Bu haber kez okundu.

Yunan ekonomisi karaya oturdu
Dünya denizlerinde en çok filo ve gemi kapasitesine sahip olarak bilinen Yunanistan’da ekonomik krizin yaşattığı dalgalanma deniz filosuna da yansıdı. Uzakdoğu’nun yanı sıra Avrupa ülkelerinin ve Amerika’nın öncelikli tercihleri arasında yer alan Aliağa Gemi Söküm Tesisleri’nde, ekonomide sancılı günler geçiren komşu Yunanistan geçen 4 yıl içerisinde en çok bayrak dalgalandıran ülke oldu. Leyal Demtaş Gemi Söküm Şirketi Yönetim Kurulu Başkanı Bahtiyar Kardeş, henüz 10-20 yaş aralığında bulunan, kapasitesi ile hizmet yelpazesinde engin denizlere açılması beklenen gemilerin söz konusu tesiste kar amacıyla söküm işleminden geçtiğini belirtti. Yunan hükümetinin önce IMF’den, ardından AB’den istediği borçları ödemekte zorluk çekmesinin ülke ekonomisinin karnesinde ciddi zayıflara yol açmasına neden olabileceğini kaydeden Kardeş, buna bağlı olarak geçen 4 yıl içerisinde tesiste en çok Yunan Bayraklı gemi ağırladıklarını söyledi. Benzer sıkıntıların Avrupa ülkelerinde de yaşandığını hatırlatan Kardeş, “Şu anda tabi ekonomik krizden dolayı en çok Avrupa ülkeleri ve Amerika’dan gemi alıyoruz. Ancak Yunanistan dünya denizlerinde en çok filoya sahip ülkelerden biriydi. Buna bağlı olarak da gemi kapasitesi vardı. Fakat geçtiğimiz 4 yıl içinde Yunanistan hem geçtiğimiz yıl hem de bu yıl elindeki filoları elden çıkarmaya başladı. Yani AB ülkeleri ile Yunanistan’ın içinde bulunduğu bu durum bizim lehimize döndü” dedi.

Fiyat belirleyici

Türk Bayraklı gemilerdeki söküm işlemlerinin fiyat dengesine göre zaman zaman değişim gösterdiğini açıklayan Kardeş, “Gönül ister Türk Bayraklı gemiler de burada sökülsün. Fakat armatörler de haklı. Neticede bir ticaret yapılıyorsa, fiyatı nerede uygunsa oraya gidecek. Uzakdoğu ile fiyat makasımız 50-60 dolar arasında değişirse armatör bize getiriyor. Ancak aradaki fiyat 150-160 dolar olduğu vakit haliyle Türk armatör yükünü alıp Uzakdoğu’da bulunan Hindistan, Pakistan, Çin, Bangladeş’e gidiyor” diye konuştu.

İşçilik maliyeti Türkiye’de yüksek

Bangladeş, Hindistan, Çin gibi Uzakdoğu ülkeleri arasında aynı hizmeti sunan tesisler arasındaki farklılıkların paralel olarak ekonomik girdilerde kendini gösterdiğini aktaran Bahtiyar Kardeş, “Dünyada beş ülkede söküm tesisi mevcut. Ancak Türkiye’nin ekonomik tablosu açısından Demir Çelik üretimi ile bizim kapasitelerimizi kıyaslarsanız küçük görünebilir. Ama biz çevre duyarlılığına daha önem veriyoruz. Uzakdoğu gibi değiliz. Türkiye’nin üretimi Uzakdoğu rakamlarına ulaşması mümkün değil. Uzakdoğu’daki işçilik maliyetleri aylık 30 dolar ile 100 dolar iken, bizde 2 bin dolar. Buna böyle bakıldığı zaman da hali ile üretimimiz düşük oluyor. Uzakdoğu ülkelerinde geminin çeşitli pislikleri, denize bırakılıyor. Ancak Türkiye’de durum böyle değil. Çevreye karşı hassas bir yol haritası izleniyor. Şu anda deniz yüzülebilecek temizliktedir. Çünkü biz çevresel açıdan Avrupa’nın istediği tüm kriterlere sahibiz” şeklinde konuştu.
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100