14 Aralık 2008 Pazar 00:00
229 Okunma
Osmanlı Devleti'nin zenginliklerine Batı el koydu
1881 yılında Osmanlı, borçlarını ödeyemeyince Düyûn?u Umumiye Teşkilatı kurularak, Osmanlı'nın damga, balık, tütün, tuz, Kıbrıs gümrük vergileri gibi birçok vergisine el konuldu. Düyûn?u Umumiye, I. Dünya savaşına gelindiğinde 5000 çalışanı ile dünyanın en büyük tahsilat kurumu olarak vazifesini ifa etmekteydi. ~|~

 

Borç verenler devlet yönetimine de karıştı
Osmanlı'nın, borç alması ile sadece vergilerine el konulmadı; borç veren sömürgeci güçler, Osmanlı'nın bütün idaresine karışmakta, onun parçalanmasına zemin hazırlayan yasaları tek tek ona aldırmakta idiler. İlk borç alındıktan 2 yıl sonra Ali Paşa hükümeti döneminde, İngiliz ve Fransızlarla beraber hazırlanan 1856 Islahat Fermanı maddeleri, yakından incelendiğinde, günümüzün AB İlerleme raporları ve IMF talimatları ile olan benzerliği dikkatleri çekecektir.

Yabancılar istekleri art arda geldi
Bu fermana göre;
* Yabancılar mülk edinme hakkı ediniyor,
* Azınlık okullarının açılmasına ruhsat çıkıyor,
* Patrikhanede alınan karaların Babıali tarafından onaylanması sağlanıyor,
* Azınlıklar için farklı mahkemeler oluşturuluyordu.
Azınlıklara verilen her türlü imtiyazla birlikte çok kısa süre içerisinde Osmanlı ekonomisi azınlıkların kontrolüne geçmiştir. Genelde Osmanlı'nın yer altı kaynaklarının talan edilmesi de 1854 yılında alınan ilk borçla birlikte başlamıştır. 1856 yılında yapımına başlanılan Aydın demiryolu projesi ile, demiryolunun 45 kilometre çevresinde bulunan bütün madenlerin işletim hakkı, çok cüzi ücretlerle İngiliz firmalarına devredilmiştir. Birçok ecnebi madan şirketi Osmanlı topraklarına üşüşmüşlerdir:
a? Abotts Emmry Mines Ltd, b? Edward Hadkinson Maden Şirketi, c? P.G. Barf ve Şükerası Altın Şirketi, d? Peterson Ve Şürekası Krom Madeni, e? Edward Hadkinson Gümüş Madeni, f? Mr. Wilson Demir Madeni, g? J. Whittal Civa Madeni, h? Alfred Charnaud Mermer Ocağı, i? Whittal Ve Şürekası Kalemin ve Krom Madeni, j? Issigonis Demir İşletmesi, k? Rio Tinto Bor Madenleri.


SOSYAL DEVLET - MİLLİ DEVLET  /
BTP Genel Başkanı Prof. Dr. Haydar Baş'ın kaleminden

 

SOSYAL DEVLET-MİLLİ DEVLET İÇİN NE DEDİLER...

Ahmet Kaşamoğlu / Azerbaycan Bilimler akademisi:
Dünyayı bu tezle daha iyi yönetmek mümkün
Burada mukayese için soruyorum, Prof. Dr. Haydar Baş'ın üstünlüğü nerededir? Sosyalizm ve Kapitalizm sistemlerinin esas dayanakları olan esas membaları olan teorileri bir gözden geçirelim. Kapitalist sistemin ve Sosyalist sistemin dayandığı teorilerin her biri, kısa bir zamanda yer almış ve ikisi de filozoflar ve siyasetçiler tarafından ortaya konulmuş bir iddialardır. Ayrıca bu iddiaların ortaya konuluş tarihi çok da uzun bir zaman değildir. Sosyalizm hangi teori üzerine dayanmıştır? Sosyalizm sistemini incelediğiniz zaman şunu görürsünüz. Sosyalizm, maddiyat bir teori, materyalist dünya görüşüne dayanan bir teoridir. Şimdi artık üniversite öğrencileri bile bu teorileri inceleyip, okudukları zaman, bu teoride çok gülünç şeylerin bulunduğunu ifade etmektedirler. Kapitalist sitemde ise merkezde duran paradır. Ve Bu teorilerde ve eserlerde yer almış bir şeydir. "Sosyal Devlet Milli Devlet" ve "Milli Ekonomi Modeli" kitaplarının özü nereye dayanmaktadır diye düşünürsek şunu görmekteyiz. Prof. Dr. Haydar Baş'ın bu kitapları insanlık tarihine dayanır ve insanlık kültürüne dayanmaktadır. Bu kongre dünyanın her yanında kan döküldüğü bir zamanda dünyayı daha iyi yönetmek mümkün demenin adıdır.

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100