Bu haber kez okundu.

TARIM BİTİYOR
HABER MERKEZİ
Türk çiftçisi için şartlar her geçen gün daha da olumsuz hale geliyor. Uzun yıllar Avrupa Birliği (AB) ve IMF güdümünde şekillenen politikalarla darbe yiyen tarım kesimini şimdi de doğal afetler vurdu. Önce kuraklık ve ardından gelen don olayı tarım ürünlerinde büyük kayba neden oldu. Buğdaydan fındığa, kayısıdan elmaya kadar hemen hemen tüm tarım ürünlerinde rekor düzeyde rekolte kaybı yaşanıyor. Türkiye’nin bu yaz büyük bir sebze, meyve krizi yaşabileceği belirtiliyor.
Çukurova can çekişiyor
Örneğin Türkiye’nin tahıl ambarı olarak bilinen Çukurova’dan çiftçinin feryatları yükseliyor. Kışın kurak geçmesiyle sıkıntılı günler geçiren buğday üreticilerine son darbeyi don olayı vurdu. 29-30 Mart tarihlerinde yaşanan don olayı buğday hasadının 1 ay erken yapılmasına sebep oldu. Çukurova’da kuraklık nedeniyle rekoltenin yüzde 50 oranında düşmesi bekleniyor. Türkiye’nin buğday üretiminin düşmesindeki nedenlerden biri de maliyetlerin yüksek olması.
Buğday ekenlerin sayısı her geçen yıl daha da azalıyor. Seyhan Ziraat Odası Başkanı Süleyman Girmen, “Bölgemiz, ‘tahıl ambarı’ kimliğini yavaş yavaş kaybediyor. Buğdayın üretim alanları hemen hemen her yıl düşüyor. Bunun nedeni de üreticilerin buğdaydan zarar etme riskinin yüksek olması. Geçen yıla oranla buğday rekoltesinde en az yüzde 25-30 civarında kayıp bekliyoruz” dedi. Türkiye’nin buğdayda dışa bağımlı olmaması için tarımın ve çiftçinin devlet tarafından desteklenmesi gerektiğini belirten Girmen “Buğdayı ithal etmeye başladığımızda yabancı oyuncuların eline düşeriz. Bunun sonucunda da tahılı ithal ettiğimiz ülkeler bize buğdayı istediği fiyattan satacak. Çiftçimiz kaybedecek, yabancı sermaye kazanacak” dedi.
Köylü toprağını terk ediyor
Tarımda yaşanan sıkıntılar köyden kenti göçü de hızlandırdı. Bu anlamda Aksaray’dan dikkat çekici bir haber geldi. Aksaray’da bazı köylerde kuraklık nedeniyle mahsul kaldıramayan çiftçiler şehre göç ediyor. Karaçay köyü göçün yoğun olarak yaşandığı yerlerden biri. Kuraklık nedeniyle köyden kente göçlerin arttığını belirten Karaçay Köyü Muhtarı Adem Tan  “Kaç senedir hava şartları kurak gidiyor. Kuraklık olduğu için herkes illere göç ediyor. Özellikle de Aksaray’a göç ediyor köylülerimiz. Bizim köyde yüzde 70-80 göç olayı var. Su olmayınca kuraklık oluyor, kuraklık olunca da mahsul kaldıramıyoruz ve bunun için de çiftçi şehre göçtü” dedi.
Çiftçi borç batağında 
Çiftçinin belini büken bir diğer unsur da ağır borç yükü. Kredi çekerek traktör alan, gübre ve mazot alan çiftçi ürünün istediği kazancı sağlamayadığı için borcunu ödeyemez duruma geldi. Borcunu ödeyemeyen çiftçi bankaların haciz kıskacına girdi. Bu durum Türkiye genelini kapsayan çok büyük bir sıkıntı halini aldı. Bankalar borcunu ödeyemediği için yüzbinlerce çiftçinin tarlasına ve traktörüne el koydu. 
Bu hale nasıl geldik?
Bir zamanlar tarım konusunda kendi kendine yeten 7 ülkeden biri olan Türkiye’nin en büyük tarım ürünü ithalatçısı haline gelmesinde bir çok faktör bulunuyor. Bu faktörlerinden bir kaçını şöyle sıralamak mümkün.
1- Avrupa Birliği talimatları doğrultusunda çıkarılan yasalarla şeker pancarı, pamuk, tütün, fındık gibi temel tarım ürünlerine üretim kısıtlaması getirilmesi
2- Dünyanın en pahalı akaryakıtının Türkiye’de olması.
3- Gübre fiyatlarındaki astronomik artış.
4- Hükümetin yerli üreticiyi desteklemek yerine ithalata yönelmesi yani Türk çiftçisinin ürününe pazar bulmak yerine Türkiye’yi yabancı ülkelerin pazarı haline getirmesi.
5- Ürünün doğal afetlere karşı sigortalanmasındaki büyük yetersizlik.6- Hükümetin tarımsal eğitim konusunda çiftçiyi yalnız bırakması.

Oysa çözüm var: Milli Ekonomi Modeli 

Türk tarımı can çekişirken Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Genel Merkezi’nden konuyla ilgili yapılan açıklamada “çözüm genel başkanımız Prof. Dr. Haydar Baş’ın Milli Ekonomi Modeli’dir” dendi. Milli Ekonomi Modeli’nde ortaya konan tarım projelerinin Türk çifçisinin aradığı ve beklediği çözüm olduğu belirltilen açıklamada modelde yer alan projeler ana başlıklar halinde şu şekilde sıralandı:

1- Tâhditler kaldırılacaktır. 

2- Devlete ait topraklar uzun vadeli, sembolik ücretler karşılığında kiraya verilecektir. 

3- Ürün fiyatları çiftçiler yani üretici kooperatif üzerinden belirlenecektir. Hem devlet desteğini hem de iç piyasa fiyatını beraber alacaktır. 

4- Devlet üreticinin yetiştirdiği ürünün yüzde 50’sine en az 6 ay evvelinden avans verecektir. 

5- Çiftçiye emeklilik desteği ve doğal afetlere karşı sigorta desteği sağlanacaktır. 

6- İthal ürünlere karşılık yerli üreticinin korunması devlet garantisinde sağlanmalıdır. 

7- Tarım içim gerekli olan finansman elde edilen üretim karşılığı senyoraj geliri ile karşılanacaktır. 

8- Devlet tarıma bağlı sanayi üzerine yatırım yapmak isteyen girişimcilere , “proje mukabili sıfır faizli krediler” ve “gerekirse geri ödemesi üretim veya ürün” olacak türden kredi verecektir. 

9- Devlet ürünlere pazar garantisi verecektir. 

10- Gübre ve tarım ilaçları konusunda yatırımlar teşvik edilecektir. 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100