Fetullahçı Terör Örgütü’nün (FETÖ) ABD’deki faaliyetlerini mercek altına alan Hollandalı Hukukçu Robert Amsterdam, geçtiğimiz günlerde FETÖ’nün elebaşı “Gülen’i yönlendiren bir ‘abi’ olduğunu düşünüyorum” açıklamasında bulunmuştu.

Robert Amsterdam bu abinin kim olduğu hakkında herhangi bir açıklama yapmadı ama ben kitabın ortasından söylüyorum, Gülen’in arkasındaki abi Said Nursi’den başkası değildir.

Sait Nursi’nin risalelerini okuyarak yetişen nesiller, peşinden gittikleri Fetullah Gülen gibi insanların, insanı dinden çıkaran her yanlışında bile hikmet aradılar.

Said Nursi’nin risaleleri, insanların imanını kurtarmadığı gibi en radikal yanlışlarda ve hatta itikadi sapmalarda bile tereddütsüz ortak olacak karakterde, özellikle İslam konusunda zır cahil bir nesil gündeme getirdi.

Yani sözde iman kurtarmak için ortaya konulan Risalei Nur’lar bilakis kalplerdeki var olan son iman kırıntılarını da yok etti.

FETÖ örneğinde de görüldüğü gibi Said Nursi’nin risaleleriyle büyüyen şakirtlerde vatan, bayrak, millet, din, iman ve İslam hassasiyeti ve ölçüsü bulunmuyor. 

Said Nursi’nin risaleleriyle girilen zehirli yolda, risale şakirtleri CIA’nın ajanı oluverdiler. Bu durum Gülen’in darbe girişimiyle net bir şekilde ispatlandı.

Bugün FETÖ konusunda gerçekleri artık herkes ifade ediyor.

Özellikle diğer Nurcu gruplardaki telaşı farkettiniz mi bilmiyorum. Said Nursi’yi kurtarma telaşına düşmüş durumdalar.

Gerçek yüzü Prof. Dr. Haydar Baş tarafından yıllar önce deşifre edilmiş olan Fetullah Gülen’i çoktan feda etmişlerdi zaten.

Fetullah Gülen’in yanlışları bugün başlamadı 1997’li yıllara kadar bu yanlışların silsilesi uzanıyor.

FETÖ elebaşı Gülen başörtüsü teferruattır dediğinde, iftar sofralarında papazlara dua ettirdiğinde, Kelime-i Tevhid’den “Muhammedur Resulullah” cümlesi çıkarıldığında, Hıristiyan bir erkekle Müslüman bir kadını evlendirip bu bir devrimdir diye Zaman gazetesinde manşet attırdığında, Papa’ya mektup verip Müslümanları suçladığında, o mektupta papalık misyonunun bir parçası olmak istediğini açıkladığında ve gayrimüslimlerin de cennete gireceğini söylediğinde diğer hiçbir Nurcu grup çıkıp, “Bunlar risalelere terstir, Fetullah Gülen yanlış yapıyor” demedi.

Çünkü Fetullah Gülen’in yaptığı bütün yanlışların Said Nursi’nin risalelerinde bir izahı ve bir dayanağı vardı.

Bundan dolayı Fetullah Gülen’in darbe girişimi ile nokta koyduğu süreci başlatan Said Nursi’den başkası değildir.

Yani bugün CIA bağlantılı bir darbe girişimiyle Türkiye’yi içinden çıkılması zor bir kaosa sokan Nurcu şakirtleri ortaya çıkmasına neden olan metastas yapmış kanser hücresinin kökü, Said Nursi’ye ve Risalei Nur’a kadar dayanmaktadır.

Ne hazindir ki FETÖ’yle mücadele ettiğini söyleyen hükümet, fitnenin kötü olan Said Nursi ve risaleleri Diyanet’in himayesinde yayınlamaya devam etmekte ve fitnenin daha da yaygınlaşmasına maalesef alet olmaktadır.

Bugün FETÖ bağlantılı Nurcu şakirtlerin ihanetini konuşuyor olsak da Said Nursi’nin yolundan gidenlerde FETÖ benzeri bir ihanete her zaman imza atacak potansiyel olduğu asla unutulmamalıdır. Devam edecek...

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Cafer 4 ay önce

Ağzına sağlık iyki varsınız

Avatar
türkiye okusun 4 ay önce

gerçekleri söylüyorsunuz.bunların dinle imanla alakaları yok.hala 18 yy yapısına sahip dini hurafelerle islamiyet karalanıyor okumamış cahillerde inanıyor. dandik neydüğü belirsiz sakalı sarıklı sahte diplomasız sözde alimlere inanmayın diyanetin bastığı türkçe kuranı okuyun bu papazların bütün yalanlarını anlarsınız sayğilarımla iyiki varsınız

Avatar
Nuri 3 ay önce

Yolunuz açık olsun, ateşiniz bol olsun...