09 Mayıs 2015 Cumartesi 00:06
1459 Okunma
Türkiye’de konut açığı, İstanbul’da fazlası var!
RECEP BAHAR/İSTANBUL

{77 milyon nüfuslu Türkiye’de 21 milyon adet konuta ihtiyaç olduğu belirtilirken, geçen yıl 630 bin kişilik nüfus artışına karşın 600 bin konut üretildiği ifade edildi. Türkiye’de her yıl 30 bin adet konut açığı oluştuğuna dikkat çekilirken, İstanbul’da ise 100 bin adetlik ihtiyaca karşılık 123 bin adet konut üretimi gerçekleştirildiği vurgulandı. Türkiye ekonomisinin en dinamik sektörlerinden biri olan yapı / konut sektörü Yapı-Endüstri Merkezi’nde (YEM) düzenlenen “Pazarlama Argümanı Olarak Kullanılan Mimari Kavramlar” başlıklı panelde uzman katılımcılar tarafından değerlendirildi. 

İki yılda kriz kapıda
Panelde konuşan KONUTDER Başkanı Ömer Faruk Çelik, Türkiye nüfusu ile konut ihtiyacını karşılaştırarak, ilginç tespitlerde bulundu. Türkiye’de 21 milyon konuta ihtiyaç olduğunu belirten Ömer Faruk Çelik, “Geçen yıl 630 bin kişilik nüfus artışı yaşandı. Buna karşılık 600 bin adet konut yapıldı. Rakamlardan da anlaşılacağı üzere her yıl 30 bin adet konut açığımız var. Buna karşın İstanbul’da 100 bin konut ihtiyacı olmasına rağmen, 123 bin adet konut üretildi. 23 bin adet konut fazlalığımız var” dedi. Geçen yıl 37 bin adet konutun aralarında İngiltere, Almanya, Suudi Arabistan ve Kuveytli yatırımcıların bulunduğu yabancılara satıldığına dikkat çeken Ömer Faruk Çelik, “Yabancıların bu konutları yatırım amaçlı aldılar. İki yıl içerisinde bu konutları satmak istediklerinde, esas sorun o an yaşanacak. Ülkemizde doların seyri her an değişebiliyor ve haliyle Türk Lirası değer kaybına uğruyor. İkinci el olarak satışa sunulacak olan bu konutlar TL bazında satılacağı için, yabancılar zarar etmeye başlayacaklar. Bu da ülkemizde konut sektöründe yeni krizin başlamasına neden olacak” diye konuştu. 

Başımızı sokacak ev istiyorduk, rezidansa taşındık
Konut sektöründe esas olanın insanların beklentileri olduğuna dikkat çeken Ömer Faruk Çelik, şunları söyledi: “1980’li yıllarda insanlar sadece başını sokacak bir evi olmasını istiyorlardı. Nitelik veya nitelik onlar için önemli değildi. 1990’lı yıllarda yine nicelik ve nitelik önemli değildi insanlar için, ama geniş ailemiz olduğu için artık apartmanlarda yaşamaya başladık. 2000’li yıllarda ise artık site kültürü başladı. Asansörlü, kaloriferli, sosyal yaşam alanları olan sitelerde oturmaya başladık. 2007 yılından ekonomimizin de büyümesi ile birlikte artık rezidanslar ve villalar devreye girmeye başladı. Konfor aramaya başladık.”
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner122

banner121