Bu haber kez okundu.

Osmanlı, insanı yetiştirerek başarılı oldu
Tarihimizde, insandan yola çıkarak bir devlet sistemi oluşturulmuş; bu eksende onu yaşatacak insan yetiştirilmiş, böylece devletin bekası da garanti altına alınmıştır. ~|~

 

Osmanlı'nın 600 yılı aşkın müddet dört kıtada bir hükümranlık kurmasının sırrı, işte bu "insanın yetiştirilmesi"dir. Birbirinden farklı onlarca milleti bir çatı altında ve kendinden razı olarak yaşatabilmesi, insanı tanıyarak hareket etmesi, ona uygun olan, yani "insan için bir devlet" anlayışını hayata geçirebilmesiyle mümkün olmuştur.

Batının "yalnız kahraman" modeli bize uymaz
Türkiye Cumhuriyeti Devleti de, "Türk milleti kimliği" şemsiyesi altında, birbirinden farklı pek çok etnik unsurları barındıran bir yapıya sahiptir. Olması gereken, tıpkı tarihte başarıldığı gibi, bu farklılıklardan oluşmuş bünyeyi bir arada tutacak sistemi hayata geçirmek iken; tıpkı Batı medeniyetindeki "yalnız kahraman" modeli, ne hikmetse, Atatürk'ten sonraki Cumhuriyet tarihi boyunca uygulana gelen insan modeli olmuştur.

Kapitalizm insanımızı yalnızlaştırmıştır
Bugün ülkemizde uygulanan kapitalist yaklaşım, vatandaşlarımızı sahipsiz ve onları sahip oldukları temel haklarını elde etmede yalnız bırakmaktadır; hatta maalesef zaman zaman, Türk toprakları üzerinde hesapları bulunan Avrupa'nın ve AB'nin eşiğine itmektedir. Bireyler, çoğulculuğa açık, paylaşımcı, ana kimlik etrafında tüm unsurların toplanabileceği bir hoşgörü ile yetiştirilmemekte; tam tersine egoist, bencil, kimi zaman en yakınını dahi dışlayıcı, yalnız kendi ihtiraslarının tatminine çalışan bir hayat telakkisi ile hayata başlamaktadırlar.

Toplumda ayrımcılık körüklenmektedir
Böylesi bir birey, demokrasi adına, global odakların da kışkırtması ile yaşamının her aşamasında "ben?sen ayrımı"nı gündem etmekte; zaten farklı etnik grupları barındıran toplumda bu ayrımcılığın körüklenmesinin önü açılmaktadır. Milli Devlet anlayışında devletin bekasını tehdit eden eğitim anlayışı, tamamen değiştirilecektir. Toplumu kuşatacak, her farklı oluşuma "devlet?millet yararına ve bütünlüğüne" halel getirmeyecek seviyede izin verecek, insan haklarını doya doya yaşatacak, hoşgörülü, adil bir insan modeli oluşturulacaktır.


SOSYAL DEVLET - MİLLİ DEVLET  /
Prof. Dr. Haydar Baş'ın kaleminden


 

SOSYAL DEVLET - MİLLİ DEVLET İÇİN NE DEDİLER

Prof. Dr. Ata SELÇUK / Fırat Üniversitesi
İnsanların hayalleri hakikat olacak
Ekonomi modelleri küresel güçlerin, para patronlarının istek ve menfaatlerini korumak için yapılmışlardır. Bu nedenle ideal düşüncelerde bir sosyal devlette olması gerekenler, daima ekonomik engellemeler sonucu, olamazlara dönüşmüştür. Yani beyni düşündüğü halde vücuduna hükmedemeyen felçli bir insan gibi olan topluluklar oluşturulmuştur. Bunlara devletler adı verilse bile hakikatte hepsi bağımlıdırlar. Yani uydudurlar. Ümitlerin yok olduğu bir anda, Milli Ekonomi Modeli ve Sosyal Devlet? Milli Devlet modeli ile Prof. Dr. Haydar BAŞ,  insanlığı bataktan çıkaracak, onları insanca yaşayacakları Sosyal ve Milli Devletlerine kavuşturacak, insanı layık olduğu şerefli yere getirecektir. Bu modeller insanı temeline aldığından, insanların hayalleri artık hakikat olacaktır. Çünkü Prof. Dr. Haydar BAŞ. Model aldığı devlet yapısında, Beyin ile vücudu birleştirmeyi, devletleri felç halinden dinamizme kavuşturmayı, Sosyal Devlet? Milli Devlet projesi ile başarmıştır. Kendi ülkesi için hiçbir dış kaynağı kullanmamış, ihtiyacı da duymamıştır. Böyle bir devlette insan hakları kağıt üzerinde değil, devlet eliyle halkına yaşatılmaktadır.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100