Bu haber kez okundu.

Türkiye, ordusuna herzamankinden daha fazla sahip çıkmalıdır
Dünyanın ve bölgemizin sürüklendiği düzlemde Türkiye, baskılar karşısında ordusuna ve askerine eskisinden daha da fazla sahip çıkmalıdır. ~|~

 

Çünkü içte sivil ? asker birliği ve dayanışması ile milli birlik ve beraberliğin teminatı olacak güçlü bir ordu, dışarıdan gelecek baskılara karşı devleti ve milleti koruyacağı gibi; olası saldırılara karşı da en büyük caydırıcı unsurdur. Bu sebeple Milli Devlet, devletin ve milletin muhafazasındaki hayati vazifesini öncelikle dikkate alarak güçlü ordu, güçlü millet ve sivil?asker birliğini savunmaktadır.

Batı çatışmayı körüklüyor
Batı kaynaklı ekonomi sistemlerinin, kaynakları sınırlı ve ihtiyaçları sınırsız kabul ettiklerini ifade etmiştik. Bu itibarla sınırlı kaynakların ne şekilde paylaşılacağı konusu kapitalist dünya için hayati önem taşımaktadır. Kapitalizmde esas olan üretim ve kârdır. Sanayi üretiminin gelişmesi için sınırlı kabul edilen kaynaklar, kapitalist ülkelerin denetimine geçmelidir ki, kapitalizmin çarkları dönebilsin. Bu anlayışın sonucu olarak geri kalmış veya henüz gelişme sürecindeki ülkeler sömürge haline getirilmiştir. Sömürge anlayışı üzerine oturan bir dış politika anlayışı, tarihin akışı içerisinde buna direnen ülkeler ile sömürgeci devletler arasında savaşları da kaçınılmaz kılmıştır.

Sömürgecilik Roma'da ortaya çıktı
Bugün dünyada savaşın bitmesini isteyenlerin, öncelikle ihtiraslar üzerine oturan liberal ? kapitalist sistemlerin dünyadaki kavganın en temel sebebi olduğunu görmeleri gerekmektedir. Sömürgecilik ilk olarak Roma'da ortaya çıktı. Yüzyıllar sonra Batı Avrupa ülkeleri, sömürgecilik faaliyetlerine başladılar. 15. yüzyılda başlayan bu faaliyetlerin hedefi, değişik yerler keşfetmekten ziyade, uzak ülkelerin kaynaklarına el koymaktı.
Amerika kıtasının kâşifi olarak tanıdığımız Kolomb'un asıl hedefi, bu el değmemiş toprakların zenginliğini ele geçirmekti. Bu maksat için binlerce yerli öldürüldü. İspanyol kaptan Cortes de aynı yolu takip etti.
İnka'ların yaşadığı Peru topraklarını işgal eden Cortes, buralarda büyük katliam ve zulümlerin yaşanmasına sebep oldu.

SOSYAL DEVLET - MİLLİ DEVLET  /
Prof. Dr. Haydar Baş'ın kaleminden


SOSYAL DEVLET - MİLLİ DEVLET İÇİN NE DEDİLER:

Prof. Dr. Fehim Üçışık / Marmara Üniversitesi
Kimseye muhtaç olmadan yaşama imkanı sunuyor
Ortaya koyduğu Milli Ekonomi Modeli, 2005 yılında Bakü'de yayınlanan ve İstanbul'da ve Bakü'de yapılan uluslararası bilimsel toplantılarda tanıtılan ve tartışılan, Bakü Devlet Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr Haydar Baş, bu modelin siyasi açılımı ve Sosyal Hukuk Devletinin hayata geçirilmesi projesi olarak nitelediği Sosyal Devlet Milli Devlet Modelini yayınlamış bulunmaktadır Sosyal Devlet Milli Devlet Modeline göre, "en alt gelir grubunda bulunan bireylerin asgari bir gelire sahip olmaları gerekir. Bu gelir, onların kimseye muhtaç olmadan yaşamalarına imkan tanımalıdır" (s.288). İnsan Hakları Evrensel Bildirgesinde bu konuda şöyle bir düzenleme bulunmaktadır:  "Çalışan her kimsenin kendisine ve ailesine insanlık haysiyetine uygun bir yaşayış sağlayan ve gerekirse her türlü sosyal koruma vasıtaları ile de tamamlanan adil ve elverişli bir ücrete hakkı vardır" (m.23/III). Böylece İnsan Hakları Evrensel Bildirgesinde çalışanların ücretinden ve bu ücretin gerekirse sosyal koruma vasıtaları ile tamamlanmasından sözedilmesine karşılık Sosyal Devlet Milli Devlet Modelinde en alt gelir grubundaki bireylerin belirli düzeyde geliri olması öngörülmektedir.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100