Mevcut siyasetin ekonomi yönetiminin kısır döngüsünden bahsetmek yerine Milli Ekonomi Modeli’ndeki sürekli büyümeden söz etmek daha iç açıcı olacaktır. Seçime doğru gittiğimiz bu günlerde çözümsüzlüğün, metal ve mental yorgunluğun tükenmişlik sendromuna evrildiğini görmek ümitleri yeşertmiyor.

Milli Ekonomi Modeli, sürekli büyüme kavramını ekonomi literatürüne kazandırmıştır. Kapitalist modele göre sistemin zaman zaman aksaması ekonomik inkita dönemlerinin yaşanmasına sebep olurken beraberinde işsizlik ve enflasyonu takip eden ağır ekonomik bunalımları getirir ki, bu durumu normal kabul eder. Adına da eksik istihdam koyarak ekonomik dengenin eksik istihdamda oluşabileceğini savunur.

Milli Ekonomi Modeli, Sosyal Devlet-Milli Devlet tezi ise sürekli büyümenin ve faizsiz ekonominin mümkün olduğunu ispatlamaktadır. Sürekli büyüme döngüsünün aşamalarını aşağıda okuyabilirsiniz.

1. Aşama

Milli devlet, kaynakları baz kabul eder. Yani devletin ekonomik gücü yer altı ve yer üstü kaynaklarına dayanır. Kaynaklar, madenler ve enerji kaynakları gibi fiziki kaynaklar ile senyoraj, emisyon ve vergi gibi mali kaynaklardır. Fiziki kaynaklar, mali kaynakların temelini oluşturur. Milli devlet, ihtiyaçlarını gidermek için yüksek faizlerle iç ve dış borç almaya ihtiyaç duymaz. Mevcut kaynaklarının ve üretiminin karşılığında senyoraj hakkını kullanır. (Devlet faize bulaşmadı.)

2. Aşama

Devlet kaynaklarını tespit ettikten sonra karşılığında para basar. Bu parayı da tüketim kesimine aktarır. 1.000 TL Vatandaşlık Maaşı, 1.500 TL Ev Hanımı Maaşı, 5.000 TL asgari ücret, çocuk maaşı, doğum ikramiyesi gibi sosyal devlet projeleri çerçevesinde kaynaklarına mukabil bastığı milli parayı, sistemin işlemesi için dağıtır. Ekonomiye can suyunu verir. Tüketiciyi faizle borç almaktan kurtarır. Tüketiciyi, kredi kartlarına mahkûm etmeden finanse eder. (Tüketici faize bulaşmadı.)

3. Aşama

Tüketici, tüketim kabiliyetini kazanır kazanmaz pazara koşar. İhtiyaçlarını satın almak için dükkânları, marketleri ve AVM’leri doldurur. Esnaf, raflarındaki ürünleri satarak kâr elde eder. Böylece nakit sorununu çözer. Esnaf hiçbir bankadan kredi almaya gerek duymaz. Çünkü tüketiciler fazlasıyla alışveriş yaparak esnafın kasasını doldurmuştur. Esnafın cirosu ihtiyacını görmüyorsa devletten faizsiz uzun vadeli kredi talep edebilir. Esnaf kârının bir kısmını vergi olarak devlete öder. (Esnaf faize bulaşmadı)

4. Aşama

Esnafın işleri tıkırında olunca toptancılara siparişleri memnuniyetle geçer. Toptancı da mal yüklü kamyonlarını dükkânlara yanaştırır. Esnaftan kolayca tahsilâtını yaparak kârına kâr katar. Toptancı nakit ihtiyacını satışlardan karşıladığı için bankaların kapısına gitmez. Toptancı da esnaf gibi vergisini ödemekte güçlük çekmez. (Toptancı faize bulaşmadı.)

5. Aşama

Toptancı, esnaftan aldığı siparişleri yetiştirmek için fabrikalara ve atölyelere siparişleri geçer. Fabrikalar mal yetiştirmek için 3 vardiya yapar. İşlerin artması sonucu yeni işçiler istihdam edilir. Üretim merkezleri, devletten faizsiz kredi alabildikleri gibi toptancılardan paralarını tahsil ettikleri için faizli kredi kullanmak zorunda kalmazlar. Üreticiler gayet memnun bir şekilde vergilerini ödemekte de güçlük çekmezler. (Üretici faize bulaşmadı.)

Görüldüğü gibi Sürekli büyüme döngüsünün hiçbir aşamasında tek kuruş faiz girmemektedir. Milli devlet, ihtiyaç olması halinde belli şartlarda bütün kesimlere faizsiz kredi temin edebilir. Demek ki faizsiz ekonomi mümkünmüş. Sistemin muharrik gücü yani dinamosu tüketim kesimidir. Sisteme ilk hareketi tüketici vermektedir. Devlet, kendi programı çerçevesinde bu döngüden hatırı sayılır bir miktarda vergi toplayabilir. Sürekli büyüme döngüsü, ekonominin bütün paydaşlarına devamlı kazandıran tek sistemdir. Prof. Dr. Haydar Baş’ın sisteminde, işçi-işveren amir-memur çatışması yerini toplumsal ve ekonomik barış iklimine terk ediyor.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.