Cumhurbaşkanı Erdoğan, bir TV programına katıldı. Program esnasında sunucu, sokak röportajlarından bir kesit aktardı. Vatandaşlar kendilerine uzatılan mikrofonlara şu sitemlerde bulunuyordu: 
“Hastaneler yollar yaptık diyorlar. Ben 15 sene önce annemi hastaneye getirdiğim zaman sabah muayene olup dönüyorduk. Şimdi 3 ay 4 ay sonrasına randevu veriliyor. Bunun neresi kolaylık?”
“Çocuklarımıza daha iyi bir gelecek verilmesi için kurulmuş fabrikalarımızın satılmaması lazımdı.”
“Ben parlamenter sistemin ülkem için daha iyi bir sistem olduğunu düşünüyorum. Yasama, yürütme ve yargı erkleri bu sistemde daha iyi bir şekilde kullanılmaktaydı.”
“Ben bir mobilyacı esnafıyım. Artık takatimiz kalmadı. Geçen sene 100 TL olan MDF şu anda 160 TL. Sorun bakalım kaç mağaza kapatmış durumda. Bırakırken de sadece kendisi gitmiyor. Birçok esnafı, boyacısını, imalatçısını götürüyor.”
“TEOG sınavı kaldırıldı dediler. Son anda yeni bir sınav getirdiler. Çocuklarımız perişan oldu.”
Bu röportajlar ekrana geldikten sonra Erdoğan’a da görüşü soruldu. Erdoğan vatandaşı kucaklayıcı, sorunları kabullenip nerede hata yapıldığını sorgulayıcı bir cevap vermek yerine herkesi şaşırtan şu ifadeleri kullandı: 
“Bunların söylediklerinin aslı astarı yok. Ciddi manada bir araştırma yaparak konuşmuyorlar. Kendilerine teessüf ediyorum. Bakın acaba 15 sene önce evlerde fırın bulabiliyor muyduk, buzdolabı bulabiliyor muydu?”
Hastanelerde 4 ay sonra randevu verilmesi bu ülkenin gerçeği değil mi?
TEOG ve üniversite giriş sınavlarında yaşanan skandallar bu ülkenin gerçeği değil mi?
En verimli KİT’lerin, fabrikaların satılması bu ülkenin gerçeği değil mi?
Sadece mobilyacı esnafının değil neredeyse bütün sektörlerin tel tel döküldüğü bu ülkenin gerçeği değil mi?
Vatandaşın, parlamenter sistemin kalkmasından dolayı büyük bir endişe duyması bu ülkenin bir gerçeği değil mi?
Cumhurbaşkanının bu sorulara  “bunların aslı astarı yok” diyerek cevap vermesi,“bizden önce fırın yoktu, buzdolabı yoktu”diyerek savunma yapması ülke gerçeklerinden ne kadar uzak olduğunu da ortaya koyuyor.
Bir yıl içinde ülkenin ödemesi gereken borç miktarının 182 milyar dolara ulaşması gibi bir dehşet verici tablo karşısında, Erdoğan’ın “bizden önce buzdolabı yoktu, fırın yoktu” savunmaya girmesi, ülkenin sorunlarının nasıl “buzdolabında donmaya” terk edildiğini de gösteriyor.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
cemal 2018-06-22 13:19:47

bir insanin bitmis tükenmis hali

Avatar
h.baran 2018-06-22 00:34:23

Vatandaşı ahmak yerine koymaya devam..

Avatar
Halit 2018-06-22 19:45:26

Çanak kale savaşında Mustafa kemal Atatürk,'ün önderliğindeki askerlerin kullandığı at eşek ve katırın yaptığı hizmet-i yapamadı AKP
Bilbordlara aşmışlar yaparsa aka yapar yaparsa değilde satarsa yine Akp satar...