Bu haber kez okundu.

Yeni bir petrol şoku mu geliyor?
Dünya petrol fiyatlarında son zamanlarda meydana gelen artışın, 1971 yılında ve Körfez Savaşı sırasında yaşanan şoklardan sonra ''yeni bir petrol şoku''nun habercisi olup olmadığı tartışılıyor ~|~ Dışişleri Bakanlığı Ekonomik İşler Genel Müdürlüğü'nce hazırlanan ''Uluslararası Ekonomik Sorunlar Dergisi''nin 19. sayısında Dr. Tuncay Babalı imzalı makalede, artan petrol fiyatlarının ekonomide durgunluk ve yüksek enflasyon etkisi oluşturup oluşturmayacağı ve yeni bir petrol şokunun habercisi olup olmadığı üzerinde duruluyor.

Makalede, dünyanın en zengin petrol sahalarına sahip Ortadoğu'da savaşlar, terörist hareketler ve üretimin etkin şekilde yönetilememesi gibi sebeplerle istenen düzeyde üretim artışı gerçekleştirilemediği ifade edilerek, enerji arz güvenliğinin sağlanamamasının fiyatların artmasında önemli rolü olduğu belirtiliyor.
Petrol fiyatlarının artmasında, Çin ve Hindistan gibi ülkelerdeki tüketim artışı, Ortadoğu'ya alternatif Kafkasya, Hazar, Orta Asya ve Batı Afrika gibi petrol bölgelerinin üretime dahil edilememesi ve ABD'de meydana gelen kasırgaların bu yıl petrol üretim tesislerini tahrip etmesinin önemli rol oynadığına dikkat çekiliyor.

Yüksek petrol fiyatlarının etkileri

Makaleye göre, yüksek petrol fiyatlarının en belirgin yansımalarından biri, enflasyonist baskıyı artırması. Dünya ekonomisinin lokomotifi konumundaki ABD'de 2005 Eylül ayında görülen yüzde 4'lük enflasyon oranı, Euro bölgesinde 2005 yılının son çeyreğinde ortalama yüzde 3.6'ya ulaşmış durumdaki enflasyon oranları bunun en iyi kanıtı olarak sunuluyor.
Yüksek petrol fiyatlarının büyüme üzerindeki olumsuz etkisinin yadsınamayacak boyutta olduğu belirtilirken, IMF'in verilerine göre, 2005 ve 2006 yılları için dünya genelinde öngörülen büyüme oranının yüzde 4.3 olması oldukça iyimser bulunun bir öngörü olarak nitelendiriliyor. Artan petrol fiyatlarının diğer bir etkisinin, artan fiyatlarla petrol ihraç eden ülkelerde meydana gelen tasarrufların yatırıma dönüşememesi olduğu ifade ediliyor. Makalede, petrol fiyatlarının yüksek olmasının, petrol ihtiyacının yüzde 95'ini ithalatla karşılayan Türkiye'yi de olumsuz etkilediğine dikkat çekiliyor. İthal petrole ödenen faturanın artmasının, büyüme ve enflasyon hedeflerinde bir sapma yaşanmasına neden olabileceği üzerinde duruluyor.

Fiyat artışı devam edecek mi?

Makalede, petrol fiyatlarındaki artışın devam edip etmeyeceği konusundaki görüşler de ele alınıyor. Fiyat artışının devam edeceğini öne süren görüşe göre, sağlıklı ve büyüme eğilimdeki bir dünya ekonomisinden destek alan güçlü bir talep, fiyatları yukarı doğru çekerken, dünyanın en büyük petrol tüketicisi olmayı sürdüren ABD ile petrol talebi her geçen yıl artan Çin'in petrol arzına bağımlılıklarını azaltıcı tedbirler almamaları, dünyada petrole olan talebin ''yönetilebilir'' hale gelmesi önünde engel oluşturuyor. Makalede, arz?talep dengesinde yaşanan gelişmelerin tek başına fiyat artışlarını izah etmekten uzak olduğu belirtilirken, asıl sorunun, yaşanan hareketliliği absorbe edecek yedek bir üretim kapasitesinin bulunmamasından kaynaklığı ifade ediliyor.

Fiyatların düşeceğini savunanlar
Makaleye göre, fiyatların düşeceğini savunanlar, 21. yüzyıl süresince üretim yapabilecek petrole sahip Suudi Arabistan'ın, uluslararası sermayenin, başka kaynakların geliştirilmesine ya da alternatif enerjilere kayabileceği endişesiyle uzun süre yüksek fiyatlara taraftar olmayacağını savunuyor.
Fiyatların düşeceğini öne sürenler, Çin'de geçen yıl yaşanan yüzde 16'lık petrol talep artışının da geçici olacağını ve sürdürülebilir bir talep artışı olmadığını belirtiyorlar. Bazı ekonomistlere göre ise dönemsel ve sert dalgalanmalar olsa da zaman içinde enerji kaynakları hem bollaşmış hem de ucuzlamıştır. Öte yandan, yeni kuyu açma teknolojilerinin geliştirilmesiyle daha derinlerden petrol çıkarmanın maliyeti de ciddi oranda düşmüştür.
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100