Bu haber kez okundu.

Türkiye'deki durum vahimdir
Bir ülkenin kendi Merkez bankasında başka bir ülkenin parasını bulundurması veya kendi topraklarında dolaşıma sunması o ülkeyi finanse etmesi demektir.
Bugün başta Türkiye olmak üzere, özellikle Uzakdoğu ülkelerinin merkez bankalarında büyük miktarda ABD Doları saklanmaktadır. ~|~

 

Uzakdoğu tuzağa düştü
Japonya Merkez Bankası'nda, Ağustos 2005 itibari ile 847.777 milyar ABD Doları bulunurken; Çin Merkez Bankasında ise Temmuz 2005 itibari ile 711 milyar dolar bulumaktadır. Bunun manası şudur: Japon ve Çin halkı yüz milyarlarca dolarlık üretim yapmış; karşılığında ABD, kağıt boyayıp onlara vererek bu üretimi kendisine aktarmıştır.
Türkiye'de ise durum daha vahimdir. Çünkü biz sadece Merkez Bankamızda değil, dolaşımda da yabancı paralara izin vermekteyiz.
Yani üretimimizin karşılığında piyasada bulunması gereken emisyon miktarını, senyoraj hakkımızı kullanmak suretiyle karşılamıyoruz. Yabancı ülkeler de emisyonlarını arttırıp bize paralarını gönderiyor ve senyoraj geliri elde ediyorlar.
Senyoraj gelirinin bizim gibi ülkelere yasak, ancak parasını dünya parası yapma gayreti içerisinde olan ülkelere serbest olması, o ülkelerin ilerlemesine katkıda bulunurken, bizim ise batmamıza neden olmaktadır.

Senyoraj hastalık değildir
Günümüzde devletlerin senyoraj geliri elde etmesi, bir çeşit enflasyon vergisi olarak tanımlanmakta ve ekonomiler açısından bir hastalık olarak görülmektedir. Bunun yerine devletlerin iç ve dış borçlanmaya gitmesi tavsiye edilmektedir.
Ancak, Milli Ekonomi Modeli'mizde belirtilen oranlarda emisyon hacminin arttırılarak senyoraj geliri elde edilmesi devletler için bir mecburiyettir. Aksi takdirde, piyasada yeteri miktarda tüketim olmayacağı için, ekonominin dengeye oturtulması mümkün olamaz.

Senyorajın belli mantığı vardır
Geçmişte senyoraj geliri elde eden bazı devletler bunu belli bir mantık çerçevesinde ve belli oranlar dahilinde uygulamamıştır. Daha çok siyasi kaygılar neticesinde bütçe açıklarını kapatmak için yapmıştır. Belli bir kural çerçevesinde uygulanmayan emisyon artışı elbette talep enflasyonuna yol açar.

Milli Ekonomi Modeli'nin sahibi /
BTP Genel Başkanı Prof. Dr. Haydar Baş

MİLLİ EKONOMİ MODELİ İÇİN NE DEDİLER:


Prof. Dr. Krasivskaya Regina / Almanya
MEM pratik olarak uygulanabilir
Küresel ekonomilerde belirli ellerde sermaye birikimi oldu. Küreselleşme tekelleşmeye neden oldu. Bu da küreselleşmenin büyük güçler tarafından olduğunu gösteriyor. Küreselleşme ulus devletlerin egemenliklerini kaybetmesine neden oldu. Prof. Dr. Haydar Baş'ın Milli Ekonomi Modeli, küreselleşmenin sakıncalarını açıkça ortaya koymaktadır. MEM bu konuda oldukça önemli argümanları barındırmaktadır. Bu nedenle son derece özgün bir modeldir. Özellikle tarıma getirdiği anlayış dikkat çekiyor. Küreselleşmenin tarım konusunda yaptığı yıkımlar MEM ile önlenebilir. Mevcut sistemler bu konuya hiçbir çözüm sunamıyor. MEM doğal kaynaklara, toprak bütünlüğüne ve sanayileşmeye de önem veriyor. Modeli incelediğimizde gerekli olan her alana değindiği için komple bir model olduğunu görüyoruz. Model bir bütün. MEM pratik olarak uygulanabilir. Modelde yer alan unsurlar çok net ve somut bir şekilde hayata geçirilebilir. MEM somut problemlere somut çözümler getirmektedir. Günümüzdeki sorunların çözümü açısından MEM önemli önerilerde bulunmaktadır. Matematiksel formülleri de geliştirilmiş olan model, bundan dolayı dünyanın her ülkesinde uygulanabilecektir. MEM üretici, yepyeni bir modeldir.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100