Bu haber kez okundu.

Türk tarımının geleceği karanlık
RECEP BAHAR / İSTANBUL 

Türkiye'de kırsal kesimde yani beldelerde ve köylerde genç nüfus azalması, tarımı ciddi manada olumsuz etkilemeye başladı. Özellikle 2002 yılından bu yana AKP Hükümeti döneminde hayata geçirilen Avrupa Birliği (AB) Uyum Yasaları, Dünya Bankası ve IMF’nin uygulanması için dayattığı ‘tahdit yasaları’ sonucunda kırsaldaki genç nüfus sürekli azalıyor. Genç nüfus kırdan şehirlere göçüyor ve bunun neticesinde köyler boşalıyor. 

Özellikle genç nüfusun köyden kopması, tarımın ve kırın geleceği açısından fevkalade olumsuz bir durum oluşturuyor. Nitekim 2008 - 2012 dönemi incelendiğinde, köy ve beldelerde
0-44 arası yaş gruplarının nüfusunda önemli ölçüde azalma görüldü. Buna karşın 44 yaş üstü nüfusta artış yaşandı. Yaş grupları içinde kırsaldaki en fazla nüfus azalması çocuklarda ve gençlerde yaşanıyor. En fazla nüfus artışı ise 55 - 64 yaş grubunda görülüyor. Emekli olanların köylere yöneldiği ortaya çıkıyor. Genç nüfusun büyük şehirlere göç etmesi, kırın ve tarımın bugününü ve özellikle geleceğini etkiliyor.  

Köy nüfusu yıldan yıla azaldı

Türkiye Ziraat Odaları Birliği’nin (TZOB) kamuoyu ile paylaştığı verilere göre, Türkiye'de belde ve köylerde yaşayan nüfusun genel nüfusa oranı 1935 yılında yüzde 76.5 iken, bu oran 1960 yılında yüzde 68.1’e, 1980 yılında yüzde 56.1’e, 2012 yılında ise yüzde 22.7'ye indi. Öte yandan ülkemizde kırsal nüfus ile tarım nüfusu karıştırılıyor. İnsanların kırsalda ikamet etmesi tarımda çalışacağı anlamına gelmiyor. Gelişmiş ülkelerde tarım nüfusu yüzde 3’lerin altına düştü. Tarım nüfusunun yüzde 1.5 - 2.5 arasında olduğu ABD, İngiltere, Kanada ve Hollanda’da kırsal nüfusun toplam nüfusa oranı yüzde 17 - 20 arasında. Bu oran, tarım nüfusunun yüzde 2’nin altında olduğu Almanya’da yüzde 25’in, yüzde 3 olduğu İtalya’da yüzde 30’un üzerinde. Kırsal nüfus, Polonya’da yüzde 40’a yaklaşıyor. Kırsal nüfusun yüzde 50’nin üzerinde olduğu, Avrupa Birliği (AB) üyesi Slovenya gibi gelişmiş ülkeler var. Bu ülkelerde nüfusun önemli bir oranı kırsalda oturuyor ama tarımda istihdam edilmiyor. Kırsalda tarım dışı sektörlerde çalışıyor. Nitekim Türkiye'de de köylerde yaşayanların önemli bir bölümü tarımda çalışmıyor. Kırsal nüfusun bir bölümü yazın köyde, kışın ise kent merkezlerinde ikamet ediyor.  

Genç nüfus köylerde nasıl tutulur?

Türkiye'de genç nüfusun köylerde tutularak, tarımla iştigal etmelerini sağlayabilmek için 'tarım kesimi'nin para kazanmasını temin etmek gerekiyor. Türkiye'de mazot, tohum, ilaç, gübre gibi tarımda kullanılan ürünlerin dünya fiyatlarından yüksek olması nedeniyle Türk çiftçisi, ektiğinden biçtiğinden ya da ürettiği meyveden para kazanamıyor. Çiftçinin para kazanabilmesi için girdi maliyetlerinin azaltılması ve 'ekip, biçen ve üreten' tarım kesiminin güçlü bir şekilde desteklenmesi gerekiyor. Türkiye'de en kötü ve bakımsız evlerin köylerde olması, çiftçilerin önemli bir bölümünün 20 yaş üstü otomobil ya da ticari araç kullanması, cebinde genelde para olmaması Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti'nin bu kesime güçlü bir şekilde el atmasını zorunlu kılıyor.

AKP tarım kesimini bitirdi

Türkiye'de AKP Hükümetinin işbaşına geldiği 2002 yılında kırsal nüfusun genel nüfusa oranı yüzde 33.7 idi. O dönemde 68 mil-

yonluk nüfusumuzun yaklaşık 22.5 milyonu köylerde yaşı

yordu. Kemal Derviş'in Bülent Ecevit - Devlet Bahçeli - Mesut Yılmaz Hükümeti döneminde 2001 yılında uygulamaya koyduğu Dünya Bankası, IMF ve Avrupa Birliği politikalarını aynen devam ettiren AKP Hükümeti'nin yaklaşık 10.5 yıllık icraatları sonucunda kırsal nüfus 2012 yılı sonu itibariyle 17 milyona geriledi. Genel nüfusumuz 75.6 mil-

yona yükseldiğinden kırsal nüfusun oranı yüzde 22.7'ye geriledi. Mevcut kırsal nüfusun önemli bir bölümünün emekliler ve yaşlılardan oluştuğu dikkate alındığında, ekmeğini tarımdan kazanmaya çalışan halkımızın genel nüfusa oranı kesin bir rakam olmamakla birlikte yüzde 5'in altına düştüğü gözlenmektedir. 

 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100