Bu haber kez okundu.

Türkiye, dış politikada tarihi hatalar yapmaktadır
Türkiye'nin dış politikasında, bu gelişmelere karşı izlenen yol, maalesef "son derece yanlış"tır. Tarihi bir hatadır. ~|~

 

 

İstanbul'da yapılan NATO zirvesi ile BOP'un askerî kanadına dönüştürülen Türkiye, İslam dünyasını karşısına almış, BOP işgalinin stratejik ortağı haline getirilmiştir.

BOP'un Türkiye hedefi: Bölük pörçük bir federasyon
Kaldı ki, BOP'ta Türkiye'ye biçilen rol, "bölük pörçük bir federasyon" halini almasıdır. Yani BOP, Türkiye açısından bir bölünme ve parçalanma projesidir. Böylesi bir "yakın tehdit" gün gibi ortada iken, Türkiye'nin BOP'un stratejik ortağı yapılması, dış siyasette yapılan ciddi bir hatadır; intihardan başka bir şey değildir. Devletin kuruluş yıllarından tevarüs eden "Tam bağımsızlık esası" üzerine sürdürülmesi gereken Türk dış politikası, bu temel anlayışı yitirdiği için, bugün bambaşka bir noktalardayız:

ABD askerimizin başına çuval geçirmiştir
1? Lozan'ı ve Güneydoğu sınırlarımızı kabul etmeyen ABD, siyasilerin stratejik ortaklık hayalleri ile uyguladıkları teslimiyetçi politikalar neticesinde Türk askerinin başına çuval geçirmiştir.
2? Devletimizin sınır ötesi tehlikelerle ilgili kırmızı çizgileri kalmamıştır.

ABD'nin çıkarları için maşa olarak kullanılıyoruz
3? Afganistan'a konuşlanma ile başlayan süreçte, Birleşik Devletler'in Ortadoğu'daki projelerinde maşa olarak kullanılan Türkiye, önümüzdeki dönemlerde yine ABD'nin İran üzerindeki planları için de aynı vazifeye hazırlanmaktadır.
4? Helsinki'de kaybetmemizin ilk sinyalleri verilen Kıbrıs, gelinen noktada elimizden çıkmak üzeredir; barış ve temel hakların teminatı ve garantörü olan KKTC'deki Türk askeri varlığı, AB tarafından "işgalci" olarak yaftalanmıştır.

Sur içinde bir devlet an meselesidir
5? İstanbul sur içinde Vatikan benzeri bir devletin kurulması an meselesidir; fırsatlar ve zemin olgunlaştırılmaktadır.
6? Lahey'de halledilmesi kararlaştırılan Ege sorunu, Yunanistan lehine çözülmek üzeredir? Örnekleri daha da çoğaltabiliriz.

SOSYAL DEVLET - MİLLİ DEVLET  /
Prof. Dr. Haydar Baş'ın kaleminden


SOSYAL DEVLET - MİLLİ DEVLET İÇİN NE DEDİLER

Prof. Dr. Ömer EYERCİOĞLU / Gaziantep Üniversitesi
Milli Devlet, vatandaşlarının tümünü kucaklamaktadır
Her sosyal devletin milli devlet, her milli devletin de sosyal devlet olmadığı gerçeğinden hareketle, Prof. Dr. Haydar Baş, milli devleti şöyle tanımlamaktadır:
"Milli devlet; temelini milletlerin tarihi değerlerinden alan, başka ülkeleri taklitten uzak olan ve çağdaş uygarlık seviyesine gitme yolunda bütün diğer ülkelerle yarışan, bütün dünyaya açık ama hiçbir dış güce ihtiyaç duymadan kalkınabilen, kendi devinimi için gerekli sinerjiyi, kendi kaynaklarından alan, Milli Ekonomi Modeline sahip, devletin ancak milleti ile var olduğu şuuru ile milletin tamamını kucaklayan, vatandaşlarına hizmeti, dolayısıyla sosyal güvenliği ve sosyal hizmeti kendine en temel gaye edinen, vatandaşlarına insan haklarını ve hürriyetlerini doya doya yaşatan, adalet, eşitlik ve hukuk temeline dayalı bir devlet anlayışıdır."
Yukarıdaki tanım, milli devletin etnik temele dayalı bir devlet olduğu yanılgısını ortadan kaldırırken, vatandaşlarının tamamını hiçbir fark gözetmeksizin kucaklama prensibiyle, milli devletin gerçek sosyal devlet olduğunu [5] ifade etmektedir.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100