Bu haber kez okundu.

Yağlı tohum ithalatına servet akıyor
YENİ MESAJ/ANKARA
Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, tarım ve gıdadaki 11.2 milyar dolarlık ithalatın üçte birinin yağlı tohum, ham yağ, margarin ve yağlı tohum küspesinden oluştuğunu bildirerek, “3.68 milyar dolarlık ithalatın 1.24 milyar doları tohum, 1.6 milyar doları ham yağ, 0.84 milyar doları küspe ve margarinden meydana geliyor” dedi. Bayraktar, 2013 yılında 643 milyon doları soya fasulyesi, 474 milyon doları ayçiçeği tohumu olmak üzere 1 milyar 245 milyon dolarlık yağlı tohum ithalatı yapıldığını belirtti. 2013 yılında, 918 milyon doları ayçiçeği tohumu ham yağı, 585 milyon doları palm yağı, 48 milyon doları mısır yağı olmak üzere 1 milyar 602 milyon dolarlık ham yağ ithal edildiğini bildiren Bayraktar, 628 milyon doları soya küspesinden, 142 milyon doları ayçiçeği küspesiden oluşmak üzere 808 milyon dolarlık yağlı tohum küspesi ithalatı olduğu bilgisini verdi. Bayraktar, 2013 yılında 28,4 milyon dolarlık da margarin ithalatı yapıldığını belirtti.

Türkiye’nin ithalatı önleyecek potansiyeli var

Yağlı tohumlu bitkilerin, gıda sanayi başta olmak üzere, yem, kozmetik, boya, enerji gibi çeşitli sektörlere ham madde sağlaması bakımından ülke ekonomisinde büyük öneme sahip olduğunu vurgulayan Bayraktar, şunları kaydetti:
“Ülkemizin hemen hemen her bölgesi yağlı tohumlar üretimine elverişli iken, halen yağlı tohumlu ürünlerde net ithalatçı ülke konumundayız. Ülke ihtiyacımız ve ihracatımız için gereken yağ ihtiyacının sadece yüzde 30’unu ürettiğimiz yağlı tohumlardan karşılıyoruz, kalanı ithal ediyoruz.” Yağlı tohumlara yılda 3.7 milyar dolar döviz verecek kadar zengin olmayan Türkiye’de, yağlı tohumlu bitkiler içinde, özellikle ayçiçeği, soya, yerfıstığı, susam ve kanola gibi bitkilerin üretimlerini artırabilmek için büyük bir potansiyel bulunduğunu belirten Bayraktar, şu bilgileri verdi: “Üretimi artırmak için öncelikle, ülkemizin yağ ve protein gereksinimleri göz önüne alınarak, yağlı tohumlu bitkilerin, en az tahıllar kadar stratejik öneme sahip olduğu her kesim tarafından kabul edilmeli. Üretimi teşvik edici bir fiyat politikası izlenmeli, üreticiye alım garantisi verilmeli. Primler kendinden beklenen amacı gerçekleştirecek düzeyde belirlenmelidir. Üreticilerimizin verimli bir şekilde üretim yapabilmeleri bakımından ucuz girdi kullanımı sağlanmalı, gübre, mazot ve elektrikteki vergi oranları indirilmelidir. Üretici ithalat karşısında korunmalı.”
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100