Birde Eyyam-ı Bahar var... Başlık çok sıcak günleri ifade eder... Alttaki de bahar günlerini... Bizde ligler bahar günleri biter. Ortalığın yeşillendiği, duygasallığın yükseldiği günlerde. Yavaş yavaş bu güzelliklere cambazlar da eşlik etmeye başlar. İşte ligin can alıcı noktası bu. Eyyam ve cambazlar. 
Eyyamcı kim? Hakem, Cambaz kim? Sahada koşturanlar. Cambaza bak diyen kim? Sen ben. Aklınıza kimler neler geliyorsa. Şimdi lig biterken bu üç figürü irdeliyelim. Nerede? Bursaspor -Beşiktaş maçında.
İki takım şampiyonluk yarışı yapıyor. Beşiktaş ve Başakşehir. Biri yılların Beşiktaş’ı. Diğeri Belediyeden dönme, neredeyse devlet takımı.. Ne olmuş? Yarışıyorlar işte. Şimdi ligin sonu Eyyam-ı  Buhur yaşanıyor ya. Figürlerden ilk ikisini dikkatle izliyoruz. Bir fırıldak olmasın diye. Canbaza bak diyenler nereye nasıl oynayacaklarsa, ona göre yazıp çizip anlatıyorlar. Aslında kimin eli kimin cebinde belli değil. 
Bu maçta birinci figür Hakem Bülent Yıldırım. Ağabey adam Quaresma’nın tekmesiyle ilgilenmedi. Beşiktaş’a koltuk çıktı. Beşiktaş’ın attığı ilk golde, atak başlangıcında Beşiktaş aleyhine faul vardı, vermedi. İşte Bülent Yıldırım bu ve bunun gibi sebeplerle Beşiktaş için maçı yönetti gibi üçüncü figürün iddiaları ayyuka çıkıyor. Kimi Bülent Yıldırım’ı bu kararlarıyla Eyyamcı ilan ediyor. Yani günü güçlere göre idare ediyor diyorlar. Gerekçe şu. Beşiktaş büyük takım ya, milyonlarca taraftarı var ya, hakem bundan korkup Beşiktaş’ı tutuyor iftirası var.
İşte şimdi işin cambaza bak notasına geldik. Bülent  Yıldırım’ı alın karşınıza sorun. “Hocam Quaresma’nın tekmesini görmedin mi?” Deseki görmedim... Ne diyeceksiniz? Ağzınızı bir karış açıp  aaaaa diye tek kare kalacaksınız. Şu ofsayt işi nolcak? dediniz, bence değildi dedi. Yine ağzınız açıkkk aaaaa. Bakın şimdi. Hakem bu hataları bilerek ya da bilmeyerek yapmış olabilir. Çünkü bu kararlar anlıktır, ayrıca kendisini savunacak gerekçeler gösterebilir. İşte cambaza bak diyenlerin coştuğu nokta burasıydı. Beşiktaş büyük takım  kollanıyor diye kendilerine gün doğup akıllarınca bundan yararlanacaklar.
Şimdi gelelim işin aslına. Asıl üzerinde durulması gereken noktaya. Hani yazdık ya faulde şunda bunda kendini savunacak gerekçeler bulup söyler hakem diye, ama kazın ayağı öyle değil. Şimdi tamamen kendisine kalmış bir kararı soruyorum. İkinci yarıyı neden 5 dakika uzattın?  Birinci yarı seyirci falan anladık. İkinci yarı ne oldu? Hangi kayıp süreler oldu da maçı 5 dakika uzattın? Beşiktaş Fenerbahçe maçı mı aklına geldi? ne oldu? Uzattığın dakikalar kimin işine yarar? yenik durumdaki takıma mı? Beşiktaş’a mı? Yoksa kamusallaşmış Başakşehir’den mi çekindin? Bu duygu büyük Beşiktaş’ın gücünü mü aştı?
İşte sevgili okurlar Eyyam-ı Buhurda durum bu. Beşiktaş şampiyon olmasın diye  cambaza bak diyenler acaba Başakşehir’e mi çalışıyorlar?  Yoksa o tarafta olmanın yararları mı var? ne dersiniz?
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100