15 Temmuz hain darbe girişiminin sene-i devriyesinde bir kez daha görüldü ki, hain darbe, devlet ve millet tarafından hala akl-ı selim ve basiret ile tahlil ve idrak edilebilmiş değil…
Havanda su dövülüyor.
Türkiye’yi FETÖ ile birlikte hain darbeye sürükleyen sahte kahramanlar, siyasetin ve toplumun kulak verdiği akıl hocaları ve FETÖ’nün ulufeleriyle semirmiş ilahiyatçılardır.
Bu takım, FETÖ’nün Abant konsilleri ve dinlerarası diyalog fitnesi toplantılarında 20 yıl boyunca münavebeli görev ve resmi geçit
yaptılar…
15 Temmuz sonrasında ise ekranlarda “uzman”, Ak Sarayda “danışman” edasıyla köşe kaptılar.
FETÖ’nün bilmem kaç tane Abant konsilinde veya diyalog sahnelerinde köşe kapıp demokratik ve dinsel fetva uyduran bu konsil demirbaşları, 15 Temmuz sonrasında ve sene-i devriyesinde yine pişkin pişkin ekranlara dört köşe kurulmuşlar, güya FETÖ karşıtı ahkam kesiyorlar.
Siyaset bunları dinliyor. 
Millet bunlara kulak veriyor…
Böylece ne siyaset, ne de millet iflah oluyor!
Olmaz… Bunlara kulak veren iflah olmaz!
15 Temmuz tabircisi bu konsil demirbaşları, şunları geveliyor: 
FETÖ konusunda, birkaç kişi hariç siyaseti ve toplumu uyaran kimse olmamışmış… 
O birkaç kişi kim; belli değil, sanki rical-i gayb!
Cemaatlerin entelektüel seviyesindeki zaafiyet, FETÖ benzeri yapılanmalara davetiye çıkartacak nitelikteymiş… vs.
Hepsi batıl ve yalan!
20 yıl boyunca Abant konsillerinde ve diyalog fitnesi sahnelerinde Amerikan yalanlarını ve Vatikan batıllarını pazarladıkları gibi, bugün de aynı yalan ve batılları mutasyona uğramış olarak sergiliyorlar… Katmerli yalancı bunlar!
Hakikat şu: 1997’den beri siyaseti ve milleti, AB, ABD, Vatikan ve FETÖ fitneleri konusunda uyaran yegane ilim, irfan, gönül ve siyaset adamı vardır; Prof. Dr. Haydar Baş’tır.
Tek kadro vardır; Prof. Dr. Baş’ın kadrosudur, Bağımsız Türkiye sevdalılarıdır.
Prof. Dr. Baş, bu tezgahlar, milli ve dini bütünlüğümüzü tehdit eden işler olduğunu haykırdı. Hicaz bölgesindeki ve Milli Mücadele yıllarındaki İngiliz oyunlarını anlattı, İngilizlerin ulema ve evliya diye devşirdiği adamların foyasını ortaya çıkarttı. Bunlarla mücadele eden Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün ulu bir seyyid olduğunu ve onun bağımsızlık mücadelesi destanını önümüze koydu. 
İngiliz-Amerikan-Vatikan eksenli tezgahın, din ve diyalog kisvesi altında sürdürüldüğünü son 20 yılda yüreğini yırtarcasına haykırdı.
Prof. Dr. Baş, bu vahim gidişatı anlatmak üzere yakın arkadaşlarını, bütün cemaat liderlerine, toplum önderlerine, önde görünen ilahiyatçılara, tüm siyaset büyüklerine gönderdi, ikaz ve irşad mektupları ulaştırdı.
Prof. Dr. Baş ve kadrosunu, sağır sultanlar bile duydular.
Lakin sağır sultanlar, siyaset ve toplum kulak vermedi.
FETÖ ise çeyrek asırdan beri kasasını-kesesini açmış, Prof. Dr. Baş ve kadrosu dışında cümle âlemi yağlamış, semirtmiş… Hatta siyasettekilerin koltuğu için oy kullandırmak üzere mezardan ölüleri bile kaldırmaya çalışmıştı.
Nitekim cemaatler, cemiyetler, toplum önderleri ve siyaset; Haydar Hocaya, Kûfelinin, “Elbette Ali haklı; ama neylersin ki, Muaviye’nin bazlaması yağlı” dediğini demeyi tercih ettiler.
“Haydar Hoca haklı; ama…” dediler.
Ama FETÖ’nün yağlı bazlamasını, mezardan ölüleri kaldırıp devşirdiği oylarını, Kur’an kurslarına akan yardımları ve erzakı, üç kuruşluk bursları, etli Maklubeyi tercih ettiler.
Siyasetçisi, ilahiyatçısı, cüppelisi, şalvarlısı, evliya geçineni, bilcümle herkes zokayı yuttu.
Şimdilerin uzman ve danışman sıfatlı dünün FETÖ demirbaşları, Prof. Dr. Baş ve kadrosu hakkında "Hoca efendiyi kıskanıyorlar, cemaat taassubu yapıyorlar" fitnesiyle yıllarca gözleri ve gönülleri körelttiler.
15 Temmuz darbesi, FETÖ zokasını yutanların ve yutturanların semeresidir.
Demek ki, siyaseti ve toplumu uyaran vardı, ey Külliyeye danışman ve ekranlara uzman diye tünemiş kripto FETÖ’cüler!
Prof. Dr. Baş ve kadrosu vardı; olaylar hep onları haklı çıkardı.
Cemaatlerin entellektüel seviyesindeki zaafiyet meselesine gelince; cümle entel ve aydın takımınız FETÖ ile yirmi yıl aynı safta, aynı imanda, aynı sahnede, aynı pozisyonda idiniz... 
Bu iman ve irfandan mahrum entelliğiniz darba üstüne darbe üretti ey basiretsizler!
Şimdi de bu batıl yorumlarınızla sanki oyun içinde oyun kuruyorsunuz. Bunu bilerek mi yapıyorsunuz, bilmeyerek mi… Onu açıklayın!
Siyaset için de, millet için de, bütün bu oyun içindeki oyunları bozmanın yolu, çeyrek asırdan beri bunca olayların kendisini hep haklı çıkarttığı gönül, ilim, irfan ve siyaset adamı Prof. Dr. Baş’a kulak vermektir… 
FETÖ demirbaşlığından uzman ve danışmanlığa terfi etmişlere değil!
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100