Cumhurbaşkanı Erdoğan, Perşembe akşamı Ankara’da Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’i ağırladı ve iki saat süren baş başa bir görüşme gerçekleşti.

Birbirlerine ‘dostum’ şeklindeki ifadeleri ilişkilerin geldiği noktayı dışa vuruyordu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Değerli dostum Putin ile bu yıl içerisinde 5'inci kez bir araya geldik” derken, Konuşmasının Suriye krizine değindiği bölümünde Putin, “Bütün zorluklara rağmen önemli bir başarıya imza attık. Bu başarı özellikle dostum Sayın Erdoğan’ın girişimleri ve iradesi sayesinde mümkün oldu" dedi.

Anlaşılan o ki, her iki lider de Türkiye ile Rusya’nın daha yakın ilişkide olmasında kararlı.

Bu kararlılık ne kadar uzun ömürlü olursa bölgemizdeki krizler de o kdar kısa ömürlü olacaktır.

Önemli zirvede Irak ve Suriye'nin toprak bütünlüğüne güçlü vurgu yapıldı. Görüşmeden sonra soru alınmadan gerçekleşen basın açıklamasındaki Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın "Türkiye ve Rusya olarak Suriye ihtilafının siyasi yoldan çözümüne yönelik ortak irade ve yakın iş birliğimizi sürdürme konusundaki kararlılığımızı bir kez daha teyit ettik" ifadeleri, Türkiye’nin Suriye konusunda Rusya çizgisine artık çok yakın durduğunun göstergesi.

Barzani’nin referandumu konusunda Rus lider, Dışişleri Bakanlığı’nın tavrına işaret ederken, Cumhurbaşkanı Erdoğan, referandumun Irak Anayasası ve uluslararası hukuk bakımından hiçbir meşruiyeti olmadığını, bölgesel yönetimin çok büyük bir yanlış yaptığını söyledi.

Irak’ın kuzeyinde Barzani yapılanmasının bağımsızlık konusunda tüm tepkilere rağmen attığı gerilimi tırmandıran adım karşısında Türkiye’yi yalnız bırakan Batılı müttefiklerin aksine Rusya bir ‘müttefik’ gibi Türkiye’nin yanında konumunu belirledi.

Erdoğan-Putin buluşmasının etkisi bence gelecekte daha çok hissedilecek.

Türkiye’nin Batıyla arasına mesafe koymasına asla tahammül edemeyen Batıdan daha Batıcı birtakım çevreler Türkiye ile Rusya’nın yakınlaşmasını kaldıramıyorlar. Onlara göre Türkiye zarar görse de Batılı bloktan ayrı düşmemeli..

Ancak Türkiye’nin artık başka seçeneği yok.

Batının her şeyine ‘eyvallah’ demek, artık Türkiye’nin canından parça koparmaktadır. Zira bıçak kemiğe dayanmıştır.

Bundan sonra Batıyla müttefik olmak demek;

Barzani devletine ‘evet’ demektir.

PKK/PYD yapılanmasına yenilgiyi hazmetmek demektir.

Yanı başımızdaki Irak, Suriye ve İran’ın parçalanmasına ve dolayısıyla da kendi ülkemizin de aynı kaderi yakın gelecekte yaşamasına ‘evet’ demektir.

Türkiye için yakınlaşmak ne kadar zaruriyse Rusya için de Türkiye’yle yakın olmak o kadar zaruridir.

Türkiye’yi yanına almayı başarabilmiş bir Rusya’nın Ortadoğu başta olmak üzere İslam coğrafyasındaki çıkarlarına herhangi bir halel gelmesi mümkün olmayacaktır.

Coğrafyamızda diğer ülkeler de bugün Türkiye ile Rusya’nın yaptığı gibi zor da olsa ortaya konulması gereken işbirliğini sergileme kararlılığını gösterebilirlerse ne Irak ve Suriye ne de diğer ülkeler Batılılar tarafından Libya’nın yaşadığı duruma sokulamayacaktır.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100