Bu haber kez okundu.

Sürücüsüz araçlara 5 yıl kaldı

YENİ MESAJ / ARAŞTIRMA

Sürmek veya sürülmek? Sürücüsüz araçlar üzerine ciddi çalışmalar yapan Bosch’un Yönetim Kurulu Üyesi Dr. Dirk Hoheisel, “Otoyol pilotlarımız sayesinde, 2020 yılında yüksek derecede otonom (şürücüsüz) araçların otoyollarda tek başlarına gittiğini görebileceğiz” dedi.  Yüksek derecede otonom sürüşte araç, geçici olarak sürüş görevlerinin tüm sorumluluğunu alıyor. Hoheisel, “Otomobil şoför, sürücü de yolcu olacak” şeklinde konuştu. 

Bu durum yollardaki güvenliği arttırıyor ancak teknik güvenlik konusunda da yüksek talepler getiriyor. Ayrıca araç mimarisinde temel değişiklikler gerektiriyor. 

Denemeler sürüyor

Bosch, Almanya’nın A81 ve ABD’nin I280 otoyollarında teknik olarak şu anda neyin mümkün olduğunu araştırıyor. İlk olarak BMW 3 Series Touring’e dayanan test araçları ve 2015 yılının ortasından beri de Tesla Model S’te olmak üzere 2013 yılının başından beri mühendisler, kamu yollarında yüksek derecede otonom araçları deniyor. Hoheisel, “Mühendislerimiz, tek bir aksaklık bile olmadan kamu yollarında 10 bin kilometrenin üzerinde test sürüşü gerçekleştirdi” şeklinde belirtti. Araçlar, gerekli olduğu durumlarda hızlanarak, fren ve sollama yaparak trafikte kendilerini yönlendiriyor. Ayrıca, dönüş sinyalini ne zaman yanacağı ve ne zaman şerit değiştireceklerine, trafiğin durumuna bağlı olarak kendileri karar veriyor. Bu, aracın çevresinin ayrıntılı bir resmini sunan sensörlerle sağlanıyor. Buna ek olarak Bosch’un ortağı TomTom, mevcut trafik durumuyla ilgili önemli bilgilerden faydalanan dinamik, son derece ayrıntılı bir harita sunuyor. Bir bilgisayar, yoldaki diğer kullanıcıların davranışını analiz ve tahmin etmek üzere tüm bu bilgileri kullanıyor ve buna dayanarak yüksek derecede otonom araçların sürüş stratejisi hakkında kararlar alıyor. 

Kanunların da değişmesi gerekiyor

Yüksek derecede otonom sürüş, kanunlarda değişiklikler olmazsa hayata geçemeyecek. Sürücülerin her zaman için araçlarının kontrolünü sağlamaları gerektiği emrini veren 1968 tarihli Viyana Karayolu Trafik Sözleşmesi ile getirilen bir yasal kısıtlama bulunmakta. Şu ana kadar bu kısıtlama, yüksek derecede otonom sürüşe imkân vermedi. Yine de hem Almanya hem de diğer pek çok ülke için geçerli olmak üzere, yönetmeliklerde değişikliklerin meydana gelebileceği yönünde işaretler var. İhtimallerden bir tanesi, sürücünün istediği zaman engel olabildiği veya devre dışı bırakabildiği sürece otonom sürüşe izin verebilir. Bu istisnaya izin vermek üzere yönetmeliklerin ne şekilde revize edileceği konusunda tartışmalar yakın.

Amaç trafik kazalarında ölümleri azaltmak

Test araçlarının kendi başlarına sürüş yapmalarından önce bazı değişiklikler yapıldı. Tesla’yı örnek alacak olursak, Bosch aralarında stereo video kameranın da bulunduğu 50 yeni parçayı yerleştirmek ve 1300 metre kablo döşemek için 1.400 saat harcadı. Yüksek derecede otonom araçların bir parçanın arızalanması durumunda bile güvenli bir şekilde çalışması gerekiyor. Otonom sürüş, ilk olarak karayolu trafiğini daha güvenli bir hale getirmek amacını taşıyor. Her yıl dünyada tahmini 1.3 milyon insan karayolu kazalarında ölüyor. Vakaların yüzde 90’ınında kazanın nedeni insan hatası olarak öne çıkıyor.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100