27 Mayıs 2009 Çarşamba 00:00
143 Okunma
Vatandaşlık maaşı, iç talep darlığı problemini çözecektir
Bütün vatandaşlarımıza verilecek olan vatandaşlık maaşı, tüketimde kullanılacağı için direkt olarak piyasalara yansıyacak ve tüketimi arttıracaktır. ~|~

 

Bugün piyasalardaki durgunluk, tüketimsizlik ve talep darlığı düşünüldüğünde; söz konusu maaş uygulamasının piyasaları çok olumlu yönde etkileyeceği ve ekonomiyi canlandıracağı muhakkaktır. Bu bağlamda tüketim artışı, üretimi de tetikleyecektir; böylece ekonomide büyüme yakalanmış olacaktır.

Devlet, toplumun dışında bir varlık değildir
Devlet, toplumun yasama, yürütme ve yargı mekanizmasıdır. Devlet, bir bakıma fertlerin kendisidir. Yani devlet, toplumun dışında bir güç, bir varlık değildir. Bu sebeple bizim toplumumuzda, 'devlet?i ebed müddet' fikri vardı. Bu, devlet ebediyete kadar sürecek, ayakta kalacak demekti. Kundaktaki çocuğa bu terbiye veriliyor ve çocuk, bu nağmelerle yetişiyordu. Delikanlılık çağına geldiği zaman da o devleti ayakta tutmanın sevdasını yaşıyordu. Biz, bu anlayışı bugün insanımıza veremedik, veremiyoruz. Ebedilik sıfatını devlete kazandırmamız lazım... Bizim, bir üstünlük psikolojisine girmemiz ve kendimize güvenmemiz zaruridir. Bu üstünlük psikolojisine girmemiz, aslında insanlığa hizmettir. Çünkü bizdeki ölçüler, insanlığın ölçüleri olduğu zaman insanlık kurtulacaktır.

Türk insanı kimliğinden uzaklaştırılıyor
Bugün IMF güdümündeki ekonomisi ile maddî olarak büyük bir zillet yaşayan Türk insanı, ABD ve AB özendirmesinin adeta devlet politikası haline gelmesiyle de, adeta kimliğinden utanır bir noktaya sürüklenmiştir. Gelinen nokta maalesef ülkeye yön veren siyaset, durumundan şikâyet eden vatandaşına "bir başka ülke vatandaşlığı"nı tavsiye edebilmektedir. Hatta kendi vatandaşına, kendi değerlerine ve kimliğine sahip çıkarak örnek olması gereken milletin vekili "yabancı pasaportuna da sahip olsun, başka bir ülkenin vatandaşı da olsun" diye çocuğunun yurtdışında dünyaya gelmesini isteyebilmektedir.
Kısaca Türk kimliği kaybolmakta, bunun da ötesinde tarihte gururla haykırılan 'ben Türküm' ifadesi, bir acziyet ve zilletle beraber yerini "aşağılık kompleksi"ne bırakmaktadır. IMF, AB, ABD mandacılığı ve dinlerarası diyalog gibi dış güdümlü empozelerle, bugün adeta kimlikten kopma ve kendinden kaçma seferberliği yaşanmaktadır.

SOSYAL DEVLET - MİLLİ DEVLET  /
Prof. Dr. Haydar Baş'ın kaleminden




SOSYAL DEVLET - MİLLİ DEVLET İÇİN NE DEDİLER

Prof. Dr. İbrahim Arslanoğlu Gazi Üniv. Öğretim Üyesi
Milli Devlet'te gıda güvenliği sömürgecilere bırakılmayacak
Sosyal devlet projeleri ile donatılmış Milli Devlet'te, şimdi olduğu gibi Türk toplumunun gıda güvenliği sömürgecilerin insafına bırakılmayıp bütün vatandaşların gıda ihtiyacı karşılanarak topyekün hayat seviyesi yükseltilecektir. Prof. Baş'ın milli devletinde para, şimdi olduğu gibi dışarıdan yüksek faizlerle alınmayıp üretim ve hizmet karşılığı olarak T.C. tarafından basılacak böylece hem üretim hem de tüketim tetiklenmiş olacaktır.
Milli devlette, şimdi olduğu gibi ülkenin yer altı ve yerüstü kaynakları yabancılara sudan ucuz fiyatlarla satılmayacaktır. Bunun yerine KİT'lerin % 51'inin devlette kalmak şartıyla geriye kalan kısmı öncelikle orada çalışanlara, yörede oturanlara, yerli sermayaye ve yurtdışında çalışan vatandaşlarımıza satılarak sermaye tabana yayılacaktır. AB'nin etkisiyle çıkarılan yasalarla Türkiye, küresel hukuku kendi iç  hukukundan üstün tutarak egemenliğin bir kısmını Brüksel'e devretmiştir. Bu Türkiye'nin bağımsızlığını zedelemiştir. Milli Devlet gerçekleştiğinde egemenliğin tamamı tekrar Türkiye Cumhuriyeti Devleti'ne geri verilecektir.

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner122

banner121