektördür.

Gelişmiş ülkelerin birçoğunda hayvancılık ileri konumdadır. Günümüzde ülkelerin gelişmişlik düzeylerinin belirlenmesinde kullanılan kriterlerden birisi de kişi başına tüketilen hayvansal ürünler miktarıdır.

İnsanların yeterli ve dengeli beslenmesinde önemli rolü bulunan hayvancılık sektörü;
* Ulusal geliri ve istihdamı artırmak,
* Et, süt, tekstil, deri, kozmetik ve ilaç sanayi dallarına hammadde sağlamak ve dengeli kalkınmaya katkıda bulunmak,
* Kırsal alandaki açık ve gizli işsizliği azaltmak ve önlemek,
* Kalkınma ve sanayileşme finansmanını öz kaynaklara dayandırmak,
* İhracat yoluyla döviz gelirlerini artırmak,

* Göç olaylarını ve bunun ortaya çıkardığı sosyal sıkıntıları azaltmak ve önlemek gibi önemli ekonomik ve sosyal fonksiyonlara sahiptir.
Türkiye'de hayvancılık sektörü denildiğinde ilk aklımıza sığırcılık gelir.
1980'lerin başında Türkiye'de 16 milyon adet sığır bulunuyordu. 1990'larda bu rakam 11 milyona düştü. 2002'de ise toplam sığır sayısı 10 milyona indi. Koyun varlığımız ise 1995 yılında 34 milyon iken, 2002'de bu rakam 25 milyona inmiştir. Dolayısıyla özellikle et ve süt ürünleri üreten firmalar hammadde bulmakta sıkıntı çekmişlerdir. Yaşanan bu sıkıntılar et ve süt sektöründe fiyatları diğer ülkelere göre yüksek düzeye çıkartmış, dolayısıyla fiyatlar yükselince kişi başına düşen et ve süt tüketimi de düşmüştür.


Milli Ekonomi Modeli'nin sahibi /
BTP Genel Başkanı Prof. Dr. Haydar Baş


MİLLİ EKONOMİ MODELİ İÇİN NE DEDİLER
Prof. Dr. Vasım Mehmedaliyev / Bakü Devlet Üniversitesi:
Prof. Dr. Baş bir ummandır
Sizin gibi görkemli alimlerin iştirak ettiği mecliste iştirak ettiğim ve değerli Hocamız Prof. Dr. Haydar Baş hakkındaki fikirlerimi paylaştığım için çok bahtiyarım. 1994 Yılında bizim görkemli bilim adamımız Prof. Dr. Haydar Baş bizde doktorluk payesini aldı. 1995 yılında bizim büyük alimimiz Azad Mirzacanzade'ye Hocamızın on beşten fazla eserini gösterdiler. Azad Mirzacanzade: "Bu adam çoktan profesörlüğe layıktır" dedi ve doktorluğa ilave profesörlük payesini vermek üzere çağırdı. O zamandan beri Hoca bizim bölümümüzde çalışıyor. Bakü Devlet Üniversitesi'nin Hocanın timsalinde, Hocanın şahsında çok büyük bir alimi olduğu için çok seviniyorum ve iftihar ediyorum. Hocanın dersleri o kadar şirin, o kadar ilginç, o kadar orijinal geçiyor ki başka fakültelerin mensupları: matematikçiler, biyologlar, kimyagerler vs. Hocanın bilgisinden nasiplenmek için, ondan bir şeyler öğrenmek için derslerine giriyorlar. Siz Milli Ekonomi Modeli özelinde onun dahiliğinin bugün bir tarafını, iktisatçı tarafını görüyorsunuz. Hoca, çok büyük alimdir. Bu kitap ne kadar büyük bir eser de olsa, ne kadar konseptüal bir eser de olsa, Hocanın muhtelif mevzulara hasrolunmuş otuzdan fazla kitaplarının içinde Hocanın yaratıcılığından bir damladır. Ummandan bir katredir.

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100