30 Mayıs 2009 Cumartesi 00:00
130 Okunma
Vatandaşlık maaşı beyin göçünü önleyecektir
Vatandaşlık maaşı, yetişmiş insanımızı kaybetmemiz demek olan "beyin göçü"nü de önleyecektir. ~|~

 

Ülkesinde istediği iş imkanlarını bulan, geleceğini hiçbir şarta bağlı olmadan garantiye alacak olan, tabii bir hak olarak doğumundan ölümüne kadar ömür boyu kesilmeyecek bir gelire sahip olacak olan gencimiz, neden çareyi sınır ötesinde arasın ki? Bilakis o, kendisine bu imkânları sunan devletini daha iyi bir noktaya taşımak için çalışacaktır.

Türkiye cazibe merkezi olacak
Böylece Türkiye artık, gencinin, işçisinin, kalifiye elemanının kaçtığı bir ülke değil, bir cazibe merkezi olacaktır. Vatandaşlık maaşı, ekonomilerdeki tüketimin canlandırılması ile doğacak piyasa hareketini de temin edecektir.
Milli Devlet'te sadece halktan alınan vergiler değil; Senyoraj gelirinin kullanılması ve yeraltı kaynaklarının devlet?millet ortaklığı ile işletilmesinden elde edilecek gelirler de, toplumun bütün kesimine dağıtılır.

Bugün tüketici takatsiz bırakılmıştır
Arzın talepten daha fazla olduğu gerçeğinden hareketle yapılan "tüketimin desteklenmesi" projesi, aynı zamanda üretimin de önünü açacaktır. Bugün tüketici, takatsiz bırakılmıştır, alım gücü kalmamıştır, cebinde parası yoktur. Dolayısıyla ülkemiz ekonomisinin içinde bulunduğu esas problem, tüketim eksikliğidir.

Vatandaşlık maaşıyla tüketici güçlendirilecek
Bu proje ile ev hanımı, işçi, memur, genç, yaşlı ve sakat gibi tüketim yapan her toplum sınıfı güçlendirilerek alım gücü arttırılacaktır. Cebinde parası olan kişiler, pazara giderek ihtiyaçlarını alabilecektir. Gerekli pazarın ve alım gücünün temini, üretimi de teşvik edecek ve daha fazla üretim için gerekli ortamı hazırlayacaktır. Böylece daha çok üretenden de devlet elbette ki, daha fazla vergi alacaktır. Bu modelde, tüketen de memnun, üreten de memnun, devlet de memnun kalacaktır. "Ekonomiyi büyüten vergi anlayışı" olarak karşımıza çıkan bu milli sistemde, miktarı şartlara ve zamana göre değişebilmekle beraber 100 bin YTL'nin altında geliri olandan vergi alınmaması da, ezilen tüketici kesimin piyasaya daha fazla alım gücüyle dönmesini sağlayacak diğer tedbirimizdir.


SOSYAL DEVLET - MİLLİ DEVLET  /
Prof. Dr. Haydar Baş'ın kaleminden


SOSYAL DEVLET - MİLLİ DEVLET İÇİN NE DEDİLER

Prof. Dr. Hidayet Sarı / İstanbul Üniversitesi
Milli devlet, milleti yararına güçlü devlettir
Küreselleşme, devleti küçültür, devlete ait kaynakları kullandırmaz. Ancak devletin vergi ve borçlarla yaşamasını ister. Milli Devlet, para basma hakkını kullanır. Borç almaz. Faiz ödemez. Devleti milletiyle beraber yatırıma teşvik eder. Küreselleşme, yabancı para, ithal enerji ve ithal ürünü kullanmayı tercih eder. Milli Devlet, yerli para, yerli enerji ve yerli üretimi tercih eder. Milli Devlet, 'Yerli malı, yurdun malı herkes onu kullanmalı' anlayışına sahiptir. Küreselleşme, ihracatların Dolarla Euro ile yapılmasını ister. Milli Devlet, yerli paranın kullanılmasını tercih eder. Küreselleşme, devletin kurumlarının (KİT), madenler, yer altı ve yerüstü zenginliklerin özelleştirilmesini, küresel sermayeye satılmasını ister. Milli Devlet, devletin kurumlarının (KİT), madenler, yer altı ve yerüstü zenginliklerin % 51'inin devlet, % 49'nun sadece kendi milletine ait özelleştirme şeklinde kabul eder. Yabancıya satışı kesinlikle kabul etmez. Şehit Canı, şehit kanıyla alınan topraklar parayla yabancıya satılamaz. Küreselleşme, devletinin ordusunun zayıflatılmasını ister ancak kendisi en güçlü orduya sahiptir. Milli Devlet, güçlü devlet, güçlü orduyu savunur. Bu sayede bağımsızlığın korunacağına inanır.

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100