Receb ayının ilk cuma gecesine ‘Leyle-i Regâib’ denir. Bazı âlimlerin açıklamasına göre, Peygamber Efendimiz (sallallahu aleyhi ve sellem) bu gece pek çok ruhanî ahval ve ikrama kavuşmuş olmakla Yüce Allah’a şükür için on iki rekât namaz kılmıştır. Peygamber Efendimizin bu Regâib gecesinde ana rahmine düşmüş olduğuna dair olan bir rivayet de vardır. Regâib; istenilen, değeri çok olan, bağış, ihsan, ikram ve nefis şeyler demektir ve "Rağibe" kelimesinin çoğuludur. Bu geceyi ibadetle geçirmenin sevabı çok büyüktür. 
Peygamber Efendimiz buyurdu: “Bir kimse, Receb ayını oruçlu geçirir ise Allah-ü Teâlâ üç şeyi onun için gerekli kılar. Şöyle ki: Geçmiş günahlarının tümünü bağışlar. Kalan ömrünün temiz geçmesini temin eder. Büyük huzura çıkılan kıyamet gününün susuzluğundan da onu emin kılar.” Bu arada yaşlı biri kalktı, Resûlullah Efendimize halini şöyle anlattı: “Ya Resûlallah, ben Receb ayının tümünü oruçlu geçiremem. Buna gücüm yetmez.” Bunun üzerine, Resûlullah Efendimiz şöyle buyurdu: “O halde, ilkinden bir gün, ortasından bir gün, sonundan da bir gün tutarsın. Böyle ettiğin takdirde, ayın tümünü oruçlu geçirmiş olursun. Zira yapılan iyilikler on misli sevap getirir. Ancak siz, Receb ayının ilk cuma gecesini gaflet içinde geçirmeyesiniz. O öyle bir gecedir ki melekler o geceyi, Regâib diye anlatırlar. Şöyle ki: O gecenin üçte biri geçtiği zaman; semalarda ve yerlerde ne kadar melek var ise, hemen hepsi, Kâbe ve civarında toplanır. Allah-ü Teâlâ onların hallerine muttali olur ve şöyle buyurur: ‘Ey meleklerim, ne dileğiniz var ise Benden dileyin.’ Şöyle derler: ‘Rabbimiz, Senden dileğimiz odur ki; Receb ayında oruç tutanları bağışlayasın.’ Onların bu dileği üzerine, Allah-ü Teâlâ şöyle buyurur: ‘Bu dileğinizi yerine getirdim.’ Resûlullah Efendimiz, daha sonra şöyle buyurdu: ‘Receb ayının ilk perşembe günü oruç tutulmalıdır. O günün akşamı cuma gecesi, akşamla yatsı arasında on iki rekât namaz kılmalıdır. Bu namazda okunacaklar sırası ile şunlardır: Bir kere Fatiha suresi, üç kere Kadir suresi, on iki kere İhlas suresi. Her iki rekâtta bir kere selam verilir.
Bu namazı kıldıktan sonra, Bana şu salavat yetmiş kere okunur: ‘Allahümme salli ala Muhammedin’in-Nebiyyi’l-Ümmiyyi ve sellim/Allah’ım, Nebiyy-i Ümmi Muhammed’e salat ve selam eyle.’ Bundan sonra, secdeye varmalı ve secdede şu tesbih ve takdis okunmalıdır: ‘Tam manası ile noksan sıfatlardan münezzeh, pek mukaddes olup meleklerin ve Ruh’un Rabbidir/Subbuhun Kuddusün Rabbü’l-melaiketi ve’r-Ruh). Sonra secdeden başını kaldırır, şu duayı yetmiş kere okur: ‘Rabbim, beni bağışla; merhamet eyle. Bildiğin günahlarımdan geç, sen Aziz’sin, Azam’sın/Rabbiğfir verham ve tecavez anıma ta’lem feinneke Aziz’ül-Azam.’
Bundan sonra ikinci bir secde daha yapar. Birinci secdede okuduğu duayı aynen okur. Daha sonra, ne dileği var ise diler. Allah-ü Teâlâ onun bütün dileklerini yerine getirir.”
Resûlullah Efendimiz şöyle buyurdu: “Allah’ın herhangi kadın veya erkek kulu bu namazı kılar ise Allah-ü Teâlâ onun bütün günahlarını bağışlar. İsterse, onun günahları denizköpüğü kadar, kumların sayısı, dağların ağırlığı, yağmurların damlaları, ağaçların yaprakları kadar olsun. Ve o kimse, kendi yakınlarından yedi yüz kişiye kıyamet günü şefaatçi olur. Kabrine girdiğinin ilk gecesi, bu namazının sevabı kendisine gelir; tatlı dilli, güler yüzlüdür. Ona şöyle der: ‘Ey dostum, seni müjdelerim, bütün zorluklardan kurtuldun.’ O kimse bu gelene sorar: ‘Sen kimsin? Vallahi senin yüzünden daha güzel yüzlü birini hiç görmedim. Senden daha tatlı konuşanı da hiç dinlemedim. Senin kokundan daha güzel kokulu birini de koklamadım.’ Şu cevabı alır: ‘Ey dostum, ben senin namazının sevabıyım. Falan sene Receb ayının şu gecesinde o namazı kılmıştın. Bu gece sana geldim ki; arkadaşın olayım, yalnızlığını gidereyim, her ne işin varsa onu göreyim. Kıyamet günü, Sûr’a üflendiği zaman dahi, kıyamet günü toplanılan meydanda sana başının üstünde gölgelik edeceğim. Seni müjdelerim, Yüce Mevla’ndan sana gelecek hayır hiç eksik olmayacak.’” (Hz. Abdulkadir Geylani, Gunyetü’t-Tâlibîn, s.551).
Bu gece kul hakkı namazı da kılınan mübarek gecelerden biridir. Kul hakkı namazı şu şekilde kılınır: Dört rekâttır. Bu namaz senede beş gün kılınır. Receb’in ilk cuması, Şaban’ın on beşinci Berat günü, Ramazan’ın son cuma günü, Kurban arefesi günü ve Aşure günü kılınır. Birinci rekât: Fatiha’dan sonra 11 İhlâs. İkinci rekât: 3 Kâfirûn, 11 İhlas. Üçüncü rekât: 3 Tekâsür, 11 İhlâs. Dördüncü rekât: 3 Ayetel Kürsî, 25 İhlâs. “Ya Rabbi, Sana karşı olan günahlarımı affet, bu namazdan hâsıl olan sevabı hak sahiplerine ver ve bu zayıf kulunu kul hakkından kurtar” diye duâ edilir.  
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100