16 Ekim 2009 Cuma 00:00
121 Okunma
Yatırım olmadan üretim mümkün değildir
Sermaye vasıtası ile hammadde, emek, yer ve teknolojiyi biraraya getiren işletmeler, ürün elde ederler. Öyleyse üretim fonksiyonu, emeğe, sermayeye, hammadde, yer ve teknolojiye bağlıdır. ~|~

 

Ancak buradaki sermaye diğer üretim faktörlerinden farklı olarak bu üretim faktörlerini devreye koyan tahrik unsuru vazifesini görür. Dolayısı ile üretim denklemi aşağıdaki gibidir:
Üretimi oluşturan bu parametre ve değişkenleri tek tek irdelemeye önce sermaye ile başlayalım. Üretimin temeli elbette yatırımlardır. Yatırım olmadan üretim olması mümkün değildir. Öyleyse bu yatırım ve üretim için ihtiyaç duyulan sermaye nereden elde edilecektir?

Bloke edilen sermaye özgürlüğüne kavuşmalı
Faizle parayı piyasanın dışına çeken kapitalist anlayış paranın en temel vazifelerinden biri olan üretimin tahrik edilmesini engelledi. Eğer üretimin önünü açmak istiyorsak öncelikle bloke edilmiş olan sermayeyi özgürlüğüne kavuşturmak zorundayız. Kapitalist anlayış, yatırımların kaynağını tasarruflar olarak görmüştür. Bu sebeple kalkınmak isteyen ülkelerin önüne iki seçenek konuldu. Bunlardan birincisi tasarruflardır. Yani vatandaşın bankalarda faizde duran parasının yine bankalar kanalı ile faizle birlikte yatırıma aktarılmasıdır. Bir diğeri ise faizle alınan yabancı paradır. Dikkat edilirse her iki yöntemde de faizli para ile yatırım esastır. Zaten kapitalist anlayışın temellerinden biri de budur.

Faiz, maliyetlerde artışa neden olmaktadır
Maliyetli para ile yatırım yapmanın en önemli problemlerinden biri üretim maliyetlerinin artması ve maliyet enflasyonuna sebebiyet vermesidir. Maliyetlerin artması ya fiyatları yukarı çekecek; bu da mala olan talebi kısacak, ya da üreticinin kârından veya işçi ücretlerinden kısıntıya sebep olduğu için yatırım cazibesini azaltacaktır.Diğer taraftan kalkınma için ihtiyaç duyulan finansman ya tasarruf miktarı ile ya da yabancıların tanıdığı kredi miktarı ile sınırlandırılmıştır.

Milli Ekonomi Modeli'nin sahibi /
BTP Genel Başkanı Prof. Dr. Haydar Baş



MİLLİ EKONOMİ MODELİ İÇİN NE DEDİLER

Prof. Dr. Axiyar Qataulin / Moskova Şehircilik Akademisi
MEM kitabı Rusya'da kapışılıyor
Bu kongreye değişik ülkelerden iştirak etmiş olan bilim temsilcileri, Prof. Dr. Haydar Baş'ın kitabı Milli Ekonomi Modeli'nin değişik yönlerini ortaya koydular.
Prof. Dr. Haydar Baş'ın kitabını okurken acayip ilgi uyanıyor insanda. Çünkü, bu kitaptaki birçok ilkeler, bugüne kadar gelen ekonomik kabulleri sarsar mahiyette. Mesela kaynakların sınırsız ihtiyaçların sınırlı olduğu tezi... Okurken çok derinden düşündüm ve yazarın haklı olduğu sonucuna vardım. Örneğin finans?kredi meselesindeki tespiti. Bunların hepsi oldukça ilginç. Kitaba ilgi oldukça fazla. Rusça basılanları piyasada çabuk tükeniyor ve arkadaşlarım okumamı beklemeden kitabıma el koydular.
Yukarıdaki tezi kolay kavradım. Bu tez, ekonomi  bilimine büyük bir katkıdır. 30 senedir sistem analizi, makro ekonomi ve matematiksel modellemeyle ilgilendiğim için şunun altını çizmek istiyorum ki, bu kitabın metodik önemini, sosyal kültürel yönlerinin bilim dünyasında yeni bir çığır açtığını görebiliyorum. Prof. Dr. Haydar Baş'ın kullandığı yeni metod, özellikle genel sistem karakterindeki dünya ekonomik sistemine ait problemleri ele alıyor. Bizim bugün öğrencilere sunduğumuz ekonomi kitapları ve öğretmeye çalıştığımız ekonomi dersleri günümüzün ekonomisini kesinlikle yansıtmıyor. Dolayısıyla Prof. Dr. Haydar Baş'ın kitabından alınan sonuç, yeni model, yeni kitaplar, yeni teorilerin oluşmasına ön ayak olacaktır.

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100