11 Şubat 2009 Çarşamba 00:00
137 Okunma
Yeni dünya düzeni: Silah zoruyla demokratikleştirme süreci (!)
Kapitalist anlayışta, Fukayama'nın Tarihin Sonu teorisi, aslında Yeni Dünya Düzeni'nin de başlangıcıdır. ~|~

 

Çünkü ABD Başkanı G. W. Bush'un Körfez Savaşı sırasında dile getirdiği yeni dünya düzeni, "insan hakları ve piyasa?pazar ekonomisi" olarak ifade edilebilecek devlet ve ekonomi anlayışlarını bundan sonra silah zoruyla tüm dünyaya kabul ettireceğinin ilk sinyalleriydi.

Bu düzene yönelik tepkiler nedeniyle, hiçbir devlet yetkilisinin kapitalizm dememesi de ayrıca dikkat çekicidir. Bundan sonra ideoloji olarak kapitalizmden değil, dünya halklarına tek süper güç olarak kalan ABD tarafından zorla dayatılan demokrasi ve insan haklarından bahsedilecektir.

Körfez Savaşı sonrasında Somali, Bosna ve Kosova müdahaleleri ile devam eden "yeni düzen", 11 Eylül saldırılarının arkasından Afganistan ve Irak'ta sürmüş; silah zoruyla demokratikleştirme çalışmaları BOP adı altında tüm dünyada meşruiyet zemini aramaya çalışmaktadır.

BOP ve Ilımlı İslam projeleri ile 22 İslam devletinin sınırlarını, sistemlerini ve hatta inançlarını kendi koyduğu kurallara göre değiştireceğini ilan eden ABD yaklaşımı, Batının 21. yüzyılda adına açıkça "kapitalizm" demediği sisteminin demokrasi anlayışını vahşice hayata geçirilmesidir.

Bush'un milyonlarca masum Iraklıyı katlettiği saldırı için, "Irak savaşına yol açan kitle imha silahları istihbaratının büyük ölçüde yanlış çıktığını itirafı", Batının sırf kendi menfaatleri için milyonlarca insanı katletmekten çekinmeyen devlet politikasıdır.
Bu itirafa rağmen Irak'tan çekilmeyeceklerini söyleyen Bush, "Dünyaya ABD'nin sözünü tutamadığı mesajını veririz, bölgedeki diktatörler bize gülerler..." diyebilmektedir.


SOSYAL DEVLET - MİLLİ DEVLET  /
Prof. Dr. Haydar Baş'ın kaleminden


SOSYAL DEVLET - MİLLİ DEVLET İÇİN NE DEDİLER

Prof. Dr. Cornelia Versreegh / Amsterdam Üniv., Hollanda
Prof. Dr. Baş'ın AB öngörüsü doğru
Prof. Dr. Haydar Baş'ın Milli Devlet?Sosyal Devlet anlayışında her devletin ve halkların kendi Milli imkanlarıyla kalkınması öngörülmektedir. Aksi taktirde küresel faktörlerin bağımlısı olmaktan kurtulamazlar. Sayın Baş bu tezi ile her devletin ve ulusun bağımsızlığını esas almaktadır.
Sosyal Devlet modelinde her devletin kalkınması mümkün olacağı için ülkeler arasında dengeleri bozacak sayıda yoğun işçi transferine ihtiyaç olmayacaktır. Ayrıca Millet Devlette Avrupa vatandaşlığı gibi bir takım zorlamalara da gerek yoktur. Haydar Baş bu yaklaşımı ile problemleri olduğu yerde çözerek zorlama çözümlere ve müdahalelere imkan vermemektedir.
Avrupa sosyal eşitsizliklerini nasıl çözebilir? Sosyal sistemine akıttığı 'kıt' kaynakları nasıl yeniden dağıtabilir? Avrupa bu soruların cevabını arıyor, halen daha bulabilmiş değil...
Sayın Haydar Baş, Avrupa birliği anlayışının topluma sosyal adalet getiremeyeceğini ayrıca bu birliğin Milli Devletlere meydan okumak olduğunu çok öncelerden görmüş olacak ki bütün projelerini insan üzerinden sistemleştiriyor. Böylece problemleri doğmadan çözüyor.

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100