07 Temmuz 2017 Cuma 15:12
123 Okunma
"Galatasaray iflas edecekti"
Galatasaray Kulübü Başkanı Dursun Özbek, transfer döneminde yeni futbolcular için uçakların İstanbul'a inişinin devam edeceğini söyledi.

Anadolu Ajansı'nın (AA) yeni hizmeti "AA Spor Masası"nın ikinci konuğu olan Özbek, Türk Telekom Stadı'nda AA Spor Haberleri Yayın Yönetmenliği yönetici ve editörlerinin sorularını yanıtladı. Özbek, açıklamalarına bir anmayla başlayarak, "Efsane kalecimiz Turgay ağabeyin birinci ölüm yıl dönümü. Dolayısıyla  Allah'tan rahmet diliyorum, mekanı cennet olsun, hem de ailesine sabırlar diliyorum. Galatasaray olarak ailesinin acılarını paylaşıyorum. Turgay ağabey okulda Galatasaray aşkını öğreten, Galatasaray'ı nasıl sevmek gerektiğini öğreten biri. Yakından seyretmiştim. Örnek bir Galatasaraylı." dedi.

"Feghouli gündemimizde"
Cezayirli futbolcu Sofiane Feghouli'nin transfer gündemlerinde olduğunun hatırlatılarak İstanbul'a yeni uçakların inip inmeyeceği yönündeki soruya Özbek, şu yanıtı verdi: "Evet uçaklar inmeye devam ediyor. Geçen seferki ifademde zamanlama hatası oldu, 'Önümüzdeki hafta' dedim. Taraftarlardan özür diliyorum. Bir hafta gecikme oldu. Zaman dilimi vermeden, geleceğin, önümüzdeki 3-5 senenin takımını kurmak durumundayız, bu itibarla da takımda bayağı yenileme söz konusu. Onun için Galatasaray'a yakışan, hem sportif performansı hem de kişiliği niteliğinde futbolcuları kadroya katmaya devam ediyoruz. Sezon sonu itibarıyla teknik heyetten bir rapor aldık. Yaptığımız çalışmalar neticesinde önümüzdeki sezonlarda Galatasaray'a hizmet edecek, eksiklerini giderecek futbolcuların listesini verdik." Sarı-kırmızılı takımın Slovakya'daki kamp çalışmalarıyla ilgili izlenimlerini aktaran Dursun Özbek, "Takımda çok iyi bir uyum var. Çok yoğun bir çalışma içindeler. Hatta bir günde üç günlük çalışma yoğunluğu içinde olduğunu söylüyorlar. Keyifle ayrıldım. Sayın Büyükelçimiz de oradaydı, kendisine teşekkür gönderiyorum. Bizimle ilgilendi. Her şey Galatasaray için çok güzel, inşallah sezonda da çok iyi sonuç alacağız." ifadelerini kullandı.

"Ligin seviyesi bu sene çok farklı"
Şampiyonluk mücadelesi verecek diğer rakiplerin transfer çalışmalarıyla ilgili açıklamalarda bulunan Özbek, keyifli bir sezonun kendilerini beklediğini dile getirdi. "Ligin seviyesi bu sene çok farklı." diyen Özbek, sözlerini şöyle sürdürdü: "Rakiplerimiz de Avrupa'da çok sözü edilen, başarılı olmuş kişileri transfer ediyor. Bu bir yarış, Galatasaray bu yarışın içinde her zaman ön safhada bulunan takım olduğuna göre gereğini yapması lazımdı. Bu yarış, liglere de büyük keyif getirecek. İnşallah kavgasız, taraftarların seyir zevkini doyuran bir lig olacak. Hem bizim hem rakiplerin yaptığı transferler bunun birinci göstergesi."

Riva projesi
Riva projesinden gelecek gelirin transfere harcandığı yönündeki eleştirilere yanıt veren Özbek, bu projeyle Galatasaray'ın borçlarını sıfırlamayı arzuladıklarını söyledi. Özbek, Riva projesini tek başına anlatmanın doyurucu olmayacağına dikkati çekerek, "Riva bir arsa neticede, 40 sene önce başkanımız Selahattin Beyazıt tarafından kazandırılmış bir arsa. Riva projesinde kendi başına tartışmak, konuşmak bence amaca uygun düşmez. Olayı geniş kapsamlı almak istiyorum. 'Galatasaray, inşaat şirketi mi, gayrimenkul şirketi mi?' diye tenkitler de alıyoruz. Bunun nedenleriyle, bu sonuca nasıl gelindiğini Galatasaray taraftarlarının da bilmesi lazım. Galatasaray'ın son 20 senesine bakıldığı zaman, Türk futbolunun önemli kulüplerinin gittiği yol da geldiği sonuç da birbirine benzediği için, bu futbol camiasını da yakından ilgilendirdiği için geniş alıyorum." diye konuştu. Geriye doğru 20 senelik projeksiyon yaparak konuya açıklık getirmeye çalışan Özbek, şunları kaydetti: "20 sene önce Türkiye'deki futbol kulüplerinin genelde borçları ya yok ya da çok azdı. Mali disiplinleri olduğunu biliyoruz. Özellikle Galatasaray, 20 sene önce borcu olmayan, kendi mali disiplini içinde olan bir kulüptü. 20 senede dünyadaki hareketliliğin farklılaşması çerçevesinde Galatasaray da Türk takımları da buna ayak uydurmak durumunda kalmış. Bu ayak uydurma yapılırken kaynak oluşturmak yerine borçlanma tercih edilmiş. Çünkü Galatasaray çok önemli marka, dünya markası. Kurulduğu günden bugüne kadar yakaladığı başarılar ortada. O gün itibarıyla borçlanması da kolay, sıfır borcu var. Bu aktivetelere uymak için finansman kuruluşlarına gidiyorsunuz. Borçlanmaya o dönemden itibaren başlanmış. Borçlanarak bir işi yönetmek, kolaycılığı seçmekten öte bir şey değil. 100 yıllık kulüpsünüz, birikiminiz var, marka değeriniz var. Bu prestiji kullanarak çok kolay borçlanırsınız."

"Her şey bitti"
Borçlanma yöntemiyle 2015 yılı sonuna kadar geldiklerini hatırlatan Özbek, "2016'ya geldiğimizde artık deniz bitmişti, tam duvara gelmiştik, her şey bitmişti. Galatasaray artık borçlanma kabiliyetini kaybetmişti, finansman yapısı itibarıyla teknik iflas dönemine gelmişti. Galatasaray yönetimlerinin iktidar kabiliyetleri de kaybolmuştu. 2014-2015'te başkan yardımcısıydım, o dönemde bunun tespitini yaptım. Başkan seçildikten sonra seçim bildirgemde şunu yayınladım; Galatasaray bu finansal yapısını düzeltmezse, faiz sarmalından çıkmazsa yol yok. Riva projesi buradan çıktı. Genel kurul beni başkan seçmeden önce Riva projesini anlattım. Kimsenin aklına gelmiyordu da benim aklıma mı geldi? Hayır. Bütün yönetimler, başkanlar Riva projesini, Florya projesini yapmak üzere niyetlenmiş. İlgili yerlerle görüşmeler yapmışlar, bir dönemde ihaleye çıkmış olamamış." ifadelerini kullandı. Geldikleri noktada çözüm yollarından birinin Riva olduğunu anlatan Dursun Özbek, sözlerini şöyle sürdürdü: "Bu sorunları çözmek için bütün genel kurullarda irade oluşmuş, artık onu yapabilme özelliği kalıyor. Bu kısa gelişmeden sonra çalışmalarımıza başladık. Malum biz bir dernek statüsünde kulübüz, Riva da derneğin malı. Yönetimler geliyor ibra oluyor gidiyor, borç yükü geriye kalıyor. Burada en hassas nokta şuydu; Riva projesi orta vadeli bir proje, 3 yıllık periyoda bunun sığması, girmesi mümkün değil. O zaman öyle bir gayrimenkul geliştirme projesi yapılmalı ki gelen her kuruş, Galatasaray'ın kasasına girsin, Galatasaray artık camia itibarıyla bunu tartışma konusu yapamasın. Ben aynı bu ifadelerle Sayın Cumhurbaşkanı'na anlattım. Galatasaray'ın geldiği noktayı ve ne kadar ihtiyacımız olduğunu anlattım. Teşekkür ediyorum, gereken ilgiyi gösterdi ve Emlak Konut'la bizim buluşmamızı sağladı, bu projenin yapılması konusunda büyük destek verdi. Buradan hareketle Riva projesi ihaleye çıktı. Beklentileri karşılayan, biraz da onun üzerine geçen ihale sonucunda Galatasaray beklediği kaynağı oluşturmak üzere düğmeye basmış oldu."

Kendisinin bu proje bağlamında kulübün banka borçlarını kapatma konusuda bir iddiasının olduğunu anlatan Özbek, "Birinci dilim geldi zaten. Bu tamamen banka borçlarının kapatılmasına gitti. Bundan sonra gelecek paraların istikameti aynı. Çünkü bir iddiam var. Galatasaray eğer finansal yapısını düzeltirse, senede 150 milyon liraya varan faiz ödeme durumundan çıkarsa, Galatasaray'ın sportif manada ürettiği gelir Galatasaray'ı yönetmek için son derece yeterli. Yeter ki borçlanma sendromundan çıkalım. Bu itibarla bundan sonra gelecek paralar birinci seviyede banka borçlarının, finansman borçlarının kapatılması yönünde kullanılacak. 'Riva'yı sattı gitti oyuncu transfer etti' böyle bir şey yok. Bu açıklamayı defalarca yaptım. Aynı ifadeyi yine kullanıyorum. Altını çizerek söylüyorum. Ben gayrimenkul geliştirme projelerini Galatasaray'ın finansal yapısını düzeltmek, borçlarını sıfırlamak, ödediğim faiz yükünün altından kurtulmak üzerine yapıyorum. Kimse elde edilen paraların transfer amaçlı olduğu konusunda konuşmasın. Galatasaray düşmanları konuşabilir. Onların niyetleri, algıları farklı. Benim ifadelerim taahhüt niteliğinde. Dolayısıyla Galatasaray'ı sevenlerin en azından benim ifade ettiğim manada anlamasını diliyorum." değerlendirmesinde bulundu.

"Galatasaray, Türkiye'nin en demokratik, en şeffaf kulübü"
Geride kalan 20 yıllık prosedürlerin uygulanmasının mümkün olmadığını ve bu konuda yolun bittiğini yineleyen Özbek, "Galatasaray'ı bugünden öteye taşımak, aynı prosedürlerle mümkün değil. Benim yapmak istediğim şeyi benden önceki yönetimler de düşünmüş. Bu gayrimenkul değerlendirmeleri, inşallah yıl sonuna doğru Florya'da da benzer şekilde devreye girecek. Spor salonu yapıyoruz. Bunların devreye girmesiyle Galatasaray yeni kaynak oluşturmuş oldu. Bu faaliyetleri yapmazsak, Galatasaray'ın 112 yıllık birikimini yemeye devam edersek, zaten bir şey kalmadı. Marka değeri son 20 yılda yenmiş, sonuna gelmişti. Herkes benzer sıkıntıları yaşarken hep gündemde Galatasaray var. Bunun bence en önemli sebebi Galatasaray'ın Türkiye'nin en büyük kulübü olmasından kaynaklanıyor. Galatasaray, Türkiye'nin en demokratik, en şeffaf kulübü. KAP (Kamuyu Aydınlatma Platformu) açıklamalarına bakın, virgülüne kadar yaptığımız işi anlatıyoruz. Dünya alem duyuyor. Rakip takımlara gidin anlamazsınız. Bu oyuncu kaça geldi, kaça gitti hiçbir şey oradan çıkaramazsınız. Galatasaray'ın yapısıyla ilgili, felsefesi ve etik değerleriyle ilgili bir şey. Galatasaray'ın bu manada konuşulması, bu kadar eleştirilmesini de doğal karşılıyorum. Güç, kuvvet de veriyor." diye konuştu.

"Sneijder'in kendi kariyeriyle ilgili planlamaları var"
Galatasaray Kulübü Başkanı Dursun Özbek, sarı-kırmızılı takımın Hollandalı futbolcusu Wesley Sneijder'in önemli bir isim olduğunu ancak hem kulüp hem de oyuncunun kariyer planlamasıyla ilgili görüşmeler yaptıkların söyledi. Hollandalı yıldız futbolcu Sneijder'in Galatasaray'a uzun yıllardır hizmet verdiğini vurgulayan Özbek, şöyle konuştu: "Sneijder, Galatasaray'a verdiği hizmetle taraftarın ve kulübün sevgilisi haline geldi. Diğer taraftan hem sporcunun hem de kulübün projeleri var. Amaçlar, kariyer düşünceleri var. Sadece kulübün tasarrufu değil. Arda Turan da bizim oyuncumuzdu, kariyer planları çerçevesinde Atletico Madrid'e gitti. Galatasaray bunlara engel olmadı. Dolayısıyla olayı bu şekilde düşünmeliyiz. Hem kulüplerin hem de sporcuların kendi hayatlarını ve kariyerleri planlama yönünde düşünceleri, projeleri olabilir. Sneijder önemli bir oyuncu. Sneijder Galatasaray'a hizmet etmeli mi, evet. Sadece futbolcu olarak değil, yönetici, antrenör olarak da faydaları olur. Sneijder'in kendi kariyeriyle ilgili planlamaları var. Saygı duymak lazım. Galatasaray'ın da kendine göre planları var. Galatasaray daha başarılı bir takım, daha enerjik bir ekip kurmak istiyor. Burada kişisel ve kurumsal bir çatışma hiç söz konusu değil. Sneijder de çok olumlu birisi. İki tarafa da faydalı olabilecek görüşme silsilesi içindeyiz. Önemli olan burada, Galatasaray'ın başarısı için, seyir zevki verecek bir takım oluşturmak. Bu manada görüşmeler devam ediyor."

"Tudor-Sneijder ilişkisine dayılı bir durum yok"
Dursun Özbek, Wesley Sneijder'le yaptıkları görüşmelerin, teknik direktör Igor Tudor'la alakalı olmadığını dile getirdi. Görüşmelerin hala sürdüğünü vurgulayan Özbek, "Çok net açıklamalar yapmak Galatasaray'ın menfaatine zarar verir. Görüşmelerde Tudor-Sneijder ilişkisine dayalı bir şey söz konusu değil. Biz menfaatler açısından durumu değerlendiriyoruz." dedi. Galatasaray'ın 112 yıllık tarihinde birçok ismin gelip gittiğini anlatan Özbek, basında Sneijder'le ilgili çıkan haberlerin doğruları yansıtmadığını aktararak, "Basında son 1 hafta 10 gündür Sneijder olayı var. Yansıdığı şekliyle yanlış haberler ve kurgular üzerine. Buradaki net söylenecek husus; Galatasaray'ın daha çok koşan, seyir zevki veren futbol ortaya koyması. Sneijder'in kendi kariyer planlamasında yapmak istediği şeyler var. Son derece anlayışlı şekilde bunun en iyi çözümünü bulmaya çalışıyoruz." ifadelerini kullandı.

"Arda'nın Türkiye'de geleceği tek kulüp Galatasaray'dır"
Dursun Özbek, Barcelona'da oynayan eski futbolcuları Arda Turan'ın Türkiye'ye dönmesi durumunda forma giyeceği tek kulübün Galatasaray olduğunu savundu. Arda'nın, Galatasaray'ın altyapısından yetişen "bir dünya markası" olduğunu söyleyen Özbek, şunları kaydetti: "Arda'nın Barcelona'da kalacağı yönünde bana ulaşan bilgiler var. Arda'nın Türkiye'deki yeri buradır, Galatasaraylılığı tartışılır mı. Arda, Barcelona'da devam etmek isterse biz 'Arda sen nasıl Galatasaraylısın.' diye bir tavır ortaya koyabilir miyiz. Kulüplerin de bireylerin de kendi planlamaları olabilir. Arda'nın Türkiye'de geleceği tek kulüp Galatasaray'dır. Ben Arda'nın başkanıyım, ağabeyiyim. Kendisi de bu arzuyu belirtmiştir. Farklı bir gündem oluşturmaya gerek yok." Başkan Özbek, Arda Turan'ın A Milli Futbol Takımı kariyerini bitirmesiyle ilgiliyse, kendi alanı olmadığı için yorum yapmak istemedi.

"Tudor, Galatasaray'a yakışan bir antrenör"
Dursun Özbek, futbol takımının teknik direktörü Igor Tudor'dan övgü dolu sözlerle bahsetti. Tudor'un çok enerjik bir teknik adam olduğunu anlatan Özbek, şöyle devam etti: "Tudor'da en çok beğendiğim şey, çok enerjik biri olması. Çalışmaktan yorulmuyor. Futbolcusuyla ikili ilişki içinde. Kamptaki durumu biz biliyoruz, keşke kamera takıp onları çekseydim. İnsanlarla yakından ilgilenen bir antrenör. Sadece sahada da değil. Takımın 12. oyuncusu çerçevesinde olaya giren birisi. Enerjiyi takımın bütünlüğü için ortaya koymak ve hep kuvvetli olmak zorundasınız. Bu inançta bir antrenör. Biz bunu kendisinde gördük. Tudor'un ekibi de aynı şekilde. Futbolcularla da konuştuk. Tudor, Galatasaray'a yakışan bir antrenör. Enerjisi ve dinamiği bütün futbol takımına yansıyor." 

Sabri, Bruma ve Podolski'nin ayrılığı
Galatasaray Kulübü Başkanı Özbek, takımdan ayrılan Sabri Sarıoğlu, Armindo Bruma ve Lukas Podolski hakkında da yorumda bulundu. Sabri'nin 19 yıl Galatasaray'a hizmet ettiğini hatırlatan Özbek, şunları aktardı: "Sabri, altyapıdan gelmiş, Galatasaray'ın bağrından doğmuş birisi. Taraftarın şunu anlaması lazım; Sabri çok iyi bir Galatasaraylı. Geldiğimiz noktada Galatasaray'ın bundan sonra futbol oynama şekliyle ve başarı projesiyle bu hizmetlerin bir sonu oluyor. Herkesin buna saygı göstermesi lazım. Bunun tek bir amacı var, çok daha iyi futbol oynamak. Aşağı yukarı 5-6 yıldır hizmet veren bir takımımız var. Bu sürede 3 lig şampiyonluğu kazanıldı, Süper Kupa, Türkiye Kupası almış başarılarla dolu bir 5 yıl var. Bu, bir yerde sporcuda doymuşluğu da getiriyor. Dünyada bütün takımlar belli süreçten sonra yenilenmek, yeni heyecanlar oluşturmak peşinde oluyor. Galatasaray'ın şimdi politikası bu." 

Bruma'nın Almanya'da, Podolski'nin ise Japonya'da kariyerlerine devam etmek istediklerini kaydeden Özbek, şu ifadeleri kullandı: "Bruma önemli bir oyuncumuzdu. Podolski de kendi kariyer planlamalarını yaptı. Birbirine benzeyen olaylar. Podolski başarılı 2 sene geçirdi ve Japonya'ya gitmek istedi. Ne diyeceksiniz. Çok da seviliyordu. Bruma, 'Dört senedir oyuncunuzum, bana müsaade edin, Almanya'da oynamak istiyorum.' dedi. 'Biz senin Japonya'ya, Almanya'ya gitmeni istemiyoruz.' demek Galatasaray'a yakışır mı. Her iki tarafın da menfaati korunur, 'Kazan kazan.' durumu olursa Galatasaray bunu masada tartışır. Galatasaray'ın menfaatini yok sayarak kimseyi bir yere göndermeyiz."

Genç oyuncular hakkında
Dursun Özbek, 17 Yaş Altı Milli Takımı'nda önemli başarılar yakalayan 4 genç oyuncunun Slovakya kampına gittiğini ve büyük bir heyecan oluşturduklarını anlattı. Altyapıya önem verdiklerini dile getiren Özbek, sözlerini şöyle sürdürdü: "Avrupa Şampiyonası'nda yarı final oynayan 17 Yaş Altı Milli Takımı'nda ilk 11'de oynayan 7 Galatasaraylı vardı. O 7 kişiden 4'ünü kampa götürdük. Kampta en çok sevilen en çok sivrilen bu 4 isim. Büyük bir heyecanları var. Altyapı bazında bir sürü değişikliklerimiz var. Altyapıyı da değerlendirerek Galatasaray'a uzun yıllar hizmet edecek takım kurma peşindeyiz. Aksi takdirde emekli olacak insanlar seyirciye heyecan vermiyor. Yeni yıldızlar görmek istiyor seyirci. Kamptaki gençlerin memnuniyetini ve heyecanını görmenizi isterdim."

"Ataman'ın sözleşmesi bitmişti"
Galatasaray Kulübü Başkanı Dursun Özbek, erkek basketbol takımının eski başantrenörü Ergin Ataman ile yollarının ayrılmasına ilişkin, "Biz, Sayın Ataman'ı 3. yıl sonunda kontratı bitmeden gönderseydik, 'Niye gönderdiniz?' şeklinde bir sonuç çıkabilirdi ama kontratı bitti." dedi. Galatasaray Odeabank'ın eski başantrenörü Ergin Ataman'ın basında yer alan açıklamalarıyla ilgili konuşan Özbek, "Spor bildiğiniz gibi çok dinamik bir olay, yani gelişmeler, alınan neticeler, sporun yönetim tarzını etkiliyor. Ergin Ataman, çok iyi bir Galatasaraylı, bunun hiç tartışması yok. Galatasaray'da uzun süre güzel hizmet verdi, şampiyonluklar getirdi. Kontratı da geçtiğimiz sezon itibarıyla bitti. Biz, Sayın Ataman'ı 3. yıl sonunda kontratı bitmeden gönderseydik, 'Niye gönderdiniz?' şeklinde bir sonuç çıkardı ama kontratı bitti." diye konuştu.

Antrenörlerin, sporcuların kendi planlamaları olduğu gibi kulüplerin de kendi planlamalarının olabileceğinin altını çizen Özbek, "Bu planlamalardaki amaç nedir; daha iyi sonuçlar almak, kulübü daha ileriye götürmek. Bu, yolların ayrılması değil, kontrat zaten bitmiş. Galatasaray şimdi gelecek yılın planlamasını yapacak. Bütçesini, performansını dikkate alacak. Daha çok başarı için, çünkü bu sene ULEB Avrupa Kupası'nda oynayacağız. Bu planlamayı yapmak zorundayız. Bunları yaparken herkesin şuna saygı duyması lazım; bizim, kulübün daha iyi performans göstermesi dışında başka bir hedefimiz olamaz. Kişisel, şahsi egolarımız olamaz. Ben çok yönlü düşünmek zorundayım, hem mali yapıyı hem performansı düşünmek zorundayım. O yüzden kimse cımbızla çekip böyle şeyler düşünmesin. Burada aslolan, kişiler değildir, aslolan Galatasaray'ın başarısıdır, önümüzdeki yüz yıllık, beş yüz yıllık dönemlere taşınmasıdır. Olaylara bu çerçeveden bakarsanız daha net olur." ifadelerini kullandı. Özbek, "Burada tenkit ettiğim tek bir husus var; Sayın Ataman'ın Galatasaray'a vermiş olduğu hizmetler tartışılmaz ama basın üzerinden de bu konuları tartışmanın son derece yanlış olduğunu, Galatasaray'a ve Galatasaraylılara zarar verdiğini düşünüyorum." değerlendirmesinde bulundu.  

Sinan Güler'in Fenerbahçe Doğuş'a transfer olması
Dursun Özbek, Galatasaray Odeabank'la sözleşmesi sona eren milli basketbolcu Sinan Güler'in Fenerbahçe Doğuş'a transfer olmasını da değerlendirdi. Özbek, şunları söyledi: "Sinan Güler bizim kaptanımız. Çok da başarılı, Türk basketbolunun iftihar ettiği bir isim, centilmen bir sporcu, hiç bunlarda tartışacak bir şey yok. Hep aynı tartışmayı yaşıyoruz. Sinan Güler açıklamasını yaptı, 'Ben Galatasaray'da oynadım, kaptanlık da yaptım ama benim kariyer planlamamda THY Avrupa Ligi'nde oynamak var.' dedi. Niye THY Avrupa Ligi, çünkü Avrupa basketbolunda bir basamak yukarıda bir lig. Dolayısıyla bunun önünü kesip, 'Sen ne biçim Galatasaraylısın, gidemezsin.' mi demek lazım? Oradaki hissiyat farklı. Basketbol kariyerine THY Avrupa Ligi'nde devam etmek isteyen bir sporcunun karşısında yönetim olarak söyleyeceğimiz herhangi bir şey yok ama tercih ettiği ekip, rakip takım."

"Bu sene çok daha kalabalık bir kitleye oynayacağız" 
Yeni transferlerin, kombine bilet ve ürün satışlarına olumlu etki edip etmediği sorusuna Özbek, şu cevabı verdi: "Kombine bilet ve ürün satışları son derece başarılı gidiyor. Kombine biletlerde, daha sezonun başlamasına belli bir süre olmasına rağmen yaklaşık yüzde 55'ini şu anda satmış vaziyetteyiz. Öyle günler var ki rekor günler, günde 5 bin, 7 bin kombine biletin satıldığı günler var. Dolayısıyla buradan taraftarlarımıza bir teşekkür göndermek istiyorum. Galatasaray'ın, kendilerine en çok ihtiyaç duyduğu dönemde, kombine biletlere böyle ilgi göstermeleri, benim açımdan takdir edilecek bir davranış. Dolayısıyla bu sene çok daha kalabalık bir kitleye oynayacağız. Bunun omuzlarımıza yüklediği görev de daha çok mücadele eden, performansı daha yüksek bir takım kurmak. Çünkü taraftarlarım bana 'Tamam biz oraya geleceğiz ama sen de sahada iyi mücadele eden bir takım oluştur.' mesajı verdi."

"Biz son iki seneyi nasıl izah edeceğiz..." 
Galatasaray'ın son iki sezonda başarıdan uzak kalmasına ilişkin düşünceleri sorulan Dursun Özbek, "Biz son iki seneyi nasıl izah edeceğiz... 2015-2016 sezonu itibarıyla UEFA'dan men edildik. Böyle bir travmayı düşünün." diyerek sözlerini şöyle sürdürdü: "UEFA'dan men edilmemizin sebebine gelip, bu niye böyle oldu diye tartışmak istemiyorum ama son 2 seneye bakacaksak eğer, son 2 yılda bizim yaşadığımız bu travma, başka kulübün başına gelseydi, nasıl olurdu onu düşünmek lazım. Bu travmanın içinde yine de takımı dik tutup, mümkün olduğu kadar başarılı olması için de büyük çaba sarf ettik. Bizim son 2 yıldaki başarısızlığımızın, başarı eksikliğinin sebeplerinin başında UEFA'nın bize verdiği men cezası yatıyor. Bu, 2 senelik dönemi kapsadı, neden kapsadı çünkü bunun tartışmaları 2015-2016'dan itibaren başladı. Bu ortam, Galatasaray'ın şeffaflığı çerçevesinde zaten tüm kamuoyuna yansıdı."

UEFA Finansal Fair Play'le ilgili şu anda herhangi bir sıkıntıları bulunmadığını kaydeden sarı-kırmızılı kulübün başkanı, şunları kaydetti: "Davet ettiler, oynuyoruz, önümüzdeki hafta maçımız var. Buradan bazı sevgili Galatasaraylılardan özür bekliyorum. 'UEFA ile ilgili sıkıntımız yok.' dediğimiz dönemde, 'Galatasaray ceza alır.' dediler. Tek tek konuştum onlarla, 'Böyle konuşmayın.' dedim. Bu konuşmalar taraftarı da olumsuz etkiliyor. Biz önümüzdeki dönem UEFA kupalarında varız, şampiyon olursak Şampiyonlar Ligi'nde varız. Dilim döndüğü kadar anlattım. UEFA, konuşmaların hepsini izliyor, onlara yansıyor. Biz, UEFA ile önümüzdeki dönem kupalarda olacağımızı konuşmamıza rağmen UEFA diyor ki; 'Acaba bizim gözden kaçırdığımız bir şey mi var?'. Galatasaray'ın genel kurul üyeleri, 'Galatasaray UEFA'ya gidemez, gitmemesi lazım.' diyor. Boşu boşuna endişe doğuruyorsunuz. Şimdi ne oldu? O konuşmaları yapanlar en azından bir özür dileme nezaketini göstermeyecek mi?" Bazı yorumlarda çok dikkatli konuşmak gerektiğinin altını çizen Özbek, "Biz belgesiyle bunu ortaya koymamıza rağmen bu yayınlara devam ettiler ama bugün ortada yoklar. Bugün en azından 'Demek ki yanlış konuşmuşuz.' deme nezaketini de göstermeleri lazım." değerlendirmesinde bulundu.

"Siz bir sürü yeni stat yaptınız, hangisinin üzerini kapattınız?"
Dursun Özbek, Türk Telekom Stadı'nın üst kullanım hakkını almaları ile ilgili olarak, "Stat işletmeye hazırlandığı dönemde, ihalede stadın üstünün açılır kapanır olması şartı vardı ama bundan önceki yönetim, Spor Genel Müdürlüğüne diyor ki, 'Stadın üzerini siz kapatmayın, biz kapatırız. Siz buraya ayırdığınız bütçeyi, stadı açmak için elzem ihtiyaçlarımızda kullanmamıza izin verin.' Galatasaray'ın o günkü maddi durumu iyi olmadığı için böyle bir teklif götürüldüğünü düşünüyorum. Stadın üzerinin kapanması için o günkü şartlarda ayrılan bütçe, 27 milyon lira. Spor Genel Müdürlüğüne, 'Bu parayla eksikleri tamamla, biz de size taahhüt veriyoruz, 2 sene içinde bu stadın üzerini kapatacağız.' deniyor. Bu sorumluluk bugüne kadar geliyor." diye konuştu. Stadın üstünün kapanmasının çok uygun olmadığını vurgulayan Özbek, şöyle devam etti: "Özellikle de zeminin bakımı nedeniyle. Siz bir sürü yeni stat yaptınız, hangisinin üzerini kapattınız? Dünyadaki statlara bakalım, evet bazılarının üzeri kapanıyor ama oralarda zeminin hareketliliği de sağlanmış. Burada onlar yapılmamış. 'Biz kapatmaya çalışmayalım.' dedik. Onlar da 'Bu kadar para harcıyoruz, size bunu borç olarak verdik, bu para ne olacak?' dedi. Stadın üst kullanım hakkının Galatasaray'a devir konusu, verilen taahhüdün yerine getirilmemesi nedeniyle askıya alınmıştı. Gelir gelmez bu durumun düzeltilmesi için Spor Genel Müdürlüğüne, kulübün faaliyetlerinin bir arada olması için stadın hemen yanında bir salon projem olduğunu söyledim. 'Bu salonu size ait bir arsanın üzerine yapıyorum, mülkiyeti de size ait olacak ama üst kullanım hakkı bizde olacak. Sponsorla fon oluşturacağım, siz de buradaki alacağınızı güncelleyin. Mahkemeleri devreden çıkarın, bu salonun yapılmasına katkı verin.' dedim. Bu görüşüldü, uygun olduğu düşünüldü, biz de salonu yapmaya başladık." 

Salonun yapımıyla yönetim açısından daha rahat bir hale geleceklerini kaydeden Özbek, "Galatasaray'a ek kaynaklar oluşturacak alanların açılması da mümkün. En önemli faktörlerin başında bu geliyor, amaç sadece orada basketbol oynamak değil. Proje bitti. Bölgeye salonla birlikte, salonun altında, yanında, üzerinde yapılacak mekanlarla stat dahil 'Aslanlı Yol'dan itibaren başlayan müthiş bir rekreasyon alanı gelecek. Ben bu kadar güzel bir bölgenin sadece 15 günde bir maç oynamak suretiyle canlı kalmasını istemiyorum. Burası her gün yaşasın. Toplantı salonları yapıyoruz. Maç günleri dışında da burası aktif olsun. Burası 365 gün yaşayan bir mekan haline gelsin." ifadelerini kullandı. Müze projesinin de sonuna geldiklerini belirten Özbek, "Müze ve stat turu yapılacak bir sistem içindeyiz. Ağustos ayının sonuna doğru açılışını yapacağız." diye konuştu.

"Tesis bittiği gün törenle Florya'dan Kemerburgaz'a geçeceğiz"
Kemerburgaz'a yapılacak yeni tesise de değinen Özbek, tesisin, Florya Emlak Geliştirme Projesi'nin bir parçası olduğunu dile getirdi. Florya'da iki tane nizami futbol sahalarının bulunduğunu anlatan Dursun Özbek, şunları söyledi: "Birinde A takım antrenman yapıyor, diğerinde yaş grupları maçları oynanıyor. Başka sahalarımız da var fakat nizami değil. Eklenerek yavaş yavaş geliştirildiği için 80 dönüme yakın bir yüzölçüm, geometrik açıdan çok uygun kullanılamamış. A takım hep aynı sahada çalışıyor bu da zeminin bakımındaki zorluğu gündeme getiriyor. Mücadele ettiğimiz takımlara bakarsanız, hepsinin yurt içinde 4-5 tane, yurt dışında 10-12 tane sahası var. Her gün değişik yerlerde oynamak suretiyle zeminin canlılığını, düzgünlüğünü korumak mümkün oluyor. Bizde bu yoktu. İkinci faktör, altyapı. Altyapının değişen koşullara göre gelişmesinin zorunluluğu var. Şimdi sizin nizami olmayan sahalarda çocuklara antrenman yaptırmanız uygun bir şey midir?" Kemerburgaz'daki tesisin, 6 çim sahasının olacağını, altyapı ve A takım için çok daha kaliteli hizmet verecek bir mekan haline geleceğinin altını çizen Özbek, "Tesis bittiği gün törenle Florya'dan Kemerburgaz'a geçeceğiz. Tarih alındı ama söylemek istemiyorum. Çünkü bir hafta gecikse, yalancı durumuna düşüyoruz." şeklinde görüş belirtti.  

"Hayatımın en mutlu günü değilmiş"
Galatasaray Kulübü Başkanı Dursun Özbek, başkan seçildiği gün kendine, "Herhalde hayatımdaki en mutlu gün bugündür." dediğini ancak öyle olmadığını sonradan anladığını söyledi. Galatasaray'a başkan seçildiği gün "mutluluğun zirvesini yaşadığını" ailesiyle çok mutlu olduklarını ifade eden Özbek, "Çok keyifli bir gündü. Çok değerli bir camianın başkanı seçildim. Herhalde hayatımdaki en mutlu gün dedim ama öyle değilmiş. Galatasaray'a o günden beri 365 gün 7/24 hizmet veriyorum. Bütün mesaimi Galatasaray'a harcıyorum. Yönetime geçtikten sonra faaliyetler başladı. Galatasaray'ın 5 kuruşluk bir işini hallettiğim zaman seçildiğim gün yaşadığım mutluluğun üzerine çıkıyor, zirve yapıyor. Galatasaray böyle bir aşk." diye konuştu.

Başkanlığı döneminde hiçbir şeye hayıflanmadığını ve üzülmediğini dile getiren Özbek, şunları kaydetti: "Başkan yardımcılığı döneminde Galatasaray'da bir başkanın başına neler gelebilecek konusunu kısmen de olsa algılamıştım. Dolayısıyla üzülmedim. Sert, bazen hakarete varan eleştiriler oluyor. Bunların hiçbirinden üzüntü duymuyorum. Zaman zaman bizi güçlendirdiğini de düşünüyorum. Eleştirinin içine hakareti sokmayın. Galatasaraylı olarak eleştiriyorsunuz, ben sizin başkanınızım. Beni siz seçtiniz, ben kendi kendime gelmedim. Eksik yaptıklarım olabilir, söylüyorum. Bundan yüksünmüyorum. Galatasaray'ın demokratik yapısında şeffaflığında eleştiri, eksiklerin görülmesi ve söylenmesi normal. Bunları bilerek geldim ama hakareti soktuğun zaman ne oluyor, daha mı önemseniyorsun." Taraftarın yanı sıra genel kurul üyeleri içinde de böyle davrananlar olduğuna dikkati çeken Başkan Özbek, şöyle devam etti: "Hakaret eden kişileri Dursun Özbek olarak değil, Galatasaray başkanlık makamını korumak için disipline verdim. Galatasaray Kulübü Başkanı'na sen o sözleri söyleyemezsin, hakaret edemezsin. Algı yaratma konusunda o kadar profesyoneller ki... 'Biz başkanı eleştirdik bizi disipline verdi.' diyorlar. Hayır, makama hakaret ettiğiniz için disipline gönderdim. Kimse öküzün altında buzağı aramasın. Galatasaray başkanları eleştirildiği için kimseyi disipline göndermez. Galatasaray başkanları tarih boyunca eleştirilerden kuvvet almıştır. Yalan yanlış algı yaratmaya yönelik konuşmalar Galatasaray'a zarar veriyor."

Amatör branşlara bakış açısı
Dursun Özbek, Galatasaray'ın çok sayıda branşı Türkiye'ye getiren kulüp olduğunu belirterek, sarı-kırmızılı takımın amatörlere verdiği öneme dikkati çekti. Galatasaray Spor Kulübünün eğitim camiasından doğduğunu ve bu nedenle de diğer kulüplerden farklı misyonlar üstlendiğini anlatan Özbek, "1868'den sonraki periyotta, Mektebi Sultani olarak faaliyet göstermeye başladıktan sonra Galatasaray sportif manada ilkleri getirmiş. Tenisi, eskrimi, bir sürü branşı Türkiye'ye getiren kulüp. Tarihin kendisine yüklediği bir misyonu var. Branşları şartlarına göre ayarlamak ve gündemde tutmak zorunda." diye konuştu. Yüzme, kürek, sutopu gibi branşlarda Türk gençlerine eğitim vermek, altyapılarını güçlendirmek ve sonunda milli seviyede ülkeye hizmet etmeleri için sporcu yetiştirdiklerine vurgu yapan Dursun Özbek, şunları söyledi: "Son olimpiyat kafilesinin yüzde 15-16'sı Galatasaray'ın sporcusuydu. Sayın Gençlik ve Spor Bakanımız Akif Çağatay Kılıç ile yaptığımız toplantıda bunu gündeme getirdik. Milli takım oluşturmak, olimpiyatlara gitmek için sizin elinizdeki en kuvvetli kaynak Galatasaray'dır dedik. Bir iki kulübün dışına çıkmıyor. 16 sporcu benden, 15 ondan, 14 ondan gidiyor. Diğerleri, köy hizmetlerinden 1 kişi, sular idaresinden 1 kişi... Kulüplerin misyonunun devam etmesi gerektiğini aktardık. Bizi haklı buldu. Biliyorum amatör branşların desteklenmesi konusunda çalışmalar var. Sadece devlet desteği gibi çıplak bir çalışma değil. Bunun peşi sıra yönetim kurullarına da bazı yükümlülükler getiriyor. Geniş bir düzenleme olarak çıkacak diye düşünüyorum. Devlet desteğinin olacağını söylediler. Menfur 15 Temmuz darbe girişimi olmasaydı belki de çıkmış olacaktı. Yılbaşına varmadan bu spor yasasıyla beraber amatör sporlar gündeme gelecek diye bir bilgi akışı var."

Video hakem uygulaması
Dursun Özbek, video hakem uygulamasının bazı soru işaretlerini ortadan kaldırabileceğini dile getirdi. Uygulamaya, Almanya ile Şili arasında Rusya'da oynanan FIFA Konfederasyonlar Kupası finalinde canlı tanıklık ettiğini aktaran Özbek, "Son derece başarılıydı ama yine hakemin inisiyatifine kalıyor. Şilili oyuncunun attığı dirsek var kırmızı kartı gerektiren ama hakem gitti baktı, sarı kart verdi. Uygulamalardan göreceğiz ama şu da bir gerçek ki bazı soru işaretlerini ortadan kaldıracaktır. Başlayalım görelim." şeklinde konuştu.

"Biz de bağırmaya başlayacağız"
"Galatasaray'ın geçen sezon hakemlerden çektiği ortada." diyen Başkan Özbek, şu değerlendirmeyi yaptı: "Herkesin kabul ettiği, en az 7-8 maçımızda bariz hakem hatalarıyla kaybettiğimiz puanlar var. Tekrar deşmemek adına şunu söylüyorum; hakem hataları sistemleri zedeliyor. Bu nedenle kurullar değişsin konusu gündeme geliyor. Değişimin ne sonuç olacağını kestirmek mümkün değil. Bir yarış var, biz de bu yarışa katılmak durumundayız. Konuşarak gündem yaratmak suretiyle her takım kurullarda kendilerine yakın isimlerin olmasını gündeme getiriyor. Çok bağıran belki kurullarda çok yer alıyor. Biz de gerektiği kadar bağıracağız, sesimizi yükselteceğiz. Çünkü artık futbol çok pahalı bir spor oldu. Galatasaray Futbol Takımı'nın bir sezonluk maliyeti 100 milyon avro. Yanlış düdük, bütün emeğini, çalışmalarını baltalama noktasına getiriyor. Herkes bundan muzdarip. Biz de bağırmaya başlayacağız. 'Kurullar değişsin.' diyeceğiz." Spor yasasının yapıldığını ancak hain 15 Temmuz darbe girişimi nedeniyle süreçte aksama yaşandığına vurgu yapan Dursun Özbek, şöyle devam etti: "Yasa o dönemde masadaydı, hazırdı, çıkacaktı. 15 Temmuz çok şeyi akamete uğrattı. Sonraki süreçte tekrar ele alındı. Amatör spor yasası olarak görmemek lazım. Kulüplerin yönetimi, alacakları sorumluluklarla ilgili düzenlemeler de var diye düşünüyorum. Mesela ben mali kriterler diye bir çalışma yaptırdım. Başkanlara, yöneticilere sorumluluklar yükleyen bir çalışma bu. Bu çalışmayla Dernekler Kanunu ya da Medeni Kanun çakışıyor. Bu madde olmalı diyoruz ama Medeni Kanun ya da Dernekler Yasası'na gittiğin zaman 'Bu maddeyi tüzüğüne koyamazsın.' diyor, çelişiyor. Yasanın ardından ümit ediyorum yönetimler daha dikkatli olur."

"Adaylığım genel kurulun takdiri"
Galatasaray Kulübü Başkanı Dursun Özbek, seçildiği gün yapılan genel kurulda söylediklerini gerçekleştirmek için çalıştığını belirterek, "Başkanlığa devam edip etmeme durumu benim gösterdiğim başarıyla, genel kurulun takdiri olacaktır." ifadesini kullandı. Göreve geldikten sonraki 2 yıllık dönemde daha çok mali yapının düzenlenmesi ve buna bağlı olarak sportif başarının yukarıya çekilmesi için çalıştıklarını vurgulayan Özbek, "İkisini birbirinden ayıramazsınız, bir arada yürümeli. Çalışmalarımız da bu minvalde. Başladık, gayet de iyi gidiyor. Yıl sonuna kadarki periyotta bir aksilik olmazsa banka borçlarının büyük bir kısmını halletmiş olacağız. Faiz yükünü aşağı çekmemiz gerekiyordu. Genel kurulda anlattım ve orada da yüzde 75 oy almak suretiyle seçildim." diye konuştu. Genel kurulda ne söz verdiyse ve taahhüt ettiyse bunları seçim dönemine kadar başarılı bir şekilde getirme sevdasında olduğunu dile getiren Özbek, "Başarabilirsem kendime güvenim artar, hizmetlerimden dolayı sevincim artar. Başkanlığa devam edip etmeme durumu benim gösterdiğim başarıyla, genel kurulun takdiri olacaktır. 'Adayım.' demeyi gereksiz buluyorum. Şu anda görevdeyim, hizmete devam ediyorum. Başkanlık yarışını değil, nasıl Galatasaray'ı daha başarılı hale getiririm, onu düşünüyorum." şeklinde görüş belirtti.

Havaalanındaki futbolcu karşılamaları
Galatasaray'ın "yenilenme yılı" olması nedeniyle daha çok taraftar desteğine ihtiyaçları olduğunu söyleyen Başkan Özbek, "Havaalanında sergilenen sporcu karşılamaları muhteşemdi. Taraftarın bu sezonki niyetini gösteriyor. Oradaki görüntüler rakipleri de biraz ürkütüyor." değerlendirmesinde bulundu. "Taraftarın yönetimden vazgeçtiği imajının silinmesi lazım." diyen Özbek, "Böyle bir algı yaratılmaya çalışıldı ama görüntüler bunun aksineydi. O görüntüler devam edecek. Yeni sezonda güçlü bir futbol takım ve amatör sporlardaki takımları oluşturmak suretiyle 5 yıllık planlamasını yapıyoruz. Taraftarımız önümüzdeki zamanlarda altyapıdan gelen sporcuları seyredecekler." şeklinde görüşlerini aktardı. Dursun Özbek ayrıca, Anadolu Ajansının önemine vurgu yaparak, "Anadolu Ajansı, Türkiye'nin çok önemli haber kaynağı. Dolayısıyla sizin vasıtanızla taraftarlara, Türkiye'ye mesaj vermek Galatasaray için çok önemli." ifadelerini kullandı. 
Son Güncelleme: 07.07.2017 15:36
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100