27 Haziran 2008 Cuma 00:00
159 Okunma
Verimliliğin temelinde yetişmiş insan gücü vardır
Verimlilik, genel hatlarıyla üretimin kullanılan girdi miktarına oranıdır. Verimliliğin en yaygın kullanılan ölçüsü, emek saati başına üretim miktarıdır. Buna göre tek bir kaynağın verimliliği ölçülebildiği gibi tüm kaynakların da verimliliği aynı anda ölçülebilir. ~|~

 

Verimlilik artışının temelinde; yetişmiş insan gücü, teknolojinin gelişmesi, yeni üretim tekniklerinin bulunması ve üretim faktörlerinin niteliklerinin geliştirilmesi vardır. Teknolojideki gelişmeler üretimin daha verimli olmasını sağlar. Ancak bu özelliklerin içinde en önemli faktör yetişmiş insan gücüdür. Çünkü üretim ve verimlilik insan kabiliyeti ve çalışmasıyla mümkündür.

O halde yapılması gereken, insanı en mükemmel bilgilerle donatmak suretiyle düşünce ve emeğinden azami derecede istifade ederek verimliliği en üst noktaya çıkarmak olduğu gibi, bütün insanlara kabiliyetlerini ortaya koyacak sermaye desteğinin verilmesidir. Kabiliyetlerini ifade etme imkanı bulacak insan, mevcut kaynakları en iyi şekilde değerlendirmekle kalmayacak, aynı zamanda yeni kaynakları da devreye koyarak verimliliğin artmasını sağlayacaktır. Üretim yapmak için kullanılan makineleri ve cihazları icat ederek verimlilik artışını sağlayan insanlara imkanlar verilmeseydi bugünkü üretim seviyesinden bahsetmek mümkün olmayacaktı.

Klasik iktisatçılar, uzun dönemde nüfusun artmaya devam edeceğini ve dünyadaki kıt kaynaklar yüzünden kişi başı üretimde yani verimlilikte azalma olacağını iddia eden, azalan verimler teorisini geliştirmişlerdir.
Hatta bu iddialarında daha da ileri giderek nüfus artışı karşısında insanların hayat standardının düşeceğini, ortaya çıkacak açlık ve hastalıkların insan ölümlerine sebep olacağını savunmuşlardır.
Oysa gelişen teknoloji sayesinde üretim miktarı ve çeşitliliği, tüketim miktarından kat be kat fazla oldu. Dünya nüfusu her geçen gün artmasına rağmen, üretim artışı o denli hızlı bir artış gösterdi ki, firmaların ve ulusların bir numaralı sorunu, ürettikleri mallarını tüketecek bireyler bulmak oldu.



Milli Ekonomi Modeli'nin sahibi /
BTP Genel Başkanı Prof. Dr. Haydar Baş


MİLLİ EKONOMİ MODELİ İÇİN NE DEDİLER:
Prof. Dr. Goulnur Baltonova Kazan Devlet Üniv. Tataristan

Prof. Dr. Baş'a Nobel ödülü verilmeli
Biz Tataristan'lı bilim adamları Prof. Dr. Haydar Baş'ı derin temel çalışmalarından iyi tanırız. Milli Ekonomi Modeli'nin belirgin özelliği esaslılığı, yenilikçiliği, çağdaş dünyanın en ağır meselelerini halletmedeki cesaret ve orijinalliğidir. Bizce bu sıradan bir ekonomik teori değil, belki geleceğin ekonomi felsefesinin parlak bir açıklamasıdır. Bu kitabın neşri Profesör Haydar Baş'ı da Smith, Ricardo, Keynes, Leontyev, Friedman, Goodmans ve diğer bilim adamları sıralamasına koymuştur. Dünya bilim topluluğu tarafından ekonomik modellerin anlaşılması ve takdir edilmesine verilen önemi aşağıdaki gerçeğe bakarak da anlayabiliriz. Ekonomiye Nobel ödülü 1969 yılından beri verilmektedir. Bu ödülü 36 müstesna ekonomist bilim adamı almıştır. 26 bilim adamı ekonomi ve matematikteki araştırmaları için almıştır bu ödülü. 
Ekonomik teori, istatistik, matematik ve haberleşmenin gerçek sentezi saygıdeğer Prof. Dr. Haydar Baş'ın bu çalışmasında mevcuttur.
Bu çalışma, bu bilim adamına; siyasetçi, muteşebbis, derin düşünceli bu adama koşulsuz Nobel ödülü verilmesi hakkını veriyor. İktisat teorisi, istatistik ve enformasyonun gerçek sentezi olan bu eserle Prof. Dr.Haydar Baş'a da bir nobel ödülü gerekecektir.

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100