15 Haziran 2009 Pazartesi 00:00
149 Okunma
Ortadoğu'nun hedef olmasının 3 nedeni bulunmaktadır
Globalleşme sürecinde, neden Türkiye'nin de içinde bulunduğu Ortadoğu hedef seçilmiştir, sorusu önemlidir. Bunun 3 sebebi vardır. ~|~

 

En önemli sebebi, en sona bırakarak diğer ikisine değinelim... Bunlardan birincisi, doğal kaynakların elde edilmesi ile ilgilidir. ABD ve Avrupa'nın kaynakları, artık tükenme noktasına gelmiştir.

Hedef doğal kaynakları ele geçirmektir
Başta petrol olmak üzere BOP çerçevesindeki ülkelerin kaynakları küresel güçlerin hedefidir. Z. Brezinski, "Küresel Balkanlar" adını verdiği Avrasya ve Ortadoğu'nun, küresel önemini bu bölgelerdeki enerji yataklarına bağlamaktadır. "2002'de Küresel Balkanlar olarak tasarlanan alan dünyanın bilinen petrol rezervlerinin % 68'ini ve doğalgaz rezervlerinin % 41'ini içeriyordu. Bu dünya petrol üretiminin % 32'sine ve dünya doğalgaz üretiminin % 15'ine denk geliyordu. 2020'de bu alanın ?Rusya'yla birlikte?  her gün kabaca 42 milyon varil petrol üretmesi planlanıyordu. Bu, toplam dünya üretiminin % 39'una ?her gün 107.8 milyon varil demek? denk geliyor."

Su da bir başka hedeftir
Ortadoğu'da enerji kaynakları, enerji nakil yolları ve su önemli zenginliklerdir. Sömürgeciliğin ve misyonerliğin günümüzdeki şekli olan küreselleşme ve BOP'la, hem bu halklar kendi inançlarından koparılacak, hem de kaynakları global odaklara transfer edilecektir. Bu hedef istikametinde NATO da BOP'a destek vermektedir. Doğal kaynaklar açısından Ortadoğu'nun en zengin kaynaklarına sahip ülkelerinden biri de Türkiye'mizdir? Madenler konusunda bu konuya geniş olarak yer verdik. Dolayısı ile Irak'ta dünya petrollerinin % 11'i var diye o bölgeyi talan edenlerin, geleceğin petrolü Bor madeninin tekel konumundaki sahibi ülkemiz üzerinde hesap yapmamaları elbette mümkün değildir. İsrail'in Büyük İsrail devleti hayali ve Arz?ı Mev'ud hedefi, Evangelist anlayışla birleştiğinde; ortaya, başta Türkiye olmak üzere bütün Ortadoğu'yu içine alacak BOP projesi çıkmaktadır. BOP'un üçüncü sebebi ise küresel ısınma ile ilgilidir.



SOSYAL DEVLET - MİLLİ DEVLET  /
Prof. Dr. Haydar Baş'ın kaleminden



SOSYAL DEVLET - MİLLİ DEVLET İÇİN NE DEDİLER


Prof. Dr. Metin TULGAR / Nöroteknoloji Merkezi Başkanı
Her cümlesini hayranlıkla okuyorum
"Sosyal Devlet/Milli Devlet" kitabının her cümlesini dikkatle ve hayranlıkla okuyorum. Aslen bir sosyal bilimci olan Sayın Prof. Dr. Haydar BAŞ  tarafından matematiksel bir düşünce tarzıyla bu değerli kitabın kaleme alınması beni gerçekten şaşırttı. Açlık, işsizlik ve can güvenliğinin gündemde olduğu dünyamızda sadece Türkiye ve Türk milletinin değil, tüm ülkelerin ve ulusların sorunlarına samimiyetle çözüm önerileri sunan "Sosyal Devlet/Milli Devlet" modelinin bir Türk bilim insanınca geliştirilmesi, tarih boyunca barışın, hoşgörünün ve adaletin simgesi olmuş ecdadımızın misyonunun devam ettirilmesi noktasında ayrı bir öneme sahiptir.
Bu tezin, Müslüman Türk dünyasının tezi olmasından onur duyuyorum. İnsan hakları, demokrasi ve özgürlük gibi kutsal kavramların bilinçli şekilde çarpıtıldığı günümüzün karmaşık ortamında umutsuzluk değil umut mesajlarıyla insanlığa mutlu gelecek müjdesi veren bu eserin her cümlesi dikkatle ve özümsenerek okunmalı kanaatindeyim.

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner122

banner121